Atmeydanı’nda Ölüm

Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı 4. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızadeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor.

1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor.

Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.

Büyük Ressamlar Gauguin

Cezanne’ın dünyasını, eserlerini ve onun sanatından neler öğrenebileceğinizi keşfedin. Yaşadığı dönemdeki toplum ve sanatın onun eserlerini nasıl etkilediğini, ailesi ve dostlarının sanatı üzerindeki etkilerini, eserlerindeki aşk, yaşam ve ölümle ilgili ipuçlarını… 100’ün üzerinde kaliteli renkli resim ve illüstrasyonla herkes için Cezanne’ın yaşamının ve sanatının derinliklerine büyüleyeci bir bakış…

ArtBook Matisse

Çarpıcı ve saf renklerin ustası Henri Matisse, Fovizm akımının öncülüğünü yapmış ve sanat hayatı boyunca bir anlatım aracı olarak büyük önem verdiği renkle iç içe olmuştur. Oymabaskı, taşbaskı, kuru kazı ve karma baskı teknikleriyle ilgilenmiş, denge ve düzen arayışını, iyimserlik, hazcılık ve ince bir duyarlılıkla betimlediği resimlerinde sürdürmüştür. Hayatının son dönemlerinde kendine has bir teknik olarak uyguladığı kesme modellerle başyapıtlarını ortaya koymuştur.Bu kitapta, sanatçının hayatını ve yaşadığı dönemin olaylarını bütünlüklü bir bakışla inceleme olanağı bulacaksınız.

Hisse Senedi Yatırımcısının Korunması

Serdar Karababa, tasarruflarını hisse senetlerine bağlayan yatırımcıların, özellikle de küçük yatırımcıların hukuki yönden korunmaları gerekliliği fikrinden yola çıkarak, Hisse Senedi Yatırımcısının Korunması adlı eserini oluşturmuştur.

Yatırımcının korunması açısından düzenlemelerin varlığının yanı sıra onların uygulanabilirliği de son derece önemli olduğu tezini savunan yazar, Türk Yargı Sisteminin, Sermaye Piyasalarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde hızla yapılandırılmasını önermektedir. Ayrıca olası menfaat kayıplarının önüne geçmek için kararların teknik mekanizmaya uygun olarak verilmesi gerekliliğine de dikkat çekerek, ilgili pek çok konuda yeni bakış açıları geliştirmiştir.

Kitap, hem hissedarların, hem yatırımcıların hem de Sermaye Piyasalarında görevli kimselerin yararlanabileceği önemli bir kaynak niteliğindedir.

Paris’te Bir Karınca

Çünkü Büyük Başarılar
Küçük Zaferlerle Başlar

Girişimcilikteki başarısını uluslararası alana taşıyan bir gencin hikâyesi

Girişimci Ruhu Diye İşte Buna Denir!

Bir girişimci için şirket kurmak istediğinde en önemli şey hayallerinin peşinden gitmektir. Marc Vidal’in bir girişimci olarak daha on yedi yaşından itibaren hayatına prensip edindiği bu kural onu bugünlere getirdi. Sonuçları iyi de olsa kötü de olsa bir şirket kurma yolunda ve fırsat yaratma konusunda Marc hep en iyi bildiği şeyi yaptı: gözlemlemek, araştırmak, dinlemek ve analiz etmek. 

Bu kitapta Marc Vidal, iş dünyasındaki ilk tecrübesinin ona hayat ve şirketler hakkında verdiği önemli dersleri kendi hayat hikâyesi üzerinden bizlerle paylaşıyor. 

Kırklarında bir adam dünyanın en önemli şirketlerinden biriyle görüşmeye gider. Chicago’da saat üçü geçiyordur, adamın projesine verilen teklif ise gayet yüksektir. 

Ancak adam tamamen mantık dışı davranıp teklife hayır der. Çünkü şirket yetkilileri milyonluk tekliflerinin ne kadar cazip olduğundan bahsederken adam, daha on yedi yaşındayken Paris’te gördüğü bir karıncayı ve sonrasında başına gelenleri anımsamıştır. Oraya kadar hayallerinden vazgeçmek için gitmemiştir.
Paris’te Bir Karınca işte bu hikâyeyle başlıyor; yazarın kendi ağzından anlattığı gerçekçi ve eğlenceli hikâye on yedisinde bir gencin hayalini kurduğu şeyi başarma macerasını konu alıyor. 

Yazar on bölümlük bu kitapta, Paris denen koca şehirde beş parasız ve tecrübesiz bir gencin deneyip yanılıp, yenilikler peşinde koşup, zor kararlar verip yaratıcılığını kullanarak sonunda kendi çapında dünyanın en sevimli şirketlerinden birini, “14 Çinli ve Bir İspanyol A.Ş.”yi nasıl kurduğunu gösteriyor.

 “Yenilik yapmak her şeyin başında gelir, girişimci dediğin de ekibini her açıdan tanımayı ve onlar için yeni alanlar yaratmayı öğrenmelidir. Paris’te Bir Karınca da işte tam bunu konu alıyor ve nasıl başarıya ulaşılacağını gösteriyor.”

Rodolfo Carpintier

“Marc Vidal tekrar tekrar okunmayı hak eden bir yazar. İnsanın kendi şirketini kurma ve geliştirme macerasının ne kadar güzel olduğunu gösteriyor.”

Daniel Lacalle

“Bu kitap tüm işletme okullarında okutulması gereken küçük bir inovasyon kılavuzu gibi. Hayaller, meydan okumalar ve bütün bir süreç ilham veren, gerçek bir hikâyede toplanmış.”

