Monet – 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri

İzlenimci hareketin kurucularından ve modern zamanların tartışmasız en etkili ressamı Claude Monet hakkında ustaca hazırlanmış detaylı bir kaynak.

Renoir, Sisley ve Manet ile ilişkilerini o dönem toplumunun tarihsel bağlamı içinde anlatan kapsamlı bir biyografi.

Üslubunun ve tekniğinin derinlikli analizi eşliğinde Claude Monet’nin en önemli çalışmalarından oluşan etkileyici bir galeri.

Geleneksel sanat dünyasını cesurca reddeden ve yeni bir resim formu kuran Claude Monet hakkında titiz bir inceleme.

500’den fazla çarpıcı röprodüksiyon ve fotoğraf eşliğinde resimli bir kaynak kitap.

Büyük Türkiye Yükseliş

“…Türkiye diplomasiye önem vermelidir. Artık savaşlar karadan, havadan ve denizden asker yürüterek değil, diplomasi yolu ile kazanılmaktadır. Dış işleri büyük politika izleyip yürütülmelidir. Sözü dinlenen ve görüşlerine önem verilen bir millet olmalıyız. Batı’nın dümen suyunda gitme ve devamlı Batı’ya taviz verme politikasına son verilmelidir. Aktif, milli ve çok yönlü bir dış politika izlenmelidir. Dış politikada Türk Dünyası ile bütünleşmek ve İslam Dünyası ile azami ölçüde yakınlaşmak hedef alınmalıdır. Dış politikada milli hedef, milli strateji ve milli politika tespit edilmelidir…”

Kabakçı Mustafa

Reşad Ekrem’in dilinde tarih gerçek hayattan daha canlı, daha güzel, daha büyülü…

Osmanlı tarihi, son iki yüzyılında, ilerleme ve aydınlanma çabalarına karşı kurulu düzeni sürdürme yanlılarının önayak olduğu isyanların tarihidir. Lale Devri’nin aydınlığını 1730’da Patrona Halil İsyanı karartmıştı. Fransız Devrimi’nin yapıldığı 1789 yılında tahta oturan 3. Selim’in yenileşme çabalarıyla ve “türlü iç ve dış gailelerle” geçen on sekiz yıllık dönemini de “Kabakçı Vakası” denilen kanlı bir ayaklanma kapadı (1807). Reşad Ekrem Koçu “Türkiye’de devlet gücüne indirilen en ağır darbelerden biri olan” bu isyanı ve başlıca aktörlerini tarihçi titizliği, romancı yaratıcılığıyla ele alıyor.

Din Psikolojisinin 100’ü

İslam Kültürünün Zihin Evreni

Din Psikolojisinin 100’ü, “Kavram Haritaları Serisi”nin kitaplarından biri olarak hazırlandı. Bu seri, dinî ilimlere ait kavramları 100, 200 ve 300 kelimelik bölümlere ayırarak açıklamayı hedeflemektedir.

  • Din psikolojisinin temel kavramlarını, sıkılmadan ve akıcı bir biçimde okuyabileceksiniz.
  • Kavramları kısa ve net bir biçimde öğrenmenin keyfine varacaksınız.
  • Harf sırasına göre değil, önem sırasına göre bir akış tercih edildiği için kavramları kolayca anlayabileceksiniz.
  • Kavramların farklı dillerdeki karşılıklarını bulabileceksiniz.
  • Sizlere sunduğumuz bu seriyle, alanla ilgili ciddi bir birikime ve İslam kültürünün zihin evrenine sahip olacaksınız.

Kur’an’i Ahlak

Kur’an ahlakına farklı bir açıdan bakınca dokuz ahlak çeşidini ortaya koyduk. Bunlardan birincisi olan bilim ahlakının üzerine dayandığı değerleri tespit ettik. Akıl, düşünme, gönül, bilgi, şüphe, özgürlük gibi değerler bilimsel ahlakın üzerinde yüceldiği değerlerdir. Bilimsel ahlak kendi sınırlarını koyabilmeli ve kendi hukukunu oluşturabilmelidir. Bilimsel özgürlük adına bilimsel araştırmalar anarşi yaratmaya dönülmemeli. Bilimsel özgürlük hayal ve ihtiras ile bir araya gelmez ve gelmemelidir. Hayal ile ihtiras iç içe girince insanı azgınlaştırır, sınır ve hukuk tanımaz hale getirir. Bunun için akıl, düşünce ve bilgi denen bilimsel ahlakın sınırlarını yani hukukunu belirlemelidir.

