Ceza Muhakemesi Hukuku Kapsamında Sosyal Medyadan Elektronik Delil Toplama ve Değerle…

İnternete erişim, son yıllarda evrensel bir hak olarak tanınmış, insanlara su ve elektrikten sonra ulaştırılan en yaygın hizmet haline gelmiştir. İnternetin itici gücüyle de gerçek hayat ile sanal hayat arasındaki açı daralmış, sanal hayat; gerçek hayatın izdüşümü haline gelmiştir. Sanal dünyanın bu cazibesi, özellikle sosyal medyayı, bireysel ve organize suçlular açısından, gerçek kimliklerini de ortaya koymadan suç işleyebilecekleri, sınırları tanımlanamayan bir suç mahalli haline getirmiştir.

Bu çalışmada; gelişen dünya ile de entegre kalmak suretiyle, Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında, özellikle sosyal medyadan, elektronik delil toplama ve değerlendirme konusu uluslararası mevzuat ve yüksek mahkeme kararları kapsamında incelenmiş, siber suçlularla daha sağlıklı mücadele için bir kısım çözüm önerileri sunulmuştur.

Ayrıca; sosyal medya platformları arasında lider konumunda olan “facebook”un kişisel veri toplama ve yargı süjeleri ile işbirliği ve bilgi paylaşım politikaları detaylı bir şekilde araştırılmıştır.

Özne Hayatı Konuşunca

Hem dünya genelinde hem de Türkiye’de, çok az sayıda “temellendirilmiş kuram” (grounded theory) çalışması var. Sosyal bilimlerde ve özellikle sosyolojide en önemli yöntem tartışmalarından biri, yapı-fail veya sistem-özne ikiliği üzerinedir. Burada yapı veya sistemi daha önemli kabul eden yaklaşımlar (örneğin, Althusser’in Marksist yapısalcılığı, Lacan’ın büyük öteki olarak adlandırdığı simgesel yapı) ile özneyi daha ön plana alan yaklaşımlar (örneğin, Foucault’nun postmodern iktidar kuramı, mikro sosyolojiler) arasında çok ciddi bir yöntemsel farklılaşma vardır.

Yapıya öncelik tanıyanlarda beliren meta-kuramsal yaklaşım, öznenin toplumsal eyleme süreçlerinde daha tali kaldığını öne sürmüşlerdir. Meta-anlatılara karşı çıkan yaklaşımlar ise günlük hayat pratiği içinde faillerin eylemlerinin asıl olduğunu veya öncelikle araştırılmayı gerektirdiğini fakat bu eylemlerin her mekân, zaman ve toplum biçimine genellenemeyeceğini iddia etmişlerdir. Birey veya özne, nesneleştirildiği bir bağlamda bile, kendi hayatını konuşmaya çalışır. Elinizdeki kitap, çeşitli meslekten/kimlikten öznelerin kendi hayatları içinde yaşadıkları sorunları tanımlama ve bunlara çözüm bulma yollarını göstermektedir.

Burada dikkat çeken nokta, öznelerin sorunları tanımlama ve çözüm bulma yollarının hiç de kendilerine özgü olmadığını, toplumdaki çeşitli faktörlerden (kültür, din, politika, piyasa vb) etkilendiğini görmektir. Kitapta iki özgünlük dikkat çekicidir: ilk olarak öznelerin, sorunları tanımlama ve çözme yöntemleri; ikinci olarak da sosyologun bunları formüle etme biçimi. Aytül Kasapoğlu’nun derlediği Özne Hayatı Konuşunca, bilim insanlarının Türkiye’de “temellendirilmiş kuram” alanında yaptıkları ilk kapsamlı çalışma olmanın yanı sıra, toplumsal hayatın önemsiz gibi görünen konularında sorun yaşayan öznelerin, kendi sorunlarının ve çözüm yollarının nasıl da farkında olduklarını göstermek açısından önemli bir niteliğe sahiptir.

Türkiye’nin Modernleşmesinde Kadınlar

Türkiye’nin Modernleşmesinde Kadınlar, 1839’dan Günümüze başlığını taşıyan bu kitap Cumhuriyet tarihi boyunca toplumsal cinsiyete dair kimliklerin ve ilişkilerin dönüşümünü siyasal lider eşlerinin hayat hikâyelerine odaklanarak anlamayı amaçlıyor. Siyasal lider eşlerine atfedilen toplumsal roller ve onların kişisel deneyimleri arasındaki ilişki, iktidar ve cinsiyet arasındaki karşılıklı bağlantıya dair önemli ipuçları sunmakta. Siyasal iktidar ile modernleşmenin karşılıklı olarak birbirini dönüştürdüğü tarihsel süreçlerde, her biri bir döneme damgasını vurmuş siyasi liderlerin eşlerinin hayat hikâyeleri, ilk kez yaşam tarihi yaklaşımıyla Osmanlı’dan günümüze bütün bir Cumhuriyet tarihini kapsayacak şekilde bu çalışmada bir araya geliyor.

