Saplantı

Böyle saplantılı bir kişiliğe dönüşmemdeki en temel neden kendimi tanımayacak kadar yabancı ve kendimle ilgili doğru kararlar veremeyecek kadar da tutarsız olmamdan kaynaklanıyordu.

Artık eskisi gibi kendimle konuşacak kadar kendime yakınlık duyamıyordum. Kendine yabancıyken, sıradan bir deli bile olamıyor insan. Birlikte aynı yağmurda ıslanıyor, aynı düşü görüyor olsam da sanki otogar kalabalıklarının yabancılığına bürünüyordum. Oysa denizin ortasında yolunu şaşırmış bir sandal gibi, dev dalgalara inat, kendime sığınabileceğim bir liman arıyordum. Ama küreklerimden birini kaybetmiş ve ne kadar çabalarsam çabalayayım, kendi eksenim etrafında dönüyor gibiydim. Kendim için yarattığım bu girdapta, yaptığım yanlışların olağan bir şekilde gerçekleştiği kanısına varmak istiyordum. Kendimi kandırmaya çalıştığımın farkındaydım ama vicdanımın yükünü indirip dinlenebileceğim tek dayanağım da buydu.

Hayırlı Çocuk Yetiştirmek

Çoktandır unuttuğumuz veya unutulmaya yüz tutmuş bir kavram “hayırlı evlat”.İşte yazar Hakan Üzüm bu kavramı,değeri yeniden gündeme getiriyor.Bu kitap ,hızla hayatımızı yönlendirmeye başlayan yazılı ve görsel medyaya rağmen bazı şeyleri tekrar hatırlatıyor bizlere.Helal lokma ile çocuk yetiştirmenin faziletini,çocuk üzerindeki etkilerini,Hz.Peygamber’in çocuk yetiştirmede takip ettiği metodları,bu konuda ki hadisi şerifleri ayrıntılı ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor yazar. Ve bununla da yetinmeyerek modern psikolojinin tesbitlerine de yer veriyor bu kitap.

Özetle söylemek gerekirse çocuğunun iki dünya saadetini,mutluluğunu düşünen her anne babanın okuması ve uygulaması gereken kriterler,esasları bir araya getiren bu kitabın bütün anne babaların başucunda olması gereken bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Kapalıçarşı

1450’lerin ikinci yarısı, aylardan ağustostu. Marmara Adası’ndan yola çıkan mavnanın, Fatih Sultan Mehmed’in şehrine, İstanbul’a taşıdığı yük, mermer levhalardı. Nice badireden sonra tek bir mermer levha karaya ulaşabildi. Ama Kapalıçarşı’yı bezemek için daha çok mermere ihtiyaç vardı. Taşların sırrına eren
Nazar Usta’nın iksirle çoğalttığı mermerler Trakya’dan gelen arkadaşlarıyla birleşince Kapalıçarşı’yı donatmanın önünde bir engel kalmadı. Ustanın el emeğiyle çarşıdaki dükkânlar bereketlendi ve çarşı, şehr-i İstanbul’un gözbebeği oldu.

Fuat Sevimay mermerinden zanaatkârına, sultanından mimarına, esnafından müşterisine Kapalıçarşı’nın ruhunu ve o ruhu oluşturan efsunu, eğlenceli bir dille anlatıyor. Gerçekle hayalin, ciddiyetle mizahın iç içe geçtiği Kapalıçarşı, okuru çarşının sokaklarında, kuytu köşelerinde olduğu kadar yüzyıllar arasında da keyifle gezdirecek.

Örgütlerde Değişim ve Öğrenme

Kitabımızın üç ana kısımdan oluştuğunu söylemek mümkündür. İlk kısımda değişim, öğrenme ve öğrenen örgüt kavramları derinlemesine ve alanda yapılan kuramsal incelemelere referansla iki bölüm olarak ele alınmaktadır. İkinci kısımda değişim ve öğrenme kavramları yenilik yayılımı, bilgi yönetimi ve sosyal ağ düzenekleri ile ilişkilendirilmektedir. Son kısımda ise kitabın ana inceleme konusu iki güncel konu bakımından, örgütsel vatandaşlık davranışı ve kaotik ortamlarda değişim, ele alınmaktadır.

Birinci kısımdaki iki bölümde temel kavram ve tanımların ardından örgütsel değişim nedenleri, türleri, modelleri itibariyle incelenmekte; değişim farklı boyutları ve direnç bakımından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, değişim yönetimi bir süreç olarak tanım düzeyinde ele alınmaktadır. İkinci bölümde, öğrenme bireysel, takım halinde ve örgütsel öğrenme olarak incelenirken öğrenen örgüt kavramı tartışılmaktadır. Son olarak da, öğrenen örgüte dönüşme sorunları ve örgüt tasarımı ile ilişkisi kurulmaktadır.

Ester’in Mesajı

‘Kutsal Kitap Bugün Konuşuyor serisi Tanrı’nın sesini ayarlamak için mükemmel.’

– Roger Forster

‘Ulaşılabilir, bilgilendirici ve karmaşık değil, Kutsal Kitap Bugün Konuşuyor serisi fazla bilimsel olmadan metne doğru anlayışlar sunuyor.’

