Alice in Wonderland

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Kasım 2014
Basım Yeri : Türkiye
Boyutlar : 13,50 x 19,00 cm
Basım Dili : İngilizce
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Sayfa Sayısı : 16
Barkod : 3990000029159

SSCB’de Komünist Muhalefet Troçkistler Cilt 1

Bir devrimin başına gelecek ilk şey muhalefettir. Öncelikle yıkılan düzenin kalıntıları düşmez yakasından. Tarihin tekerini tersine çevirmeye çalışanlardan kurtulmak için verilen var olma mücadelesi devrimin saflarında gedikler açar, cesaret kırar, zihinleri karartır. Bu atmosfer devrimin aşırı hızlı gittiğinin, hatta durması gerektiğinin en nihayetinde varacağı yere vardığının düşünülmesi için oldukça bereketlidir.

Rusya’da 1917 proleter devrimi üç yıl süren iç savaştan zaferle çıkmıştı ancak harap olmuş ve kaynaklarını neredeyse tüketmişti. Devrimi yapan işçilerin önemli bir kısmı cepheden dönememiş, dönenler de takatsiz kalmıştı. Yardıma gelecek dünya devriminden umudu kesmeye başlayan işçi sınıfı Sovyetlerdeki ağırlığını yitirerek, iktidarı, giderek bürokratikleşen devlet aygıtına kaptırdı.

Devrim artık dev bir memur kitlesinin elindeydi. Gittikçe artan ayrıcalıklarını istikrara kavuşturmaya can atan bu habis kitle, bir yandan, kendisine mal ettiği iktidarı işçi sınıfına karşı ilelebet elinde tutmanın yollarını ararken, beri yandan da yeniden güçlenen burjuvazinin rekabetini kırmaya çalışıyordu.

İşte bu koşullarda bir işçi muhalefeti, bir sol muhalefet öncelikle fabrikalardan ve devrimi yapan partinin bağrından, Bolşeviklerin arasından yükseldi. Devrim’i ve Bolşevizm’i gasp eden bürokrasi ve onun yozlaşmış sözcüleri, bu muhalefeti kendi geçmişlerinden koparmak için yeniden adlandırmakta gecikmeyecekti: Troçkistler…

Anlatılan Rusya’da ve dünyada proleter devrimin sürekliliği için mücadele eden Bolşevizm’in yenilgisinin hikâyesidir. Devrimi yapan kuşağın kurşuna dizilmeden önceki son mücadelesi, komünizmi kapitalistlerin korkulu rüyası olmaktan çıkaran bürokratik düzenin inşası, sınıf savaşımının bir başka yüzü… Sovyetlerde dolaşan hayalet: Troçkistler

Toplumu Savunmak Gerekir

“Hayatta ne yapılıyor? Yüksek memurlar sendikası ve bunun gibi başka kurumlar ne yapıyorlar? Tam da o hukuku, gerçekte hükümdarlığın hukuku olan şu ünlü biçimsel, burjuva hukukunu yardıma çağırmaktan başka ne yapıyoruz? Sanırım burada bir tür darboğaza düşüyoruz, sonsuza dek bu biçimde yürütemeyiz: disiplinci iktidarın etmenleri, disiplin karşısında hükümdarlığa başvurarak sunurlanamaz.” Michel Foucault’un 1976 yılında verdiği derslerin notlarından oluşan Toplumu Savunmak Gerekir, iktidar ilişkilerini çözümleme yolunda savaş modelinin yerindeliğini araştırıyor. Foucault’ya göre iktidar ve direniş ilişkilerinin mantığı hukukun değil savaşımın mantığıdır. Artık sorun, siyasetin, savaşın başka araçlarla sürdürülmesi olduğunu öne sürmenin yerinde olup olmadığını bilmektir. Yirminci yüzyıl bu önemli düşünürü, ırklar savaşına ilişkin söylemleri ve fetih anlatılarını çözümleyerek, toplumu “biyoiktidar”dan ve devlet ırkçılıklarından korumaya girişiyor.