Mevhibe İnönü’den Berin Menderes’e, Rahşan Ecevit’ten Semra Özal’a kimi zaman kendi sözcükleri, kimi zaman en yakınlarının anlatımıyla aktarılan hayat hikâyeleri toplumsal ve siyasal tarihe başka bir gözle bakmayı sağlıyor. Kadın tarihini yazmak açısından önemli yöntemsel katkılar sağlayan bu yeni bakış açısı yıllara yayılan bir süreçte gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmelerinin yanı sıra Osmanlı’dan günümüze toplumsal cinsiyete ilişkin toplumsal ve siyasal anlayışları ortaya çıkaran kapsamlı bir arşiv araştırmasına dayanan bir analiz ortaya koyuyor.

Türkiye’de kadın tarihine yönelik çalışmalar arasında en kapsamlı çalışmalardan biri olma iddiasını taşıyan kitap bu yönüyle toplumsal cinsiyet alanında var olan çalışmalara olduğu kadar, Türkiye’de sosyal tarih alanına da önemli bir katkı sağlıyor. Öte yandan kitapta kullanılan kavramsal yaklaşım da siyasal iktidar, toplumsal cinsiyet ve modernleşmeyi bir arada anlamaya yönelik tartışmalar üzerinden özgün bir kavrayış geliştirmeyi deniyor.

“…Bu fotoğrafta bakanı çeken, duraklatan, bakışını ele geçirdi mi hemen bırakmayan bir şey var. O şeyin ne olduğunu ancak şöyle tanımlayabilirim: Modern olanı yakalamaya duyulan naif bir arzu… Bu arzuyu böyle sadelikle dile getirivermiş olmak, belki de bu arzunun kendisinin sadeliğinden ileri geliyordu. Bir rol model olarak şöyle ya da böyle görünme ya da bir imaj çalışması değil; taklit etmek hiç değil. Bir kişisel deneyimin kendisi olarak modern ve aynı zamanda hep ulaşılamaz uzak bir hedef olarak modern olma…”

Okul Öncesi Çocuklar İçin IQ Zeka Geliştiren Oyunlar 6

Pedagog ve uzman eğitimcilerin katkılarıyla hazırlanan bu kitap 4-7 yaş çocuklarda eğlenerek severek şekilsel, sözel, sayısal algılamayı, problem çözme yeteneğini geliştirmeyi, hızlı düşünmeyi ve uygulamayı hedeflemiştir.
Çocukların sayı, harf, şekil kavramını öğrenirken IQ zekasını geliştirecek ve pozitif katkı sağlayacacaktır. 
Kitabın İçindekilerden Bazılarını Şöyle Sıralayabiliriz:
Boyamalar
Labirentler
Şekil Tamamlama
Noktaları Birleştirme
Nesneler Arası Fark Bulma
Zeka Geliştirici Matematik Oyunları
Sayısal, Sözel, Şekilsel Algılamayı Destekleyici Oyunlar

Merak Ettiklerimiz

Vücudunuza, Yanardağlara, Kutuplara, Medeniyetlere ve Gezegenlere hızla yolculuk etmeye hazır mısınız?

Vücudumuzun Yapı Taşı – Hücreler

Dünya Denizleri

Çöller

Ormanlar

Yıldızların Hayat Döngüsü

Uzayın Keşfi

Bunlar bize yetmez diyorsanız, Mars’ı, Neptün’ü ve Cüce Gezegenleri bu kitapta bulacaksınız.

Sıkıldığınız ansiklopedileri rafa kaldırın, bu kitap aradığınız tüm sorulara cevap verecek…

Nutuk (Ciltli)

Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas, ancak tam istiklâle malik olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık görülemez.

Yabancı bir devletin himaye sahipliğini kabul etmek, insanlık vasıflarından mahrumiyeti, acz ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Hakikaten, bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Halbuki Türkün haysiyeti ve izzet-i nefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evlâdır!…

O hâlde, ya istiklâl ya ölüm!

– Mustafa Kemal Atatürk

Halvet

Gizlice yürütülmesi gereken sıra dışı bir kayıp vakası…

Makamları arasında fersahlarca mesafe olan, birbirine taban tabana zıt fikirlere sahip insanları yan yana getiren gizemli bir soruşturma…

Olayı araştırmak için görevlendirilmiş çömez bir asayiş memuruyla, emniyetten ihraç edilmiş tescilli bir ayyaşın ve cevval bir gazetecinin yollarını kesiştiren baş döndürücü olaylar…

Alışılagelmiş kayıp öykülerinin çok ötesinde, polisiye klişelerini yerle bir eden, yüksek temposu ve gerilimiyle de okuyucuyu sürekli diken üstünde tutan nefes kesici bir serüven…

Yazarın akıcı üslubu sayesinde kolay kolay elinizden bırakamayacağınız, sayfalarının sinema perdesine dönüştüğü bir kitap bu. Satırların aralarına serpiştirilmiş gizemleri çözdükçe zihninizdeki merakı tetikleyecek bir müptelalık zerk edilecek damarlarınıza. Sadece gerilim ve heyecan değil, içine hicranın da sindiği sayfaları çevirirken acı dolu gerçeklerin ağzınızda bırakacağı zakkum tadını hissedeceksiniz.

Muhatabınızın sağ gösterip sol vuran bir yazar olduğunu sakın unutmayın!
Uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız, gerilimin zirve yaptığı, kalbinizi yerinden çıkaracak bir son sizi bekliyor.

Elbette bu maceraya çıkmaya cesaretiniz varsa…