Ziyaret-i Evliya

İstanbul’da mağfiret toprağına defnedilen ve dindarların ziyaretgahı olan ulu evliya hazretlerini önceki sene mübarek Ramazan’da feyizli kabirlerini ziyaret münasebetiyle teberrüken cevlan-ı dindarane başlığı altında Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’ne yayımlatmış olduğum makaleleri genişleterek Hadikatü’l Evliya’da Nakşibendiyye, Kadiriyye, Çeştiyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Rifaiyye, Mevleviyye, Bedeviyye, Dusukiyye, Sa’diyye ve Şazeliyye tarikatlarının silsileleriyle, büyük pirler ve ulu şeyhlerin biyografileri beyan edilerek yazılmış olmakla bu defa da Halvetiyye ve Şa’baniyye tarikatlarının şeyleri silsileleri ile mübarek menkıbelerini adı geçen makalelere ilave ederek Ziyaret-i Evliya adıyla ayrıca kitap şeklinde neşretmeyi ve dini eserler tetkikiyle kudsi alemle zevk bulan irfan huzurlarına çıkarmayı arzu eyledim.

Şu âcizin eserinin muhtevası itibarıyla teberrüke yakışır ve uğurlu olması, neşri hususunda cesaret ve şevkimi artırdığından hatalarımın afv ve bağış nazarı ile görülmesini okuyuculardan rica ederim.

Hocazâde Ahmed Hilmi

 

İstanbul Bir Kervansaray (Mı?)

Prof. Dr. Sema Erder’in 1990-2014 yılları arasında göç, kentleşme, gecekondulaşma gibi konular üzerine yaptığı çalışmaların Dr. Nesrin Uçarlar tarafından derlendiği bu eser, terk edilen ve göç edilen kentlerin sosyolojik dönüşümünü, gecekondulaşmanın fiziksel ve sosyal izdüşümlerini, yerel yönetimleri irdelemektedir. Erder bu eserinin ilk bölümünde farklı göç türlerine bakmakta ve bu göç türleri sonucu oluşan yeni tabakalaşmaları, yeni kent yoksullarını incelemekte; ikinci bölümde gecekondu ve gecekondulunun tarihsel süreç içinde kazandığı yeni anlamları, kent yönetimlerini ve onların gecekondulara bakışını ve politikalarını tartışmaktadır.

Devam eden üçüncü bölümde ise, İstanbul’a içeriden ve dışarıdan bakışa ve İstanbul’un göç eğilimlerine tepkisini incelemekte, göç eden farklı grupların yerleşme stratejilerini, yaşam tarzlarını ve dönüşen mekanları değerlendirmektedir. Son bölümdeki yazılarda ise Erder, merkezî hükümet ve yerel yönetim politikalarını ele almaktadır. Kitabın sonunda ise Erder okuyucuyla, çalışmalarını şekillendiren ve akademik bakışını resmeden metodolojik yaklaşımını paylaşmaktadır. İstanbul Bir Kervansaray (mı?), sadece göç üzerine çalışanları değil, farklı disiplinlerdeki akademisyenlerin, hatta herkesin ilgisini çekebilecek bir eser niteliğini taşımaktadır. Sınıfsal, kültürel, siyasal kimlikleri, entelektüel birikimi farklı oldukça, her okuyucu üzerinde farklı izler bırakacaktır.

İstanbul’u bir kervansaray gibi, neredeyse yüzyıllardır sayısız yolcuyu ağırlamış bir han gibi düşünmek, okuyucuyu da bu yolculardan biri yapmakta, bu kervansaraydaki kadın yolcuların sürekli daha az görünür olmaya çalışırken, bazı erkek yolcuların hancı rolüne soyunacak kadar cüretkâr olmalarını, hayretle ve yeniden fark etmelerine yol açmaktadır.

– Dr. Nesrin Uçarlar

Sihirli Dahiler

Elektriği, telefonu, bilgisayarı icat eden, dâhilerin hayatını incelemeye hazır mısınız?