İleri Düzeyde Pascal

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : 2002
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 16,50 x 23,50 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Sayfa Sayısı : 415
Barkod : 9789756812600

Demir Ağaç

Kitaplar, kurumuş çiçeklere hayat veren taze bahar rüzgârlarına benzer, kitap okumayan, gitgide kurur ve en sonunda da solar. Kitap okuyan ise kırda açan bir çiçek gibi etrafına unutulmaz güzellikte kokular salar. Onlar otların arasındaki papatyalar gibidir, öyle ki kirlenmemiş yaprakları, gelecekle ilgili hayalleri belirler okumasını bilen için bazı insanlarda tıpkı kitap gibidir. ’Okumasını bilen için’ diyorum. Çünkü insanları okuyabilmek, her babayiğidin harcı değildir. Bunun için gönül lisanı denilen bir dilden anlamak gerekir. Bu ayaklı kitapların yüreklerini açıp içindeki sayfaları karıştırdığınızda, her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekler. Benim bahçemi süsleyen papatyanın adı. Duygu’ydu. O, okuduğum en güzel iki ayaklı kitaptı O’nun her anı, her sözü bana can veren kutsal bir kitabın satırı gibiydi. Onu okumak, hayallere ulaşmaya eşdeğerdi. O’na dokunmak ise dünyadayken cennete dokunabilmek gibiydi. O, benim Hacer-ül Esved’ imdi. O okyanusta gün görmemiş saflıktaki beyaz incimdi. Keşke o inciye hiç dokunmasaydım, içimdeki karanlığı ona bulaştırıp güneşini bulutla örtmeseydim…

Cümlelerin omurgası olan kelimelere vurgu yapmaktır hayat, yani kelimelerle anlatırsın hayatı…

AB Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi

Dünya kaynaklarının artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamada yeterlilik düzeyinin azalması, bireylerin, işletmelerin ve ülkelerin tüm sektörlerde kaynakları daha etkin kullanmalarını zorunlu kılmaktadır. Diğer taraftan dünya genelinde tartışılan liberalleşme politikaları, işletmeleri küresel rekabetle karşı karşıya getirmektedir. İşletmelerin rekabet stratejilerinde 1980’li yıllara kadar ucuz işçilik ve hammadde tedariği öncelikli iken, 1980’li yıllardan sonra Ar-Ge’ye dayalı rekabet stratejileri önem kazanmıştır. Nitekim çağımızın bilgi çağı olarak adlandırılmasının temelinde de bu yaklaşım yatmaktadır. Ar-Ge’nin temelinde ise doğru verilere dayalı karar alma süreçleri yer almaktadır.

Doğru verilere dayalı karar alma modelleri ile işletmecilik kararlarının alınmasının kaynak kullanımında sağladığı etkinlik, bugün gelişmiş ülkelerde gerek işletme düzeyinde ve gerekse ülke düzeyinde veri sağlayacak kurumsal yapıların oluşturulmasını beraberinde getirmiştir. Bunun en önemli örneklerinden birisi AB “Çiftlik Muhasebe Veri Ağı” (ÇMVA)”sistemidir.

AB ortak tarım politikası kapsamında, tarım sektörüne tahsis edilen kaynakların amaçlar doğrultusunda etkin kullanımını sağlamak, uygulanan politikaların sonuçlarını değerlendirmek ve ileriye dönük politikaları belirlemek amacıyla, üye ülkelerde standart şekilde uygulanan muhasebe kayıtları ile elde edilen verilere olan gereksinim, 1965 yılında bu muhasebe sisteminin oluşturulmasını gündeme getirmiştir. 2009 yılından itibaren ülkemizde de pilot uygulamaları başlatılan bu muhasebe sistemi, bugün 54 ilde uygulanmaktadır. Diğer taraftan söz konusu muhasebe sistemi, ülkemizde üniversitelerde ders olarak okutulmaya da başlanmış bulunmaktadır. Ayrıca, ÇMVA muhasebe sistemine göre tarım işletmelerinden kayıt toplama ve veri analizi, yeni bir istihdam alanı olarak da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Fakat, farklı kayıt ve veri analiz yöntemine sahip olan bu muhasebe sistemi ile ilgili olarak, yeterli bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kitabın, başta araştırmacılar olmak üzere, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgili personeline, öğrencilere, muhasebecilere ve çiftçilere faydalı olacağı kanaatindeyim.

Mahallenin Kayıp Delisi

“Bu kitaptaki sözcükler, benim ruhumla, hayata bakış açımla, yaşadıklarımla muazzam şekilde örtüşüyor. Çabucak, doyasıya okudum. İfade gücü mükemmel. Okurun kendini bulacağı bir kitap, tebrik ederim.”