Macbeth

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Mart 2017
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,00 x 19,50 cm
Basım Dili : İngilizce
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 64
Barkod : 9789752564862

Making a House + Downloadable Audio (Compass Readers 1) below A1

People need homes, so they make houses. Read about how people build houses, from making a drawing to the materials used. Compass Readers is a 70-book, 7-level collection of readers designed for elementary to intermediate learners of the English language. Learners will enjoy reading this unique array of fiction and nonfiction graded readers. The series has been creatively designed to develop English language learning through structured academic design.

This series includes:

  • Fiction and nonfiction readers with downloadable audio
  • Level and age appropriate topics and themes
  • Subject matter covering nature, social studies, science & technology, history, and biographies
  • Carefully chosen vocabulary covering essential high-frequency English words
  • A glossary and index featuring key terms at the back of each reader
  • A downloadable teacher’s guide

Kaygusuz Abdal Hatayi Kul Himmet

Kaygusuz Abdal, düşünceleri, dünya görüşü, din algısı, terimleri ve müstehzi edasıyla Halk Edebiyatı içinde Alevi-Bektaşi Edebiyatı’nın kurucusu. İlhamını ise Yunus Emre’den almış… Yavuz Sultan Selim’le atışmaları ve orijinal beyitleriyle ünlü olan Hatayî ise Safavî Devleti’nin kurucusu. Ve günümüzde, dokunaklı şiirlerinden bestelenen türküler hâlâ söylenen Kul Himmet’se Pir Sultan’ın dervişi.
Klasik Edebiyat ve Tasavvuf Tarihi alanında önemli yer sahibi olan Abdülbâki Gölpınarlı, üç büyük şairin şiirlerinden özel bir seçkiyi okuyucuyla buluşturuyor. Şiirlerdeki özel dile dair açıklamaları okumayı kolaylaştırıyor ve boyutlandırıyor. Ayrıca Gölpınarlı; şairlerin yaşadıkları döneme ait bilgileri, hayatları ve sanatlarını kendine has bakışıyla ele alıyor.
Seyyah olup şu âlemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkârımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Devre Analizi

Hüseyin Demirel , 1975 yılında Ankara’nın Etimesgut ilçesnin Aşağıyurtçu köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde tamamladıktan sonra , orta öğrenimini Etimesgut’ta Emirler Ortaokulunda bitirdi. Lise öğrenimini Balgat Teknik Lisesinde tamamladıktan sonra 1997, yılında Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Elektronik-Bilgisayar Eğitimi Bölümünden mezun oldu.1998 yılında yine bu bölümde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisansı ve 2010 yılında Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsünde doktorayı bitirdi. 2007 yılında Karabük Fakültesi, Elektrik – Elektronik Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Elektronik ve bilgisayar alanında uluslararası dergilerde ve sempozyumlarda birçok yayının yanı sıra yazmış olduğu çok sayıda kitabı bulunmaktadır.

Kız Arkadaşım 9 Kuyruklu Bir Tilki

Dünyaca ünlü Kore draması My Girlfriend is a Gumiho’nun romanı şimdi Türkiye’de 500 yıl sonra hapis hayatından kurtulan inanılmaz güzellikteki Dokuz Kuyruklu Tilki ile sorumluluk sahibi olmaktan yoksun dublör adayı Cha Dae Woong’un romantik-komedi tadındaki hikâyesi…Samsingak Tapınağı’ndaki resme hapsedilmiş olan Dokuz Kuyruklu Tilki’nin mührünü farkındolmadan kıran Cha Dae Woong, dağın derinliklerindeki bir uçurumdan yuvarlanıp ciddi bir şekilde yaralanır. Hapsedildiği resimden kurtulan Gumiho, değerli tilki boncuğunu Dae Woong’a vererek onun hayatını kurtarır.Fakat efsaneye göre insanların ciğerini yiyen Dokuz Kuyruklu Tilki’nin kendisini öldüreceğine inanan Dae Woong ondan kurtulmanın yollarını ararken ikisi için de efsanedeki gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan bir aşk başlar..

Kendini İçinde Ara

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Ekim 2012
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,50 x 21,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Orijinal Dil : İngilizce
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 280
Barkod : 9789752751958

Kürt Sorunu ve Sayılmayan İsyanlar 1514-1919

Kürt Sorunu ve Sayılmayan İsyanlar kitabı Türklerle Farslar arasına sıkışmış birlik olmayan, dağınık yaşayan Kürtlerin bu topraklarda özgün yaşamak için çoğunlukla Türkleri (Osmanlı) seçmeleriyle başlayan hikâyeyi anlatır. Bu yöneliş süreç içerisinde Osmanlıya kolayca Doğu’ya ve oralardan da Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’ya geçiş yolunu açarken aşiretsel yaşam biçiminde bulunan Kürtlerde zaman içinde çok cılız da olsa milli hisler ve ayrı olma düşünceleri yaratır. Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ile başlayan Osmanlı-Kürt ittifakı zaman içinde egemen devlet Osmanlıyı rahatsız edecek isyanlarla karşılaşmasına neden olacaktır. Kürtlerce ayaklanma ya da isyan sayılabilecek-ama aslında sayılmayan!-direnişlerini anlatmaya çalıştım. Bugüne dek hiç yazılmamış ya da karanlıkta kalmış bazı isyan ya da-belki?-Türklerce adli vakalar olarak sayılan olayları yazmaya çalıştım. Kitap daha çok 1514-1919 yılları arasındaki Türk(Osmanlı)-Kürt ilişkilerini ve bundan kaynaklanan Kürt Sorunu’nun çıkışının analizini yapmaktadır. Kürtler neden bu ilişkiye bugün karşı çıkmak durumda kaldılar? Osmanlının silah kullanmadan Kürdistan’ı yönetme nedeni ve sonrasında o topraklarda yaşayan feodal beylerin önderliksel itirazları bu kitapta anlatılmaktadır. Bu kitap bir bakıma Kürt Sorunu’nun başlangıç ilkelerini arayıp günümüze evrimle biçimini analiz etmiştir.

Beni Susturabilecek Tek Şey…

Ortak bir payda olmak ve orada buluşmak hiç kolay değil. Hele 1980 öncesi iç savaş deneyimini yaşamış, arkasından 12 Eylül üzerinden silindir gibi geçmiş, ardından terörle boğuşmuş, çok büyük kayıplar vermiş, hemen ardından Erdoğan’ın eline düşmüş bir toplumun ard arda gelen bu darbelerin etkisinden kurtulması kolay değil ama her felaketin de bir sonu vardır.

Gücümüzü unutmamalıyız. Kurtuluşu, kuruluşu, yokluklardan kurulmuş o genç temiz cumhuriyeti umutmamalıyız. Yenilecek miyiz değerlerimizi kemirenlere? Hayır vazgeçmek yok, yenilmek yasak. Ben de sizler gibi inançları için postunu ortaya koyanlardanım. Kaldı ki, bunu yapabilecek yeteneğimiz var. Tek eksiğimiz umut bugünlerde galiba….

Çünkü biz, “Yurtta barış, dünyada barış” diyerek yüzünü Batıya dönüp, bu coğrafyanın İsviçre’si olmayı düşlerken bizi bir Ortadoğu cengaverine dönüştürmeye çalışanlara suskun kalamayız.

Bir düşünür “Eğer sessizlikten daha değerliyse sözcüklerinizi kullanın, yoksa susun” diyor, doğrusu bence de bu. Ne zaman konuşmaya hazır hissettimse o zaman konuştum hep.