Ahlak Nizamı

Ortadan çekilip kaybolan ahlak nizamı, hepimizin, hatta bugünkü hayat şartlarının her türlü maziye nazaran daha mükemmel olduğunu kendilerine bir teselli gibi kullanmaya özenenlerin bile, için için yaşattıkları bir kahrın, bir derdin, bir acının en ufak devasını elimizde bırakmadı. Hayatımızı çekilmez bir yük haline koyan bu ahlaki sefaletin ta içimizdeki müthiş manzarasını nasıl anlatalım: Sanki korkunç ve şerir bir varlık, perdenin arkasındaki o iğrenç yüzlü ifrit etrafa saldırıyor. Gayzımız, isyanımız, son haddine gelmiş güya vurmak için, güya ezmek için yumruğumuzu kaldırıyoruz. Fakat heyhat, kolumuz bir bez parçası gibi bitkin, kesilmiş bir halde kuvvetsiz yere düşüyor. Etrafımızdan imdat istiyoruz, gözlerimizin önünde kuvveti temsil eden zümre lakayıt gülüyor. Halka çevriliyoruz, cemaat sarhoştur, kendine gelemiyecek kadar sızmış bir halde. Kime yalvaralım? Nereye çevrilelim?..

Futbol Takım Doktorluğu

Alanında Türkiye’de ilk” Takım doktoru ve sağlık ekibinin diğer üyeleri sporda başarı için teknik ekiplerin arkasındaki en önemli güç kaynaklarıdır. Teknik ekipler bu güç kaynaklarından yararlanabildikleri oranda başarı düzeylerini daha yukarılara taşırlar.”

Küresel futbol endüstrisi içinde kulüplerin tüm paydaşları, üyeleri, çalışanları, yöneticileri ve kadroları arasında takım doktorunun yeri yaşamsal bir öneme sahiptir.
Bu ortamın getirdiği finansal baskılar altında başarıların etik kurallar dahilinde ve sporcu sağlığını riske atmadan, kazanma ve kaybetmenin ötesinde sürdürülmesi bir kulübün itibarını sağlamlaştıracak en temel yapı taşlarıdır. Takım doktorları da bu değerlerin en büyük taşıyıcısı ve savunucularından biridir. İşte bu ortamda ortopedist ve spor hekimi Dr. Bülent Zeren bu değerlerden köklenerek biriktirdiği deneyimler ve bilimsel bilgilerlealanında Türkiye’de ilk olan “Futbol Takım Doktorluğu” kitabını kaleme almıştır.

“Bu maçta oynamayacaksın da hangi maçta oynayacaksın” demeyen yöneticileri, “ne yaparsanız yapın bu maça yetiştirin” demeyen teknik direktörleri ve“bacağım kopsa oynayacağım” demeyen sporcuları büyük bir saygıyla anan Dr. Bülent Zeren, kitabının her sayfasında takım doktorluğunu öncelikle etik kurallar ışığında değerlendirmiştir.

Zeren, kitabında ilk olarak takım doktorunun temel nitelikleri, maç öncesi, sırası ve sonrasındaki görev ve sorumlulukları ile takım doktorluğunun püf noktalarını ele almaktadır. Buna ek olarak, kampta, tesiste, seyahatte ve gündelik yaşamda takım doktorunun sporcular başta olmak üzere, fizyoterapist, masör, yönetici, gazeteci ve taraftar gibi tüm paydaşlarla ilişkilerine dikkat çekmektedir. Sporcuların mahremiyet hakkı ve kendi sağlıkları konusundaki sorumluluklarının altını önemle çizen Zeren, sporcu sağlığı konusunda takım doktorunun yanında kulüplerin, yöneticilerin ve antrenörlerin yükümlülüklerine de vurgu yapmaktadır. Bunlarla beraber kitapta ilk yardım, tıbbi çanta, ağrı mücadelesi, doping, ergojenik yardım, deplasman sorunları ve enfeksiyon konularına da yer vermektedir. Bu kapsamlı ilk bölümün ardından “Futbol Yaralanmaları ve Önlenmesi” başlıklı ikinci bölümde “sakatlık değil, yaralanma” diyen Zeren, “yaralanma” kavramının yaygınlaşmasını hedefleyerek yaralanmanın tanımı, oluşumu, faktörleri ve nedenleriyle ilgili modelleri ele almıştır. Bunun ardından yaralanmanın önlenmesi ve yaralanma sonrası spora dönüş konularında geniş literatüre ve deneyimlere yer vererek çapraz bağ ve kasık gibi belirli yaralanma biçimlerine de odaklanmıştır. Koruyucu ekipmanlardan tekmeliğin nasıl olması gerektiğine özellikle vurgu yapan Zeren, kalecilerin koruyucu başlık kullanmasını önermiş, krampon özellikleri ve çevresel faktörlerle, yapay çimlerin yarattığı risklere dikkat çekmiştir. Yaralanmaları önlemede kullanılan kavramlar ile yaralanma mekanizmalarının belirlenmesindeki araştırma yöntemlerini de ele alan Zeren, futbol yaralanmaları ve önlenmesi konusunda yayınlanmış eserlerine de kitabında yer vermiştir. Bunlar arasında “Futbol Sevinç Yaralanmaları” 2005 yılında dünyanın en prestijli akademik spor hekimliği dergisi olan ‘American Journal of Sports Medicine’de yayınlanmış ve en çok okunan makale olarak büyük bir başarıya imza atmıştır.

