Seçimden Koalisyona

Çağdaş demokratik bir toplumda yaşayan her insan için, siyasal karar alma sürecine katılım, yaşamının vazgeçilmez ve süreklilik taşıyan bir boyutudur. Bir toplumun sağlıklı karar alabilmesi için, kişilerin, siyasal nitelikli konuları anlayabilmeleri, onlara ilişkin görüşlerini ifade edebilmeleri gerekir. Ancak sorun bundan ibaret değildir. Kişiler arasında farklı, hatta ters, görüşler olması doğaldır. Bu durumda kişilerin görüşlerine saygılı bir toplum nasıl karar alacaktır? Kişilerin tercihlerini en iyi biçimde değerlendiren bir oy verme sistemi nasıl oluşturulabilir? Toplumsal tercih kuramı ışığında, grup karar yöntemleri ve seçim kuralları bu soruları yanıtlarını bulmaya çalışmaktadır.Demokratik bir toplumun vazgeçilmez özelliği kişilerin örgütlenerek kendi çıkarlarını savunmalarıdır. Bu neden demokrasiler için önemlidir? Bu bağlamda siyasal partileri rolü nedir? Bu sorular toplumun bilgilendirilmesi sorunu bağlamında ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Öte yandan, demokratik bir toplumda seçim süreci farklı görüşteki siyasal partilerin parlamentoda temsil edilmesi sonucu doğurmaktadır. Bu temsilin biçimine bağlı olarak siyasal partiler arasında bazen çekişmeler, bazen de uzlaşmalar olmaktadır. Partilerin koalisyon oluşturmak yoluyla hükümet kurmaları bu bunun somut bir örneğidir. Demokratik yaşamda büyük önem taşıyan koalisyonların oluşturulması süreci nasıl ele alınır? Bir koalisyonun istikrarı ne demektir? Siyaset bilimi yazınında, bu sorulara başta oyun kuramı olmak üzere çeşitli yöntemlerle ele alınmaktadır.İlk baskısı 1999 yılında yapılan bu kitabın gözden geçirilmiş yeni baskısında, bu tür sorunlara ışık tutmaya yönelik kuramsal çalışmalar, eski ve yakın çağlar tarihinden, Türkiye ve diğer ülkelerin siyasal yaşamından alınmış basit örnekler yardımıyla, genel okuyucunun izleyebileceği bir dille ele alınmaktadır. Eklerde ise daha derinleşmek isteyen okuyucuya yardımcı olacak teknik bilgiler verilmektedir.

Kuyucaklı Yusuf 80 Yaşında

Toplumsal yapıyı, ezilen halk ya da köylü sınıfının durumunu ele alan romanların öncüsü ve Sabahattin Ali’nin başyapıtı olan Kuyucaklı Yusuf 80 yaşında…

Kuyucaklı Yusuf, romantizmin doğal-yapay karşıtlığına indirgenebilecek bir değerler sistemi üzerine temellendirilmiştir. Bundan ötürü metinde beliren kasaba-doğa, yozlaşmışlık-masumiyet, ölüm-yaşam ve yapay insan-doğal insan gibi ikili karşıtlıklar, bütünlüğü olan felsefi bir anlam üretirler. Roman, sözünü ettiğim kültür bağlamı içerisinde okunursa, Sabahattin Ali’nin haksız düzene, Marksist açıdan değil de, hain ve kötü zenginlerle iyi ve yoksul halk arasındaki ayrımı vurgulayan romantik bir tavırla yaklaşmasının nedeni de açıklanmış olur.

Berna Moran,

“Soylu Vahşi Olarak Kuyucaklı Yusuf”

Yaratıcı Cennet

Bu güzel mandalaları boyayarak ruhunuzun derinliklerini keşfe çıkın. Her boyamadan sonra, içinizdeki yaratıcı enerjinin harekete geçtiğine, zihninizi işgal eden duygu, düşünce ve sorunlara çok daha farklı açılardan bakabildiğinize şahit olacaksınız. Yaratıcı Cennet hem çocukların hem de yetişkinlerin hayal dünyasını şaşırtıcı biçimde zenginleştiriyor…

Rumeli Kabusu

Tırnova 1883: Rumeli Kabusu, hem kendi üretimleri hem de Bant Mag. dergisindeki çalışmalarıyla tanınan çizer Sadi Güran ve müzisyen/yazar J.Hakan Dedeoğlu’nu bir araya getiriyor.