  • Leonardo Da Vinci
  • Mimar Sinan
  • Graham Bell
  • Thomas Edison

Bunlar bize yetmez diyorsanız, arka kapağı okumayı bırakın ve kitabı okuyun.
Dâhilerin, dehalarına çok şaşıracaksınız.

İkonoloji

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Kasım 2005
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 16,50 x 23,50 cm
Basım Dili : Türkçe
Orijinal Dil : İngilizce
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Sayfa Sayısı : 288
Barkod : 9799759821707

Bitki Biyokimyası

Değerli okuyucular; giderek artan dünya nüfusunun besin gereksinimini karşılamanın temel çözümlerinden biri de bitki biyokimyasının iyi anlaşılması ve bu bilgilerin uygulamaya aktarılarak bitkisel üretimin aktarılmasıdır. Zira bitki biyokimyası ile yakın ilintisi olan uygulamalar hali hazırda hızlı nüfus artışından kaynaklanan küresel besin ihtiyacına çözüm aramaktadır. Bitki biyokimyası kültür bitkilerinin verimli çeşitlerini üretmede önemli bir araçtır. Sizler bu bitki biyokimyasının birkilerin moleküler mekanizmalarını araştıran temel bilim olmasının ötesinde, üretime katkı sunan ve böylelikle gelişmesi devrim niteliğinde sayılabilecek uygulamalı bir alan olduğunu da fark edeceksiniz.

Otuz yılı aşkın eğitim tecrübelerinin ürünü olan Bitki Biyokimyası kitabı moleküler biyoloji biyoteknoloji gibi çeşitli konularıda genel bir bakış açısıyla vermeyi amaçlamaktadır. Kitapta bitki metabolizmasının ilkeleri kolay ve anlaşılır bir biçimde verilmekte ve ayrıntıya girilmemektedir. Biyoteknoloji göz önüne alınarak, gerekli olduğu yerde bitki kimyasının endüstriyel uygulamarına ait örnekler bulunmaktadır. Genel biyokimya üzerine çok sayıda kitap bulunduğundan temel makromoleküllerin (amino asitler, karbonhidratlar, proteinler ve nükleotidler vb.) yapı ve işlevi ile enzim katalizi hakkında bilgilere yer verilmemiştir. Bu nedenle bu kitap genel bir ders kitabı ve özel bir ders kitabı arasında bir ara yüz olarak irdelenebilir.

Kitapta yukarıda bahsedilen hedeflere ulaşmak için, bitki fiyolojisi hücre biyolojisi moleküler biyoloji biyoenerji çalışan ve sekonder metabolitler gibi disiplinlerle ilintisi değerlendirildi. Bitki bilimlerinin farklı sektörleriyle çalışan yöntemler ve sonuçlarının bütünleşmesiyle bir bitkinin nasıl işlev gördüğü hususunda siz öğrenciler ve bilim insanlarına katkı sağlayacak verimli bir kaynak kitap hazırlandı.

Değerli öğrencilerimiz ve meslektaşlarımız bitki biyokimyası kitabının bu güzel ülkemizin gelişmesine katkı yapması dileklerimizle.

A. Süheyl Ünver Hayatı Şahsiyeti ve Eserleri

Çağımızın dünya çapındaki en büyük kültür tarihçilerinden olan A. Süheyl Ünver’in seksen sekiz yıl süren ömrünün hülasasıdır. Süheyl Ünver Türk’le alakalı her sahaya nüfuzla tarihimizi dünden bugüne bağlıyan mühim ve müstesna bir şahsiyettir… Türk tarihinin yekpare bütünlüğü içersinde sürekliliğine olan inançla kitap ve makaleler neşreder, el yapması sanat eserleri üretir, örnek bir arşiv kurar, nihayet öğrenciler yetiştirir. Onun en büyük keşiflerinden bir kısmı yazarın da aralarında bulunduğu bugünkü toplumumuzda mühim mevkilere gelmiş öğrencileridir. Eser onun gerçekten zor bir sanat olan bir hayatı nasıl başarıyla tezyin ettiğinin de hikâyesidir. Yayınlanmasının üzerinden on yıl bile geçmeden bu eser, klasik kitaplar arasına girmiş, iki farklı damarı bir sarmala dönüştüren Süheyl Ünver rönesansını başlatmıştır.

