Bağımlılık Tedavisi ve Temel Kitabı

 Bağımlılık tedavisi bir yolculuktur.

Çukurları, düz yolları, kışı, baharı, yokuşu, virajı olan bir yola benzer. Önemli olan hedefe doğru; yılmadan, tükenmeden, hatalar ve kazalardan öğrenerek, hep özgürlüğe doğru yürüyerek gitmektir.

Bu kitaptan hem bağımlılık hakkında her şeyi öğrenmek isteyen meraklılar, hem de alanda çalışanlar veya eğitim görenler faydalanabilir.

Kitapta; bağımlılığın nedenleri, kullanılan maddelerin etkileri, bağımlılığı tanıma yöntemleri, tedavi şekilleri, bağımlılığın nasıl önlenebileceğine ilişkin bilgiler yer alıyor.

Teorik bilgilerle okuyucunun kafasını şişirmeden, uygulamaya, hayatı ve bağımlılık ile ilgili yaşananları anlamaya yönelik bir kitap…

Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm

Ulusal sorun ve demokrasi için mücadele arasındaki ilişki üzerine tartışmaların sınıf mücadelesi içinde oldukça eski ve önemli bir yeri bulunmaktadır. Lenin’in bu kitapta bir araya getirilen makaleleri, özellikle “Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı” kavramını Marksist bakış açısıyla temellendirmekte ve işçi sınıfının devrimci politikası içindeki yerini belirlemektedir. Lenin’in konuya ilişkin tezleri, emperyalizm çağında demokrasi için mücadelenin önemi ve kapsamı bakımından bugün de güncelliğini korumaktadır.

Etkin Soruşturmaya İlişkin Usul ve Esaslar

Etkin Soruşturmaya İlişkin Usul ve Esaslar

Taraf olduğumuz Uluslararası anlaşmalar ve Anayasamızda güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunması, bu hakların herhangi bir şekilde ihlal edilmesi durumunda ise adil bir yargılama yapılıp sonucunda adil bir yaptırımın uygulanabilmesi için, delillerin usulüne uygun bir şekilde ve eksiksiz olarak toplanması gerekmektedir. Zamanında toplanmamış veya eksik toplanmış deliller, sonuçları bakımından sonradan telafisi de mümkün olmayan durumlara neden olabilmektedir.

Hazırlanan bu çalışmada, kamuoyunda güvenlik paketi olarak adlandırılan 6638 Sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemeler başta olmak üzere en son yasal değişiklikler ışığında, doktrinsel bilgilerden ziyade, usul ve ceza kanunlarının, bunlara ilişkin yönetmeliklerin ve genelgelerin somut olaylara nasıl uygulanması gerektiği; en çok karşılaşılan suçların soruşturulmasında, hangi pratik yöntemlerin çözüme götürdüğü üzerinde durulacaktır. Pratik bilgilerin içerdiği mevzuat dayanağı veya varsa mevzuattan alıntı, uygulama bilgisinde belirtilerek, mevzuat hükümlerinin somut olaylarda nasıl vücut bulduğu görülmüş olacaktır. Ceza avukatlarına yönelik olarak, soruşturma konusu yapılan fiillerin suç teşkil edip etmediği, soruşturmanın usulüne uygun olarak yürütülüp yürütülmediği Yargıtayın uygulamaları çerçevesinde örnekleri ile belirtilecektir. Bunun yanı sıra iddianame, takipsizlik ve bir çok müzekkere, talimat ve talep örneklerine de yer verilmiştir. Çalışmada, doktrinsel bilgilere mümkün olduğunca yer verilmediğinden, seçilen Yargıtay kararlarının bilgi içerikli olmasına dikkat edilmiştir.

Liderlere Tapınma Psikolojisi

İlah kelimesi anlamları ile birlikte tevhid inancının esasını teşkil eder. Ve aynı zamanda hayatın da pusulasıdır.

İlah’ın anlamını öğrenip; beyne, kalbe ve davranışlara sindirmeden, hayat gemisi de doğru rotayı bulamaz.

İnandığını söyleyen insanlar “Allah’tan başka ilah yoktur” derler ama “ilah” kelimesinin manasını merak etmedikleri için birçok şeyi ilahlaştırırlar. Liderlerini de..!

Çoğu insan için onu hayata bağlayan yüceltmiş olduğu kimsedir. Onu, ölüm ya da herhangi bir şekilde kaybetmeyi düşünemez bile… İşte bu duygu ilahlaştırmanın zirvesidir.

Eşcinsellik Üzerine

Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren toplumsal algının zenginleşmesi ve özgürlükçü düşünce yapısının yaşam tarzına bir serbesti kazandırmasıyla, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde bir “yönelim” olarak görülen eşcinsellik tarih boyunca tartışılmış ve çoğunlukla ahlaksızlık, suç ve günah olarak kabul edilmiştir. Adler de, çoğu meslektaşının aksine, eşcinselliğin doğumsal değil, edinsel olduğu tezini geliştirmiştir. Eşcinselliğin büyük ölçekli bir cesaret kaybından, yani yaşamda oynanacak cinsellik rolüne yeterince hazırlanılmadığından kaynaklandığını ve ilgili kişinin toplum içindeki “diğer” insanlardan biriymiş gibi eğitilmesindeki hatanın sonucunda ortaya çıktığını ileri sürmüştür.

Adler, ayrıca, cinsel sapıklık olarak gördüğü sadizm, mazoşizm, fetişizm ve eksibisyonizm konularını da tarihleriyle birlikte ele almış ve bu “sapıklıkları” tedavi edilmesi gereken birer anomali olarak değerlendirmiştir.