Dahi Kurtarıcı

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 22,00 x 22,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : Kuşe
Sayfa Sayısı : 203
Barkod : 9789752304697

İhracatçı ve İthalatçılar için Elektronik Ticaret

Küresel rekabet ortamında uluslararası pazarlarda daha etkin bir şekilde faaliyette bulunabilmek için, elektronik pazar yerlerini kullanarak ihracat ve ithalat yapmak zorunluluk haline gelmiştir. e-ticaretin ilk aşamalarında yüz yüze iletişim olmaması nedeniyle karşı tarafa olan güvenilirlikle ilgili problemler yaşanmaktadır. Bu kitapta, e-ortamda güvenilirlikle ilgili elektronik pazar yerlerinin uygulamalarına ve ihracatçı ve ithalatçıların alması gereken önlemlere yer verilmiştir. Ayrıca elinizdeki kitapta, dünyanın en önde gelen elektronik pazaryeri olarak kabul edilen alibaba.com’a üye olarak ihracat için müşteri bulma ve ithalat için uygun tedarikçi ve ürün bulma işlemleri detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. “İhracatçı ve İthalatçılar için Elektronik Ticaret” adlı eserin yazılmasındaki ana amaç; elektronik ortamda ihracat pazarlamasıyla ilgilenen veya ithalat yapmak isteyen girişimcilere, öğrencilere ve diğer ilgili bireylere elektronik ortamda dış ticaret işlemleri yapabilmeyi öğretmektir. Söz konusu eser, ihracat ya da ithalat yapmayı düşünen veya yeni başlamış küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle, dış ticaret eğitimi veren çeşitli kuruluşlar, fakülteler ve yüksekokullar için temel bir kaynak kitap özelliği taşımaktadır.

Eğer Ben Sen Olsaydım ve Kompü-Kid

Çocuğun hakları, kendi isteğiyle gelmediği bu dünyaya, daha doğmadan önce başlar. Sağlıklı bir ortama doğmak, sağlıklı büyümek ve sağlıklı bir vatandaş olmak her çocuğun en doğal hakkıdır.Evet, insanlar ‘çocuk‘ olarak doğarlar. Fakat büyüdükten sonra, dünün çocukları -erginler, sanki kendileri hiç çocuk olmamışlar gibi davranırlar. Ve çocuklar “görülür ama işitilmezler.”Toplum, sosyalleştikçe, beklenilenin tersine, çözüşüyor ve insanoğlu yeni bir kimlik arıyor. Biz yetişkinler çocuklarımızı, onların “çocuk olma” ve “çocukluğu çocuk gibi yaşama” ve benzer hakları yanında, bu karmaşa çağının getirdiği sorumluluk ve yükümlülüklere hazırlamak zorundayız. Çocuklarımıza, çok bildiğimiz ve uyguladığımız ‘sevgi‘nin yanında geleneklerimize pek uymayan ‘saygı‘yı da göstermesini öğrenmeliyiz.Engelli Çocuklar, işte kendisine yeni bir kimlik arayışında olan şaşkın insanoğlunun kendi saygınlığım kazanması için ona gerçekçil bir şans veriyor. Materyalistik bir dünyanın esiri olan insan, eğer yaşamın efendisi olmak istiyorsa, özürlü çocuğunu da baştacı yapmak zorundadır.

Videonun Eylemi

Video eylemin teorisini ve pratiğini bir araya getiren bir kılavuz kitap.

Ulus Baker videonun eylemini şöyle tanımlıyordu Maurizio Lazzarato ile bir yazışmasında: “Medyatik olmayan, yani medyanın karşıtı olması gereken somut insan düşüncesi tarafından oluşturulmuş, medya tarafından yakalanamaz, bizi röntgenci konumundan çıkartıp gören konumuna getiren yeni bir Olay kavramına ihtiyaç duyuyoruz… Biz buna videonun eylemi diyeceğiz…”

1990’ların ortasından itibaren Türkiye’de video eylemciliğin kısa eleştirel hikayesini anlatan Videonun Eylemi’ne Ulus Baker, Maurizio Lazzarato, Hito Steyerl, Angela Melitopoulos, Ayşe Uslu, Gülsüm Depeli, Ege Berensel, Gürşat Özdamar, Oktay İnce, Özge Çelikaslan, Alper Şen, Belit Sağ, Funda Başaran, Sibel Tekin, Onur Metin, Genç Sinema Hareketi, Video Aktivist Şebeke, Witness Video Kollektif, Indymedia, Karahaber, Videa, Balıkbilir, Seyr-i Sokak, bak.ma, Artıkişler, Çapul TV, Ankara Eylem Vakti ve Vitopya Video Kollektif katkıda bulundu.

Tarihi Fotoğraflarla Mermer Kule’den Ayvansaray’a İstanbul’un Karasurları

İçindekiler:- İstanbul’un Karasurları- Mermer Kule’den Yedikule’ye- Yedikule ve Altın Kapı- Yedikule Kapısı- Yedikule Kapısı’ndan Belgrad Kapısı’na- Belgrad Kapısı- Silivri Kapısı- Silivrikapı Hipojesi- Mevlevihane Kapısı- Mevlevihane Kapısı’ndan Topkapı’ya- Topkapı’dan Edirnekapı’ya- Sulukule Kapısı- Edirnekapı- Edirnekapı’dan Tekfur Sarayı’na- Tekfur Sarayı- Sur Planları- Seçilmiş Kaynakça

Osmanlı’dan Günümüze Türk Toplum Yapısı

Türk sosyolojisinin önemli bir dinamik alanını oluşturan yapısal araştırmalar, gün geçtikçe kültürel alanda yerini ve rolünü almaktadır. Okuyacağınız bu araştırma, tamamen gelenekli Türk toplum yapısının Osmanlı’dan günümüze- yönelik temel sorunlarının bir yorumudur. Geçmiş olaylara tasviri bir biçimde yaklaşan gelenekli yöntem yerine, Tarihselci bir yaklaşım izlenerek, daha ziyade olaylara sosyolojik, antropolojik, ekonomik ve siyasal görüşlerin yansımalarını da kazandırmak suretiyle, günümüze kadar uzanan seyri incelemiştir.

Bu araştırma, toplum yapımızdaki kültürel yozlaşma ve sosyal gerginliklerin alt yapısına yönelik bir yaklaşımın ürünüdür. Tamamen, Tarihselci yöntemin ışığı altında yapısal sorunlar, özellikle stratejik merkezi yönetim biçimi, fertlerin rol, statü ve normu kapsayan oriantasyonları sistematik bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Böylece, günümüz olaylarının oluşturduğu sorunlar, tarihsel köklerine yönlendirmek suretiyle, gerginliklerin hangi koşullar altında ortaya çıktığı hususu aydınlatmaya çalışılmıştır.