Sanal Pilot

Uçmayı Öğrenmenin En Keyifli ve En Kolay Yolu

  •  Her zaman bir pilot olmak mı istemiştiniz?
  •  Uçaklar ve uçmak en büyük tutkunuz mu?
  •  İleride pilot olmak istiyor, nasıl hazırlanacağınızı mı merak ediyorsunuz?
  •  Zaten uçuş simülatörleri ile ilgileniyor ama kendinizi geliştirmek mi istiyorsunuz?
  •  Gerçek bir pilotsunuz ve sanal havacılık sayesinde gerçekte imkân bulamadığınız uçuş senaryolarını ve ileri uçuş lisansı konularını uygulamak mı istiyorsunuz?

O zaman müjde! Artık siz de gerekli eğitimi alıp bir “Sanal Pilot” olabilirsiniz!

Sanal Havacılık, dünyanın her yerinde milyonlarca insanın gerçek uçuş zevkini sanal ortamda birebir yaşamalarını sağlayan bir hobidir.

Gerçek pilotaj eğitimi uzun zaman alan zorlu bir eğitimdir. Bilgisayar tabanlı simülasyon yazılımları ile siz de pilot koltuğuna oturup, bu zorlu mesleği öğrenmeye adım atabilirsiniz.

İster gerçek pilot olma hayali ile bu zorlu mesleğe uygun musunuz öğrenmek isteyin, ister sadece sanal göklerde süzülmeyi tercih edin; gerçek havacılık okulu kaynaklı müfredat ile düzenlenmiş gerekli bilgileri, özgün görsellerle desteklenmiş olarak bu kitapta bulabilirsiniz.

“Eğer uçmaktan ya da uçmayı öğrenmekten zevk alıyorsanız,

Cevdet Acarsoy’un yazdığı bu kitap çok işinize yarayacak demektir. ‘Sanal Pilot’, gerçek ve sanal havacılık dünyasına katılmak isteyenler için heyecan verici ve eğitici bir kitap.”

– Rod Machado (Uçak Sahipleri ve Pilotlar Derneği Amerika Ulusal Sözcüsü)

Türkiye’de Liberal – Muhafazakar Siyaset ve Turgut Özal

Başkanlık Müsteşarı olduğu dönemde alınan ve hazırlanmasında büyük pay sahibi olduğu 24 Ocak (1980) kararlarıyla başlayan ve başta kendi kurdukları olmak üzere sonraki hükümetlerce de devam ettirilen ekonomide liberalizyon ve dışa açılma politikası, sosyo-kültürel yapıda meydana getirdiği değişikliklerle orta ve uzun vadede büyük bir dönüşümün önünü açmıştır.

Özal’ın ’çağı yakalamak’ ve ’transformasyon’ sözcükleriyle ifade ettiği bu dönüşüm, sadece devleti ve devlet kurumlarını değil, sıradan insanı ve toplumu da kuşatan ‘sivil’ karakteriyle modernleşme tarihimizin diğer örneklerinden ayırmaktadır.

Vefatının yirmi beşinci yılında yeni baskısı yapılan bu kitapta, ekonomide liberal, siyasette muhafazakâr bir kişilik olarak tanımlanabilecek Özal’ın Türkiye’nin modernleşme tarihindeki nevi şahsına münhasır yeri, siyaset anlayışı ve temel politikaları, dönemin iç ve dış dinamikleri ışığında okuyucuya sunulmaktadır.

Yoga Yoganın Güzelliği

Daha önce yoga yapmayı hiç denememişseniz bile bu kitaptan yararlanabilirsiniz. Hareketleri kusursuz yapmanız, olduğunuzdan farklı biri gibi davranmanız gerekmemektedir. Daha iyi, sağlıklı, güçlü ve tatminkar bir yaşam sürmek istemeniz yeter de artar! Elinizdeki bu izlemesi çok kolay rehberde iki yüzden fazla fotoğraf, soluk alıp verme alıştırmaları, yoga duruşları ve meditasyonlar var. Tüm bunlar sayesinde: – Bedeninizin esnekliği, gücü ve uyumu artacak. – Fiziksel sağlığınızın nasıl da duygu ve heyecanlarınızla ilintili olduğunuzu keşfedeceksiniz. – Sağlığınızı ve mutluluğunuzu tıkayan negatif duyguları tanımlamayı ve onlardan kurtulmayı öğreneceksiniz. – İç huzuruna kavuşacaksınız, gevşeyeceksiniz. – Çakralarınızı temizleyerek ve dengeleyerek enerji alanlarınıza yeni bir güç ve canlılık kazandıracaksınız. Yoga’nın Güzelliği ile bedeniniz, zihninizi ve ruhunuzu farklılaştıracak, hem fiziksel hem de duygusal anlamda daha sağlıklı olacaksınız.

Yahudilik ve Hıristiyanlık Açısından Diğer Dinler

Dinlerarası diyalog; farklı dinlere ve kültürlere mensup insanların bir araya gelip, birbirlerine kendi görüşlerini empoze etmeden, birbirlerini kandırmadan çeşitli konularda bilgi alış verişinde bulunmaları, yaşanan sorunlara birlikte çözüm aramaya çalışmalarıdır. Böyle bir diyalog, insanî ve ahlakîdir; insana yaraşır bir davranış biçimidir. Sistemli bir faaliyet olarak dinler arası diyalogun kaynağı Hıristiyan Katoliklerdir. Katolikler, 1962-1965 yılları arasında üç yıl devam eden II. Vatikan Konsili’nde Hıristiyanlık dışındaki dinlerin mensuplarıyla diyaloga girilmesini kararlaştırmışlardır. Bu konsilde, başta Yahudiler ve Müslümanlar olmak üzere Hindulardan, Budistlerden ve diğer dinlerin mensuplarından saygıyla bahsetmişler ve onların inançlarını Hıristiyanlık açısından övmüşlerdir. Günümüzde Katolik Hıristiyanlar bu birimler ve uzmanlar vasıtasıyla dünyanın her yerinde diyalog girişiminde bulunmaktadırlar. Fakat, Hıristiyanların geçmişteki davranışlarını unutmayan diğer dinlerin mensupları Katoliklerin bu girişimlerini şüpheyle karşılamaktadırlar.