“Etik Kurallar, Görev ve Sorumluluklar” ile “Futbol Yaralanmaları ve Önlenmesi” başlıklı iki ana bölümden oluşan “Futbol Takım Doktorluğu” kitabı hem geniş bir bilimsel literatür içermekte hem de anlaşılır diliyle takım doktorları ve fizyoterapistler dışında sporculara, masörlere, teknik direktörlere ve yöneticilere de hitap etmeyi hedeflemektedir. Zeren’in bu kapsamlı çalışması sadece futbol değil, tüm takım sporları için de kaynak kitap olma niteliği taşımaktadır.

Irak Türkmen Folklorunda Halk İnançları

Bu çalışmada Irak Türkmen halk folklarunun önemli ve büyük bir parçasını oluşturan halk inançları hem yazılı hem de sözlü kaynaklardan yararlanılarak bilimsel ve karşılaştırmalı bir metotla  ele alınmış ve ortaya konulmuştur. Çalışmanın büyük bir bölümü, kendileriyle bizzat mülakat yapılan kaynak kişilerden derlenen ve tespit edilen bilgilere dayanmaktadır.

Çalışmada sadece halk inançları ele alınmış, bunun yanında geçiş dönemlerinde dini, bereket ve diğer eğlence merasimleri ve ritüelleri sırasında söylenen, hayatın çeşitli safhalarını yansıtan halk inançları  etrafında oluşan pratiklerde yer alan hoyrat, mani, tekerleme, efsane, masal, halk hikayesi, deyim, atasözü, bilmece, ninni, alkış-kargış, fıkra vb. gibi bütün halk edebiyatı unsurları da tespit edilip yazıya geçirilmiştir.

Yoksulluğun Tarihi

Çoğu toplumda yoksullar, kadınlar ve çocuklardır. Eğitim seviyesi düşük olan bu kişiler kültürlerinin “yetenek gerektirmeyen” diye nitelendirdiği işlerde çalışırlar. Fakat uzmanlar tarafından sosyal dışlanma olarak tabir edilen ve toplum içindeki yerlerine bağlı olarak başvurdukları hizmetlerin seviyeleri büyük farklılıklar göstermektedir. Bu her zaman önemli bir durum muydu? Yoksul, bizden biri mi olmalıdır hep? Yoksulluğun nedenler zamanla değişti mi? Yoksulluğun tanımı hep aynı mıdır? Yoksulluk bedbahtlığının zaman içerisinde muhtelif toplumlar arasında nasıl bir nasıl çözümleri vardır? Bu kitap, bu sorulara ve dünya tarihindeki yoksulluk araştırmalarına odaklanır. Ne için yoksulluk ve niçin dünya tarihi? Aslında cevap oldukça basit! Her gün, akşam haberlerinin bizlere gösterdiği hayatların temel niteliklerini anlayıp geçmekten daha fazlasını yapabiliriz. Eğer gerçekten söylenildiği gibi para tüm kötülükleri kaynağıysa, bugünün çatışmalarının ve yarının musibetlerinin kökeninde yoksulluğun izleri sürülebilir.

Çanakkale’nin Küçük Casusu

Halkı köy meydanına toplayan askerlerden Hüseyin devam etti: “Gayrı d üşmanları topraklarımızdan temizlemedikçe yaşamak haram bize! Alabildiğiniz kadar yiyecek ve eşya alıp, düşün yollara. Yoksa bunlar küçük büyük demezler, hepinizi keserler. Haydi, çabuk olun!” Torunlarına sarılan nineler…

Bastonuna yaslanarak ayakta durmaya çalışan dedeler… Ağlaşan gözlerle birbirinden medet uman küçüklü büyüklü çocuklar… Hepsi de kaderleriyle baş başa, olup biteni anlamaya çalışıyorlardı.

Ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemez hâlde, öylece kalakalmışlardı. Bu kez arkadaşı sert çıktı:

“Çabuk olun! Tez elden gidin buralardan! Durmayın!” Bu çıkış üzerine kendilerine gelip, hazırlık yapmak üzere hızla evlerine dağıldılar. Ama içlerinden küçük Mehmet gün gelecek, yörenin küçük casusu olacak, gerektiğinde sağır ve dilsiz rolü de yaparak hepsinin intikamını alacaktı.