Kitap, 1883 yılında, Osmanlı döneminin resmi gazetesi Takvim-i Vakai’de yayımlanmış ve imparatorluğun Rumeli topraklarında yer alan Tırnova’da geçen, gerçek ve tüyler ürpertici bir olayı anlatan bir mektuptan ilham alıyor. Popüler kültür tarihinde de kendine yer edinen ve Osmanlı’da bilinen, ilk vampir/hortlak hadisesi olarak geçen bu esrarengiz olaya odaklanan kitap, mektupta anlatılanlara birebir sadık kalırken, tam olarak neler yaşanmış olabileceğini de hayal ederek anlatıyor.

Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Sayı: 2 / 2014

Alanında uzman akademisyenlerin kaleme aldığı, birbirinden değerli makaleleri, derlemeler ve tebliğleri sizlerle buluşturan Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi bu sayısında yer alan konular şu şekildedir;

Konu Başlıkları

  • Uluslararası Bir Suç Kategorisi Olarak Soykırım Suçu ve Diğer Uluslararası Suçlardan Farklı Yönleri, Prof. Dr. Yusuf Aksar
  • Türkiye’de Elektronik Genel Kurulların Ortakların Oy Haklarının Kullanımına Etkisi, Doç. Dr. Yakup Ergincan – Özgür Bülbül
  • Bildirim Süresini Çalışarak Geçiren İşçinin Mahkemece Geçersizliği Tespit Edilen Fesih Sonrasında İşe
  • Başlatılmaması Halinde İhbar Tazminatı Talebi, Yrd. Doç. Dr. Seçkin Nazlı
  • Kefilin Halefiyet Hakkı Kapsamında Sigorta Alacağını Talep Hakkı, Dr. Damla Küçük
  • Kıbrıs’ın Kuzeyinde 1974 Göçü Sonrası Yerleşme ve Kentleşmenin Hukuksal Boyutları, Mustafa Erçakıca
  • AİHS 15. Ek Protokol: Ne Anlama Geliyor?, Onur Uraz
  • 2015 Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) Kurgusal Dava Yarışması, Hazırlayanlar: Seden Anlar – Sena Karaduman – Damla Timur – Batuhan Ersoy

KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu)

Sendikalar ve siyaset ilişkisi üzerine zengin bir deneyim hazinesi vardır. Sendikalar tarihi, tecrübeler, kazanımlar ve kayıplar tarihidir. Yeni sürecin inşasında bu deneyimlerden faydalanabilir.

Türkiye’de fiili meşru bir hat üzerinde “enternasyonalist devrimci sendikalizmin” yeniden teorik bir temeli ve programı oluşturulup bunun üzerinden bir örgütlenme inşasına girişilebilir.

Sendikalar bugün basit toplu sözleşmeler ve hükümetlerin tek taraflı önerilerine boyun eğmekle kapitalizmi yaşatan örgütlere dönüşmüşlerdir. Sendikalaşma oranı Türkiye’de çok düşüktür. Güçlü bir sendika olmadan ne grev olur, ne Tis olur. Sendikalarda krizi tartışan ve yeni arayışlar içerisinde olanlar tarafından, emeği ve sınıfı örgütleyecek devrimci sendikal bir anlayışla fiili meşru zeminde sendikaların yeniden kurulmasına ihtiyaç vardır.

Birileri Kesk’in sürekli yetersizliklerini ve hatalarını öne çıkartıyor. Sendiksiyaset ilişkisinde sorunlar yaşanmıştır.Ancak bu sorun, sendikalar için iki yüz yıllık bir sorundur ve dünya sendikal hareketinin bıraktığı miras üzerinden Kesk de hatalar yapmış, ancak bunu aşmaya da çalışmıştır. Kesk, hatalardan dönebilme yeteneğini her zaman gösterebilmiştir. Bu yüzden Kesk hala bir umuttur.

Seminer Ödevi Nedir, Nasıl Yazılır?

Seminer ödevi nedir?
Seminer ödevi yazmanın yararları nelerdir?
Araştırma konusu nasıl belirlenir?
Etkili sunuş taktikleri nelerdir?
Seminer ödevi kapağı nasıl hazırlanır?
Ödevin yazı ve sayfa düzeni nasıl olmalı?

Gibi sorulara cevap bulabileceğiniz,ödev,araştırma,sunum ve tez hazırlarken yararlanabileceğiniz bir kitap.Bu kitap ile birlikte artık daha iyi sunumlar hazırlayıp
ödev ve proje teslimlerinizde daha başarılı olabilirsiniz.