– Terry Virgo

İ. Ö. beşinci yüzyılda Pers’te Yahudiler soykırımla tehdit edildiler. Ester kitabı, bu krizin Ester’in cesareti, Mordekay’ın bilgeliği ve Yahudi halkının birlikteliği ile nasıl önlendiğini tarif ediyor.

Ancak Ester, Kutsal Kitap’ta bulunması oldukça tuhaf olan bir kitaptır. Tamamen Vaat Edilen Topraklar’ın dışında geçen bir olay ve bu ülkeye bir ilgi göstermez. Bundan başka Kutsal Kitap’ta kesinlikle Tanrı’dan bahsetmeyen tek kitaptır ve açıkça dini olan her tür dilden kaçınır.

Yine de kitabın geliştirilmiş bir teolojisi var. David Firth anlayışla hikayeyle meşgul olurken bunu açığa çıkarıyor. Hikayenin bizi, mucizenin seyrek olduğu ama yine de sadık kişilerin Tanrı’nın huzurunun gerçeğini yaşamaya devam ettikleri bu dünyada, Tanrı’yı tanımanın ne olduğu üzerine düşünmeye nasıl davet ettiğini gösterir. Bu, Hristiyanlığın egemen olmadığı bir dönemde imanlarını yaşayanlar için özellikle önemlidir.

Tanrı’nın Mesih’teki kurtarıcı amacı Ester’in hayal ettiğinden daha zengindir; fakat Ester, Tanrı’nın Mesih’in çarmıhının bu tarafındaki işini nasıl görmeye devam edeceğimizi ve O’nun kurtarışının devam eden açıklamasında bizim kendi rolümüzün ne olduğunu sorar.

David G. Firth Eski Antlaşma Okutmanı ve Derbyshire’da, Cliff Koleji’nde BA Kurs Lideridir. 1. ve 2. Samuel (AOTC) kitaplarının yazarı ve Interpreting Isaiah and Words and the Word kitaplarının ortak editörüdür.

Felsefe Dili Olarak Türkçenin Gelişim Aşamaları ve Felsefe Sözlüklerimiz 2

Bu çalışma okura, bir felsefe dili olarak Türkçenin gelişim aşamalarını topluca takip etme imkanı sunmaktadır: Türkçede yazılan felsefe sözlükleri, bu sözlükler etrafında şekillenen dil tartışmaları, eser sahiplerinin felsefe dilinin doğasına dair yazıları, Harf inkılabının ve dil reformu çalışmalarının Türkçe felsefe diline kazandırdığı veya kaybettirdiği hususlar ilk defa yayımlanan arşiv niteliğindeki belgeler eşliğinde verilmektedir. İki ciltten oluşan eserin bu ikincisinde ayrıca, Cumhuriyet sonrasında çokça ifade edilen “Niçin Türkçede bir filozof yetiştiremiyoruz?” sorusunun da, derleme içinde yer alan son derece zengin tartışma metinleri üzerinden bir cevap bulacağı ümidindeyiz.

Neden E=MC2 ve Bu Bizi Neden İlgilendirir?

Modern fiziğin temellerini atan Einstein, bir uzay ve zaman modeli kurarak bize yıldızların nasıl parladığını anlamanın yolunu açtı. Cox ve Forshaw’un amacı, Einstein’ın uzay ve zaman kuramını mümkün olan en basit biçimde anlatmak. Ama bununla yetinmeyip kuramın engin güzelliğini sergilemek ve böylece modern fizikçilerin doğa hakkında neler düşündüklerinin ve yaşamlarımızı değiştiren kuramları nasıl inşa ettiklerinin anlaşılmasını sağlamak.

Kitabın ilerleyen sayfalarında, nesnelerin yüksek hızlarda hareket ettiğinde uzay ve zamana ilişkin sağduyuya dayalı fikirlerimizin nasıl çöktüğüne şahit olacaksınız. Yıldızlar neden parlar? Nükleer enerji neden kömür ya da petrolden çok daha verimlidir? Kütle nedir? Bu sorular bizi modern parçacık fiziği dünyasına, Cern’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’na ve kütlenin tam da kökeninin açıklanmasına yol açabilecek olan Higgs parçacığının arayışına götürecek.

Türk Hukukunda Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi Uygulaması

Türk Hukukunda Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi Uygulaması çalışmada; öncelikle bireysel başvurunun kavramı, tanımı, kapsamı, hukuki niteliği, özellikleri, benzer kurumlarla karşılaştırılması, işlevleri ve mukayeseli hukuktaki bireysel başvurunun tarihi süreci ile ülke uygulamaları incelenmiştir. Daha sonra bireysel başvurunun Türkiye’deki tarihi gelişimi ve Türk Hukuku’nda bireysel başvuru yolunda bulunabilmek için gerekli olan usule ve esasa ilişkin şartlar Anayasa Mahkemesi kararları ışığında ele alınmıştır. Son olarak bireysel başvurunun incelenme aşamaları ve bu incelemeler neticesinde verilebilecek kararlar; Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar da göz önünde bulundurularak açıklanmaya çalışılmıştır.