İnsana Karşı Piyasa Türkiye’de Sağlık ve Sosyal Güvenlik

Türkiye’de sağlık ve sosyal güvenlik alanları 1980 yılından başlayarak neoliberal politikaların yoğun bir saldırısı ve dönüştürücü uygulamaları ile karşı karşıyadır. Sağlık alanındaki neoliberal saldırıların sonuncusu durumunda olan 2003 tarihli Sağlıkta Dönüşüm Programı, sağlık sistemini sistematik ve bütüncül olarak neoliberal bir dönüşüme uğratmıştır. Bu dönüşüm Sağlık Bakanlığı’nın görev ve yetkilerinden başlayarak, sağlık hizmetlerinin her basamakta örgütlenmesini, finansmanını ve sağlık emek gücü ile ilgili politikaları derinden etkilemiştir. Birçok ülkede olduğu üzere Türkiye özelinde de uluslararası örgütlerin reçeteleri ile gündeme gelen bu değişimlerin temel paradigması, sağlık hizmeti sunumunun, finansmanının ve sağlık emek gücü istihdamının devletin sorumluluğundan çıkarılıp mümkün olduğu ölçüde piyasanın ellerine bırakılması olarak tanımlanabilir.

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminde yaşanan neoliberal dönüşüm ise refah devletindeki dönüşüm paralelinde, bireysellik vurgusu ve kamunun rolünün daraltılmasına odaklı olup, piyasalaşmanın önünü açan uygulamalarla kendini göstermektedir. Emeğin “emek gücü”ne dönüşümü aracılığıyla metalaşan insanın bu sefer de bedeninin her bir parçasının metalaşmasının hikayesi yazılıyor sağlık alanında. İnsanın yurdu olarak ortak mülkiyetine sahip olduğu dünyaya sermayenin el koymasından sonra bu sefer de fiziksel varoluşunun sürdürülebilirliği hakkının nasıl piyasalaştırıldığını göreceksiniz kitabın sayfalarında.

Treasure Island

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri : Malezya
Boyutlar : 21,00 x 30,00 cm
Basım Dili : İngilizce
Kağıt Tipi : Kuşe
Sayfa Sayısı : 32
Barkod : 9789833371341

Sağlık İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi

*İnsan Kaynakları Yönetimine Giriş

*Türkiye’de Sağlık İnsan Gücü

*Sağlıkta İnsan Kaynakları Planlama ve İş Analizi

*İşe Alma ve Bürokratik İşlemler

*İnsan Kaynakları Yönetiminde Eğitim-Geliştirme ve Kariyer Yönetimi

*Performans Değerlendirme

*İş Değerleme ve Ücret Yönetimi

*İnsan Kaynakları Yönetiminde İş Sağlığı ve İş Güvenliği

*İnsan Kaynakları Yönetiminin Davranışsal Boyutu

Karma Eğitimin Zararları

Üniversite okuyan gençlerimize belki beş paralık dünyayı kazandırıyorlar, ama ebedi ahiretlerini kaybettiriyorlar.

On para etmeyen ilme 24 sene çalışıyorlar, ebedi olan ahiret için on sene çalışmıyorlar.

İnsanı insan eden Kur’an’dır, diploma değildir.

Benim Kur’an medreseme gelmiyorsun da, düşmanların fare yuvasına gidiyorsun (okullara). 

Sonra da başına bir musibet gelince, gelir bir hocaya “Beni oku!” dersin!..

Şu fani dünyada 20-30 sene harcıyorsun bir diploma için. O diploma ne kadar iş görecek?

Yaşadığın müddetçe… Sen de yüz sene yaşamayacaksın. Ama sen Kur’an vasıtasıyla sonsuz bir yaşayışa çıkarılacaksın…

-(Mahmut Efendi Kuddise sırruhu)

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

Edebiyatımızın ilk romanıdır. Kadının o günün şartlarında nasıl yaşadığını, birbirini görmeden, tanımadan evlendirilen kızların ne tür felaketlere sürüklendiğini trajik bir olayla anlatır. Talât ve Fitnat birbirlerine ilk görüşte âşık olurlar ancak şartlar bu aşka yol vermez. Onları hazin bir son bekler. Kitabın sade bir anlatımı vardır. Kitap kendini okutur fakat olay örgüsü, karakterler yazıldığı dönemi yansıttığı için sığ kalmıştır.