İflah Olmaz Optimistler Kulübü

Umudun yeşerttiğini yıkmaya kimsenin gücü yetmez

Michel Marini rock’n’roll ve Cezayir Savaşı’nın hüküm sürdüğü 1959 yılında on iki yaşında bir çocuktu. Michel yaşıtlarının aksine amatör olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyor, dur durak bilmeden kitap okuyor ve Denfert-Rochereau Meydanı’ndaki Balto adlı kafede kendisinden yaşça büyükleri langırtta yeniyordu. Bir gün uzun süredir içinde ne olduğunu merak ettiği ama hiç girmediği arka odaya girdiğinde ise bambaşka bir dünyayla tanışacaktı. Bu odada İflah Olmaz Optimistler Kulübü adıyla toplanan, Demir Perde’nin ardındaki ülkelerden kaçıp canlarını kurtarmak için sevdiklerini ve ideallerini arkasında bırakmış insanlarla tanıştı; Igor, Leonid, Sacha, Imré, hatta dönemin ünlü yazarları Joseph Kessel ve Jean-Paul Sartre. Bu odada eski anılar, Sovyet yılları, çarpıcı hayat hikâyeleri ve güçlü dostluklarla karşılaşan Michel, bir yandan hayatı öğrenmeye, diğer yandan da kendine bu dünyada bir yer edinmeye çalışacaktı.

Ancak bu kulübün üyelerini birbirine bağlayan korkunç bir sır vardı ve Michel bu sırrı öğrendiğinde hayatının kontrolü ellerinden kayıp gidecekti. Çünkü o da diğerleri gibi iflah olmaz bir optimist olarak kalacaktı.

“Büyüleyici bir dönem kitabı… Sizi arada ağlatacak, çoğunlukla da gülümsetecek bir roman.”

– Le Figaro

“Lüksemburg Bahçesi’ni ve Paris’i hiç görmemiş olsanız bile bu romanı okuduktan sonra içinizde tuhaf bir nostalji hissinin doğmasına engel olamayacaksınız.”

– Die Welt

“Kısaca söylemek gerekirse okuduğum en iyi kitaplardan biri.”

– L’Express

“Benzersiz bir dille, eşine az rastlanır bir zarafetle yazılmış bu roman dönemin politik çalkantıları ile bir gencin naif dünyasını ustalıkla bir araya getirmiş.”

– Le Point

“Bu kitap tüm okullarda okutulmalı!”

– Magazin-forum.de

“İlk sayfadan son sayfaya kadar sizi kendine hayran bırakacak büyüleyici bir roman.”

– n-tv.de

“Okuduğum en iyi kitaplardan biri… Kitaplığımda bulunduğu için şanslıyım.”

– Sunday Express

“Edebiyat çevrelerini sarsacak bir roman, gerçek bir şaheser!”

– La Parisienne

“Hem akıcılığıyla elinizden bırakamayacağınız hem de size entelektüel bir şeyler verecek o nadir kitaplardan.”

– Basler Zeitung

“Usta işi… Zaman zaman komik, zaman zaman üzücü ama her zaman içten. Okuyucuyu kalbinden yakalıyor.”

– L’Humanité

“Olağanüstü… İflah Olmaz Optimistler Kulübü’yle usta bir yazarın doğuşuna tanıklık ediyoruz.”

– Lire

“Çok katmanlı bir roman. Aile dramı, politik roman, yirminci yüzyılın korkunç olaylarını anlatan tarihî bir roman ve bir büyüme hikâyesi… Bunların hepsi İflah Olmaz Optimistler Kulübü’nde bir araya gelerek büyüleyici bir dönem portresi yaratıyor.”

– Kultiversum.de

“Ne kitap ama! Kalın olmasına rağmen insan daha da uzun olmasını istiyor.”

– Wilhelmhavener Zeitung