Sahilsiz Bir Umman

“Hayret içinde sahilsiz bir umman ve ummansız bir sahil gördüm.”

– İbn Arabi

Burada “sahilsiz umman” ve “ummansız sahil” imgelerinin bizzat Kur’ân’a işaret ediyor olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira Şeyh-i Ekber, eserinin başka yerlerinde Kur’ân’ın “sahilsiz bir umman” olduğunu söylemektedir. İlâhî hitabın lafzı, onda daimî bir vahyedilişken göremeyenler nazarında ise sadece “ummansız bir sahil”dir. Ancak kuvvetli bir nefese sahip olup ona dalanlar için sınırsız ve tüketilemezdir.

İlahi hitabın aynı anda her iki özelliği de taşıdığı iyi anlaşılmalıdır. “Sahil” (zahiri mana ve bu zahiri mananın iman ve ameller için çizdiği sınırlar) asla kaybolmaz, şeriat bu dünyada daima geçerli kalır ve insanın kemale ulaşması da ancak onun içinde ve onunla mümkündür. Michel Chodkiewicz bu eserinde, İbn Arabi’nin eserlerini ele alarak onun düşüncelerini örneklerle açıklıyor. Sahilsiz Bir Umman, İbn Arabi okumalarında yol gösterecek bir kitap…

Kurşun Köpüklü Kahve

Gazeteci Yazar Şakir Sarıçay’ın ikinci kitabı olan Kurşun Köpüklü Kahve’de 13 hikaye yer almaktadır. Anadolu’da yaşanmış gerçek olaylardan esinlenerek yazılmış kitap okuyucuları şehrin gürültülü ve sıkıcı ortamından kırlara, bayırlara ve ekolojik ortama götürüyor. Sade bir dil ile yazılmış kitabı bir solukta okuyacaksınız. Kitaba ismini veren ‘Kurşun Köpüklü Kahve’ hikayesi, Anadolu’da yaşanan tutkulu bir aşk hikayesi ve okurken duygusallaşıp bazen gözyaşlarınızı tutamayacağınız bir hikayedir.

Çocuk Eğitiminde 33 Hata

Meyvenin tadını, o meyvenin yetiştiği daldan, dalın bağlı olduğu ağaçtan, ağacın tohumundan, tohumun ekildiği topraktan ve toprağın bulunduğu ortamın havasından ayrı düşünürseniz, “Bu meyve niçin bu kadar acı?” sorusunun cevabını bulamazsınız. Ve suçu hep meyveye yüklersiniz.

İdare Hukukunda E- Devlet Dönüşümü ve Dijitalleşen Kamu Hizmeti

Geçtiğimiz on yıl içerisinde, bilgi ve iletişim teknolojilerinin dünya çapında, özel sektörün hemen ardından kamu sektöründe de yaygın bir kullanım alanı bulması, bireylerin devletle ilişkilerinde yepyeni ve alışılagelenin dışında tarz ve görünümler ortaya çıkarmıştır. Kamu hukukunun bağımsız ve aktif bir alanı olarak idare hukuku da, bu gelişmeden payını fazlasıyla almıştır. Süreç doğru okunursa ve e-İdare uygulamaları aynı ivme, yaygınlık ve başarı ile devam edecek olursa, e-Devletin güçlü diğer bir alternatifi çıkmadığı sürece, bu yeni teknolojilerin İdare tarafından kamu hizmetlerinin sunumunda kullanılması, sadece yeni idari uyuşmazlık türleri doğurmakla kalmayacak; İdarenin kendisini de, onun hukukunu oluşturan idare hukukunu da önemli ölçüde değiştirecektir. e-Kurumlar ile ortaya çıkan ve faaliyetlerini e-İşlemlerle yapan, haberleşmesini e-Posta üzerinden sürdüren, ihtiyaçlarını e-İhale ile karşılayan ve taraf olduğu yargılamalar bile e-Adalet üzerinden çözümlenmeye çalışılan yeni bir İdare modeli ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmada, teorinin yanında, e-Belediye, e-İhale ve Uyap sisteminden üç uygulama alanına da yer verilerek teori ile pratik buluşturulmaya çalışılmıştır. İşte elinizdeki bu kitap, anılan konulardaki dönüşüme dikkat çekmek, bir nebze ışık tutmak ve yeni bir başlangıç için ilk adımları atmayı amaçlamıştır.

Hayatın Tadını Kaçırmama Sanatı

Hayat Aslında Çok Basit Onu Zorlaştıran Biziz.

Hayata yaşamın tadını çıkarmak için geliyoruz; sevmek, öğrenmek ve keşfetmek için… Bunu da yalnızca korkularımızı yenip, hayatın tadını kaçırmama sanatını öğrendiğimizde başarabiliriz. İspanya’da ünlü bir klinik psikolog olan Rafael Santandreu önemli psikoloji kitaplarının izinden giderek hazırladığı bu kitabında psikolojik bir dönüşüm yaşamamız için bizlere pratik, net ve bilimsel açıdan kanıtlanmış yöntemler sunuyor. Kendi yaşadıklarının yanı sıra danışanlarıyla yaptığı terapilerden örnekler veren yazar, düşünce ve davranış şeklimizi nasıl değiştireceğimizi gösteriyor.