İbnülemin Mahmud Kemal İnal – Cumhuriyet Devrinde Bir Osmanlı Efendisi

İbnülemin Mahmud Kemal İnal, yakın târihimizin en önemli kalem ve kelâm erbâbından
biridir. Özellikle biyografi yazarı olarak sâdece ülkemizde değil, yurt dışında da büyük bir şöhret kazanmıştır. İbnülemin’in portre çizmekteki ustalığını yakından bilen bir Batılı bilgin, kendisinden “mezarlıklara hayat veren veya ölüleri dirilten adam” diye söz etmektedir.
İbnülemin, târihe mâlolmuş şahsiyetleri, anlatırken sâdece kuru bilgiler vermekle, fizikî
portreler çizmekle yetinmez, onların ahlâk ve karakterlerini de olanca özellikleriyle gözler önüne serer. Başta Osmanlı Devrinde Son Sadrıâzamlar ve Son Asır Türk Şâirleri olmak üzere diğer bütün eserleri son devrin en fazla ilgi gören biyografi kitaplarıdır.

İbnülemin güzel söz söyleme san’atında da büyük bir mahâret sâhibiydi. Konağını bir ilim
meclisi, bir sohbet ve mûsikî mahfili hâline getirmişti. Burada yapılan ve tadına doyum olmayan
sohbetlerle mûsikî fasılları yıllarca sürmüştür. Bir çok yazarın, şâirin ve mûsikîşinasın müdâvimi olduğu “Dârü’l-kemâl” Osmanlı’dan Cumhûriyet’e intikal eden tam bir ilim ve irfan yuvasıydı.

“Cumhûriyet Devrinde Bir Osmanlı Efendisi” İbnülemin Mahmud Kemal İnal” adını taşıyan bu
eserde yazarın kısa hayat hikâyesi olanca renkli çizgileriyle dile getiriliyor. Ayrıca ilim âlemine
sunduğu değerli eserleri ayrıntılarıyla tanıtılıyor. Son bölümde ise, üstâdın vefâtından sonra
hakkında yayınlanan yazılardan oluşan bir güldeste takdim ediliyor.

Ceza Muhakemesi Hukuku

Ceza muhakemesi hukuku, bir suçun işlendiği şüphesiyle harekete geçen yargı erkinin, uyuşmazlığın çözümüne yönelik uygulayacağı usul kurallarını düzenlemesinin yanı sıra, suç şüphesi altındaki birey üzerinde hak ve özgürlük kısıtlamalarına da imkan veren bir hukuk dalıdır.

Bir ülkenin, demokratik hukuk devleti olup olmadığı değerlendirilirken, hiç kuşkusuz o ülkenin ceza muhakemesi hukukuna özgü kabul ettiği sistemin özelliklerine, bu alanda benimsediği temel felsefeye ve bu sistemi ne şekilde hayata geçirdiğine de bakılır.

Ceza muhakemesi kuralları, devlete, bireyin temel hak ve özgürlüklerine meşru müdahalede bulunma imkanı verse de, bu yetkinin sınırsız ve ölçüsüz kullanımı düşünülemez. Nitekim, hem yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde hem de uygulanmasında, bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruyucu bir perspektifin benimsenmesi, başta evrensel hukuk ilkeleri olmak üzere, hukuk devleti ilkesinin ve çağdaş demokrasi anlayışının ortaya koyduğu kazanımların halkımızca idrak edilmesinin sağlanması zaruridir.

Maddi ceza hukukunun aksine, ceza muhakemesi hukuku, dinamiktir, bu alandaki değişim ve gelişmeler topluma hemen yansımakta, ortaya çıkan sıkıntılar, toplum nezdinde yargıya, adalet mekanizmasına, hukuka duyulan güveni sarsabilmekte, vatandaşlarımızın haklı olarak negatif ilgisini bu alana yoğunlaştırmaktadır. Ülkemizde yargıya olan güvenin tesisinde ve adalet sistemimizdeki sıkıntıların çözümünde, tüm hukukçuların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir.

Ceza Muhakemesi Hukuku isimli ders kitabımız, arz ettiğimiz ilke ve amaçlar gözetilerek kaleme alınmış, hukukumuza bu alanda küçük de olsa bir katkı sağlanması hedeflenmiştir.

Foucault’yu Unutmak

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Temmuz 2013
Basım Yeri : Türkiye / Ankara
Boyutlar : 14,00 x 21,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Orijinal Dil : Fransızca
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 79
Barkod : 9789758717989