Kenarın Kitabı

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Ocak 2014
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,00 x 19,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 291
Barkod : 9789750514166

Sıfır Tehlikeli Bir Düşüncenin Yaşamöyküsü

Uluslararası New Scientist dergisinin U.S. muhabiri olan Charles Seife’nin aynı zamanda Scientific American, The Economist, Science, The Sciences, ve başka dergilerde de yazılar yayımlandı. Yale Üniversitesinden M.S. derecesi vardır ve Washington D.C.’de yaşamaktadır. Babilliler icat etti, Yunanlılar yasakladı, Hintliler ona tapındı, ve Hristiyan Klise onu sapkınları savuşturmak için kullandı. Bugün sıfır gökfiziğinin tam ortasında çalışan bir saatli bombadır. Sıfır doğu kökenli felsefi bir kavram olarak doğuşundan Avrupa’da kabul edilme savaşımına ve bir kara deliğin gizemi olarak yüceltilmesine dek sıfır sayısını izliyor. Bu gizemli sayının anlamı konusunda savaş veren düşünürler – sıfır üzerine çatışmaları bilimin, matematiğin, ve dinin temellerini sarsan ilimadamları ve gizlemciler, evrenbilimciler ve dinadamları bu kitaptalar. Charles Seife’nin güzel ve nükteli anlatımı bizi Aristoteles’ten alıp Pisagor, Descartes, Kabalacılar, ve Einstein üzerinden süperyay kuramına götürüyor. Yokluk gibi yalın bir kavramla bağlantılı bir düşünceler evreninde kısa ve doyurucu bir gezi. “Sıfır: Tehlikeli Bir Düşüncenin Yaşamöyküsü bir rakamanı eski Atina’dan Los Alamos’a dek düşünürlerin kafasını nasıl karıştırmış ve onları nasıl büyülemiş olduğunu eğlenceli ve merak uyandırıcı bir biçimde betimliyor. Charles Seife yokluk kavramı ve onun gösterişli ikizi sonsuzluğun uygarlığın ve felsefi düşüncenin temellerini defalarca köklü değişimlere uğratmış olduklarını beceriyle gösteriyor. Eğer matematiğe ya da bilime zaten düşkünseniz, bu kitabı zevkle okuyacaksınız; eğer değilseniz, kitabın sonunda olacaksınız.” -John Rennie, Scientific American’ın Baş Editörü- “Charles Seife yokluktan son derece eğlenceli birşey çıkarmış. Yalnızca sıfırın öyküsünü anlatarak Sefie bir tek matematiğin değil ama aynı zamanda bilimin, felsefenin, dinbilimin, ve giderek sanatın canlı ve büyüleyici bir öyküsünü sunuyor. Umut vaadeden genç bir bilim yazarı için ortama etkileyici bir giriş. -John Horgan, The End Of Science’ın Yazarı-

Şehir Kaçkınları: Makarna Fabrikası

Kılkuyruklar için büyük macera başlıyor! Büyük şehirden uzaklaşıp, kırlara, büyük büyük büyükbabalarının yaşadığı köye geri dönecekler.

Bay Kılkuyruk’un hep yanı başında tuttuğu eski şurup şişesinin her şeyi kolaylaştıracağı kimin aklına gelirdi?

Peki ya makarna fabrikası sandıkları eski bir su değirmeninin onlara ev olacağı?

Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini

Bu kitapta, hukukçu olan yazar, siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji, etnoloji, eğitim bilimi, psikoloji vb. bilim dallarından topladığı verilerle güncel tartışmaların konusunu oluşturan azınlık kimdir; etnik, dinsel ve dilsel kimlikler; azınlık-çoğunluk ilişkileri; farklı kültürlerin korunması; lehçe ve ana dili farkı; din ve mezhep farkı; ana dilinde eğitim ve bu eğitime başlama zamanı ve süresi; azınlık dillerinin kamusal yaşamda, mahkemelerde, kamu kurumlarında, radyo ve televizyon yayınlarında, trafik ve yol işaret ve levhalarında kullanılması; halk ve yerli halk kavramları; bireysel haklar, grup hakları ve kolektif haklar; farklı kimliklerin kamu yönetiminde ve siyasal yaşamda temsili; özerklik, federasyon ve kendi kaderini tayin hakkı gibi konulara açıklamalar getirerek farklılıkların barış içinde birlikte yaşamasının hukuki zeminini sunuyor.