Her gün trafiğe takılıyor, haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz durumlarla karşılaşıyor, aldatılıyor, kendimizi küçük görüyor, saçma şeyleri takıntı haline getiriyor olabiliriz fakat hepsinin çözümü zihnimizde yatıyor, yalnızca bunun farkına varmamız için bazen birinin bize ışık tutması gerekebiliyor. İşte Hayatın Tadını Kaçırmama Sanatı da bir terapist yardımıyla ya da kendi kendimize çalışarak depresif, anksiyete sahibi, “korkunçlaştırmaya” eğilimli biriyken mutlu, huzurlu ve optimist bir insana dönüşebilmemiz için bize çok başarılı sonuçlar ortaya çıkaran bilişsel psikoloji yöntemlerini öğretiyor.

“Bilimsel açıdan sağlam temellere dayanan ve insanlara hayatlarını daha doyurucu ve mutlu yaşamaları konusunda yardım eden harika bir kitap.” 

Walter Riso

“Rafael Santandreu zihinlere ışık tutan bu kitabında kendi içimizde huzuru ve uyumu yakalayıp mutlu olmanın ipuçlarını paylaşıyor.” 

Ramiro Calle

“Bu kitap sayesinde pek çok insan kişisel dönüşüme ve duygusal rahatsızlıklarından kurtulmaya giden yolu keşfediyor.” 

La Vanguardia 

Sivil İhanet

Şunu hatırdan çıkarmamalıyız ki, bu devlet hepimizin güvencesidir. Bu ülkede asıl verilmesi gereken mücadelenin amacı, devletin yönetiminde milli şuur sahibi ve ehil kadroların söz sahibi olmaları, milletlerarası güçlerin tahakkümünün kırılarak, her şeyin bu milletin çıkarlarına göre yeniden düzenlenmesidir. Devletin de, bu milletin huzu ve refahi için çalışan, ülkede adaleti sağlayan bir organizasyona dönüştürülmesinin sağlanmasıdır.Geçmişte küresel güçler ve yerli işbirlikçileri, Sağ-Sol çalıştırması çıkararak bu milletin huzur ve güvenliğini bozdukları gibi, şimdi de etkinlik kimlik mücadelesini körükleyerek devletin asli görevlerini ifa etmesini engellemektedirler! Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, Türk insanının uyanmasını engelleyemeyeceklerdir. Türkiye uyanacak ve bütün emperyalist senaryolar çöp sepetine atılacaktır.

Memleket Garları

Haydarpaşa, Sirkeci, Basmane… Memleketin namlı garları. Hele Haydarpaşa: 2008’de yüz yaşını doldurduğu günden beri akıbeti konuşuluyor, hayatına bir gar olarak devam edip etmeyeceği kaygıyla bekleniyor. Hiç şüphesiz, Türkiye’nin belli başlı manzaralarından, tipik şehir peyzajlarından biri o: Haydarpaşa. Kemal Varol’un hazırladığı kitap, sadece Haydarpaşa’ya değil, bütün memleketteki garlara bakıyor. Sadece ‘büyük’ garlara gitmekle de kalmıyor, bazı ‘ara garlara’ da uğruyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, dizi dizi garlar, istasyonlar: Haydarpaşa, Sirkeci, Hadımköy, Alsancak-Buca-Seydiköy, Basmane, Akhisar, Eskişehir, Samsun, Ankara, Ulukışla, Pozantı, Adana, İskenderun, Diyarbakır, Batman, Kurtalan… Garlara dair bilgiler, hatıralar, gözlemler… Garların peyda ettiği hayaller… Garlar, yakın zamana kadar şehirlerin giriş kapılarıydılar. Modernizmin mabetleri arasında onlar da vardı. Şimdi biraz eskidiler, hatta biraz nostaljinin konusu oldular. Elinizdeki kitaptaki yazılar, garlara hem bu hüzünle hem de sevgiyle bakıyorlar. Garlardan vazgeçmeye kimse razı değil! Sıddık Akbayır, Feridun Andaç, Mehmet Aycı, Orhan Berent, Ahmet Büke, Behçet Çelik, Şeyhmus Diken, Haydar Ergülen, Yonca Kösebay Erkan, Enver Sezgin, Adnan Özer, Mustafa Uçar ve Erdoğan Yener’in katkılarıyla…

Sendika Yöneticileri ve Güvenceleri

Konu olarak, “sendika yöneticileri ve güvenceleri”ni seçmemizin amacı; demokratik düzenin gereği olan, sendikaların sürekliliğini sağlayan, sendikaları temsil eden, önemli pozisyondaki sendika yöneticileriyle ilgili 6356 sayılı Kanunla getirilen yenilikleri ortaya koymaktır. Bunu yaparken yeni Kanun öncesi ve sonrası durum ele alınıp, yeniliklerin uygulamada ne gibi sonuçlar doğurabileceği irdelenmiştir.

Çalışmanın ilk bölümünde,

– sendikalaşma süreci,
– sendika kavramı,
– sendikanın unsurları,
– sendikal ilkeler,
– sendika türleri gibi sendikalara ilişkin temel hususlar incelenmiş; ardından sendika iç örgütlenmesine geçilerek “sendikaların organları” tek tek ele alınmıştır.

İkinci bölümde ise,

– sendika yöneticiliği kavramı,
– sendika yöneticiliğinin şartları,
– sendika yöneticilerinin görevleri ve yükümlülükleri,
– sendika yöneticiliğinin sona ermesi konuları yer almıştır.

Son olarak da üçüncü bölümde,

– İşyerinde çalışmaya devam etmeyen sendika yöneticileri (Profesyonel Sendika Yöneticileri)
– İşyerinde çalışmaya devam eden sendika yöneticileri (Amatör Sendika Yöneticileri) ve
– Sendika özgürlüğü güvenceleri ele alınmak suretiyle tüm “sendikal güvenceler”e yer verilmiştir.