Eğitimde Web Teknolojilerinin Kullanımı

Eğitim ve teknoloji, tıpkı tavuk-yumurta paradoksu gibi hangisinin hangisini doğurduğu tartışması çerçevesinde gelişir. Öğrenmenin gerçekleşmesi ile yeni teknolojilerinin gelişmesine önayak olurken gelişen teknolojiler ile öğrenme daha hızlı ve etkili kılınabilmektedir.

Bu kitabın amacı sizi bu paradokstan çıkarıp yumurtadan en iyi şekilde yeni yavuklar çıkarmak gibi, mevcut teknolojileri kullanıp verimli bir eğitim ortamı oluşmasını sağlamaktadır. Kitapta sunulan konular ve anlatılan web teknolojileri ile hiçbir ferdin hiçbir alanda eğitimde feda edilmemesine çalışılmıştır. 

BU kitabın öğrencileri web bağımlısı yapma gibi bir hedefi yoktur, bilakis kaçınılmaz olan mevcut web teknolojileri kullanılarak öğrenciler bu bağımlılıktan kurtarılıp eğitim için kullanılabilir bir araç hâline getirilmeye çalışılmıştır. Kitabın öğretmenlerden velilere, idarecilerden öğrencilere ve araştırmacılardan programcılara kadar eğitim alanında bulunan herkes için bir el kitabı olmasını temenni ediyoruz.

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Matematik Fikri

Tüm Dünyada Bir Mİlyondan Fazla Satan Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fikir Serisinden

Sıfırı kim keşfetti? Neden dakikada 60 saniye var? Sonsuz ne kadar büyük? Birbirine paralel çizgiler nerede kesişirler? Ve bir kelebeğin kanat çırpışı gerçekten de dünyanın diğer ucunda fırtınaya sebep olabilir mi?

Artık okuldayken matematikte ne kadar kötü olduğunuzdan matah bir şeymiş gibi bahsetmekten sıkıldıysanız, Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Matematik Fikri büyüleyici bir evrene giriş için harika bir fırsat. 

Profesör Tony Crilly, Roma rakamlarından Fermat teoremine; Oyun kuramından sihirli karelere uzanıyor; sudoku, şifre kırma, piyango ya da bileşik faiz hesabının arkasındaki temel mantığı anlatıyor; kalkülüs, istatistik ve cebirin -olur da istersek- gerçek hayatta nasıl işimize yarayabildiğini ortaya koyuyor. Matematik bundan daha keyifli olmamıştı…

 

Üsküdarlı Aşki’nin İki Tasavvufi Mesnevisi

16. yüzyılda yaşamış olan Üsküdarlı Aşki, yeniçeri ocağından emekli bir şairdir.

Bu kitapta, daha evvel sadece Divan’ı bilinen şairin henüz tespit edilmiş iki tasavvufi mesnevisi konu edilecektir. İranlı meşhur mutasavvıf-şair Feridüddin Attar’ın Muhtarname adlı eserinin müntehab tercümesi ile büyük oranda Azizüddin Nesefî’nin görüşlerine dayanan Menazilü’s-Salikin isimli bu iki mesnevi birer incelemeyle birlikte bu kitapta yerlerini alacaklardır.

Fark ve Tekrar

İlk kez 1968’de yayımlanan “Fark ve Tekrar”, Gilles Deleuze’ün doktora çalışmaları kapsamında kaleme aldığı iki tezden biri. Deleuze’ün hepsi Türkçede halihazırda yayımlanmış olan Hume, Bergson, Nietzsche, Kant ve Sacher-Masoch monografilerinden sonra yayımladığı bu kitap halen pek çokları tarafından Deleuze’ün özgün felsefi duruşunu ve tarzını yansıtan ve daha sonraki çalışmalarına yön veren başyapıtı olarak değerlendiriliyor.
 
“Fark ve Tekrar” Deleuze’ün farkın düşünürü olarak anılmasına neden olacak argümanlarını içeriyor. Kitabın temel gayelerinden biri farkın Batı felsefesi geleneğinde kavranış biçimlerini masaya yatırmak ve bunların, farklı şekillerde ama daima, özdeşliği temel alan, farkın özdeşliğe tabi kılındığı bir çerçeveyi benimsediğini göstermek. Deleuze, bu çerçevenin, felsefenin dünyayla kurduğu ilişkiyi yoksullaştıran yargı modeliyle olan ilişkisini ifşa ederek, felsefeyi dogmatik düşünce imgesi adını verdiği bir düşünce tarzının kıskacından kurtarmaya çalışıyor. Yargı ve temsilin boyunduruğundan kurtulan felsefe Deleuze’ün yeğinlik adını verdiği bir alana temas etmeye başlıyor.
 
Platon’dan Heidegger’e, Duns Scotus’tan Nietzsche’ye, Lucretius’tan Kant’a, yapısalcılıktan fenomenolojiye, pek çok filozof ve felsefi yönelimle diyaloga giren “Fark ve Tekrar”, yeğinliklerden yola çıkan yeni bir ontoloji ve epistemolojinin, farklı bir felsefenin, bir fark felsefesinin peşinden koşuyor.

Damla Takipçileri

Selam Dostum,

Nasılsın?

Zaman çabuk geçiyor değil mi? Bizim buralara artık, sonbahar geldi, rüzgârlar esmeye başladı, havalar soğudu. Yağmurların da yağma zamanı; ama hiç damla yok ortalıklarda.

Ne yapacağız, diye kara kara düşünürken, bir gün Damla Takipçileri çıktı ortaya. Kaybolan damlaları aramaya başladılar. Bize yardım edeceklerini söylediler.

Ne dersin, acaba bulabilecekler mi damlaları?