Şüpheden ve endişeden uzak sağlıklı bir dinler arası diyalogun gerçekleşmesi, tarafların birbirlerini iyi tanımalarına bağlıdır. Tarafların kendilerini nasıl tanımladıklarının ve muhataplarını hangi kategoride değerlendirdiklerinin bilinmesi diyalog girişimlerinde çok önemlidir. Bu noktadan hareketle, Türkiye’deki diyalog faaliyetlerine de bir ışık tutmak amacıyla, bu çalışmada Yahudilerin ve Hıristiyanların konuyla ilgili yaklaşımlarını ortaya koymaya
çalıştık.

Buda’nın Öğretisi

Günümüzde milyonlarca insan tarafından dinsel bir tapıınç haline getirilen Budacılık, özünde M.Ö. 500 yıllarında Buda Sakyamuni tarafından ortaya konulmuş bir yaşam felsefesi, bir yaşam yoludur.

Bir tek amacı vardır öğretinin o da Buda’nın aydınlandıktan sonra öğretisini yaymaya başladığında tekrar tekrar söylediği şu sözlere, şu anlayışa dayanır: ”Ben sadece acıyı ve onu nasıl yok edeceğinizi öğretiyorum.”

Vietnamlı Budacı Keşiş Thich Nhat Hanh Buda’nın Öğretisi adlı bu kitapta başta Budacı öğretinin özü olmak üzere, Dört Yüce Gerçek, Sekiz Aşamalı Yüce Yol, Özgürleşmenin Üç Kapısı, Üç Dharma Mührü, Altı Paramita gibi Budacı öğretinin temel sacayaklarını şiirsel bir dille ve açık bir anlatımla en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Acının doğasındaki bilgeliği ve acının şefkat, sevgi ve neşenin yaratılmasındaki önemli rölünü gösteriyor.

Budacı öğretiyi bütünüyle kuşatan ve öğretinin yüreğinden seslenen bu son derece etkileyici kitabı okuyucularımızın değerlendirmesine sunuyoruz.

Thich Nhat Hanh bize kendi içimizde yaratacığımız içsel huzurla dünyada yaratacağımız barış, hoşgörü, huzur arasındaki paralelliğin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Dalai Lama

Üzeyir

Macerayı Seven Adam, Kaptan Onedin, Duka Film, Kunteper Canavarı ve Tribal Enfeksiyon’un yaratıcısı Cengiz Üstün’ün 1998- 2004 yılları arasında L-Manyak ve Lombak dergilerinde yer alan efsane karakteri Üzeyir’in tüm maceraları.

Umut Sarıkaya, Bülent Üstün, Kenan Yarar, Emrah Ablak, Cihan Ceylan, M. K. Perker, Memo Tembelçizer ve Cihan Kılıç’ın Üzeyir yorumlarıyla…

Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi Sayı: 103 (Mart 2017)

Sultan İkinci Abdülhamid Han devri projelerinden ilkini ilk sayımızda yayınlamıştık. İstanbul Boğazı’na bir köprü projesiydi bu. Şimdi 103. sayımızda onun devrine ait yeni bir “boğaz köprüsü” projesini kapağımıza taşıdık. Fakat bu seferki, Çanakkale Boğaz Köprüsü. Esasında bu proje çok geniş çaplı, demiryollarıyla entegre bir ulaşım ağının boğaz geçiş kısmını oluşturuyor. Bundan 138 yıl önce düşünülen bu projenin tarihi 1879.

Projeye göre, Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine kurulacak 1500 m uzunluğundaki metal köprüyle sadece Gelibolu Yarımadası Anadolu’ya bağlanmayacak, İstanbul ve İzmir gibi iki önemli ticaret şehri de demiryolu üzerinden irtibatlandırılacaktı. Üstelik bu hat sayesinde bu iki büyük liman şehri arasındaki ulaşım 18 saat kısalıyordu. Projenin diğer bir önemli ayağı da Saros Körfezi’ne yeni bir liman inşasıydı. Bu liman, Avrupalı emsalleriyle rekabet edecek büyüklükte ve donanımda olacaktı. Sultan İkinci Abdülhamid’e takdim edilen bu devasa projenin niçin hayata geçirilemediğini ve detaylarını, Osmanlı Arşivi’nden Kasım Hızlı sizler için yazdı.

Dünyada emsali olmayan Antep kastellerini, Ahmet Halit Kahraman; Almanya ve Fransa’nın tarihî seyrini değiştiren vagonu, Veysel Sekmen; asırlar öncesinden gelen perde oyunu Karagöz’ün tarihini, Ahmed Pak yazdı. Prof. Dr. Mehmet İpşirli’nin Balkanlara dair verdiği bir konferanstan Süleyman Doğan bir derleme yaptı. İstanbul’un ilk teleferik hattını, konunun uzmanı İbrahim Akın Kurtoğlu kaleme aldı. İlk kıblemiz Kudüs’ün fethini Soner Demirsoy anlattı. Birkaç sayıdır ara verdiğimiz Tecrübe Konuşuyor bölümü için Prof. Dr. Ziya Yılmazer’le bir röportaj yaptık.

Bilvesile, Regaib Kandili’nizi tebrik ederiz.

Keyifli okumalar dileklerimizle, gelecek sayıda buluşmak üzere…