Didac Lee

“Kaçırılmaması gereken o treni yakalamak için insana umut ve cesaret veren bir hikâye.”

Xaiver Verdaguer

“Fırsatlar en beklenmedik anlarda insanın karşısına çıkar. Sadece gözünü dört açmalı ve bu fırsatların akışına kendini kaptırmalısın. Vidal’in kitabıyla neleri fırsata dönüştürebileceğinizi göreceksiniz.”

Elena Gómez del Pozuelo

“Bu harika kitap içinizdeki girişimci ruhu uyandıracak.”

Alejandro Suarez

Marc Vidal, İspanyadan ünlü bir girişimci ve ekonomi analistidir. Aynı zamanda şirketler ve kurumlar için inovasyon danışmanlığı yapan Vidal, televizyon kanallarıyla da çalışmakta ve uluslararası konuşmalar yapmaktadır.

İlk başlarda büyük firmalar için çalışmış ancak daha sonra start-uplar ilgisini çekmiştir. Avrupa ve Amerika arasında onlarca şirket kurmuş ve teknoloji bazlı şirketlere yatırımcı olarak katılmıştır.

İspanya’da internet üzerinde en etkili insanlar arasında seçilen Vidal’in blogu da 2009’da EuroBlogs Awards üçüncülük ödülüne layık görülmüş ve girişimcilik konusundaki en önemli on İspanyolca blog arasında gösterilmiştir.

Amerika ve Avrupa’daki çeşitli üniversitelerde ve işletme okullarında hocalık yapan Vidal, Madrid Politeknik Üniversitesi Yeni Ekonomi araştırma grubu arasında yer alıyor.

Dublin ve Miami arasında yaşasa da göçebe hayatıyla nam salmış durumda olan yazarın iki kitabı daha bulunmakta.

Terazi Aylık Hukuk Dergisi Sayı: 49 Eylül 2010

İlk başlangıç kolay değildi, dergi yayıncılığı bizim için oldukça yeni bir alandı. Özellikle başlarda yazarların, yayın kurulunun, editörlerin, tasarım kadrosunun koordinasyonu bizim için biraz zorlayıcı oldu, ama bir o kadar da heyecanlı ve keyifliydi.

Aradan geçen beş yılda Dergimiz belli bir yayın çizgisine oturdu, hukuk dünyasında ciddi bir referans olarak kabul edilmeye başlandı. Dergimizde yayınlanan makaleler ve içtihatlar, avukatlar tarafından davalarda fikirlerini destekleyen argümanlar olarak sunuldu, hâkimler de kararlarını yazarken yine dergimizden faydalandılar.

Hızla geçen bu beş yıl içerisinde bize destek veren tüm okuyucu, yazar ve danışma kurulu üyelerimize teşekkür ederiz. Nice beş yıllarda da bu güzel birlikteliği sürdürmeyi dileriz.

Gündem yine yoğun, Terazi’nin elinize ulaşmasından kısa bir süre sonra halkoylaması yapılacak… 26 maddelik 5982 sayılı Kanun tümüyle oylanacak…

Adli ara verme bitecek ve arkasından Meclis yeniden çalışmaya başlayacak; hukuk dünyası yeniden olağan yoğunluğuna geri dönecek…

Terazi ekibi olarak yine dolu dolu bir sayıyla sizlere ulaşıyoruz;

Hasan Dursun’un “12 Eylül 2010 Tarihinde Halkoyuna Sunulacak Olan Anayasa Değişikliğine Yapısal Bir Bakış” başlıklı yazısının, süreci enine boyuna değerlendiren bir çalışma olarak ilginizi çekeceğine; Müslüm Akıncı’nın “İdari Yargıda ‘Duruşma’” başlıklı yazısının karşılaştırmalı hukuk çalışması anlamında ufuk açıcı olduğuna; Adem Kartal’ın “Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Sırasında Tesadüfen Elde Edilen Deliller” başlıklı yazısıyla belki de hiçbir zaman gündemden düşmeyecek bir konuyu ele aldığına; Zekeriya Yılmaz’ın “Yargı Harçlarında ve Yargılama Giderlerinde 6009 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler ve Getirilen Yeni Düzenlemeler” başlıklı ve Hüsamettin Uğur’un “İmar Kanununun 42. Maddesi Hakkında Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı ve Sonrasında Oluşan Hukuksal Durum” başlıklı yazılarıyla yine tartışmalı ve güncel konuları değerlendirdiğine inanıyoruz…

Burada anamadığımız ve ilginizi çekeceğine inandığımız makaleler ve köşe yazıları da dergimizin sayfalarında sizleri bekliyor. (Önsöz’den)

Minikler İçin Meditasyon

Meditasyon benzersiz bir iç huzur sağlarken kaygıları dindirir. Düzenli uygulandığında odaklanmaya da yardımcı olur. Çocuklar için hazırlanmış bu
meditasyon kitabı mevsimler boyunca süren bir gevşeme yolculuğu sunuyor. Resimlerle süslenmiş çeşitli egzersizler aracılığıyla küçükler ve büyükler
bir yandan birlikte eğlenirken bir yandan da bu köklü uygulamanın sayısız faydasını keşfedecekler!

Dominique Dumont, bir masaj terapisti, sunucu ve konuşmacıdır. Kurduğu Sihirli Minik Eller atölyelerinde okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocuklara masaja başlangıç eğitimleri vermektedir.

Karmaşanın Bilimi Kaos

Doğanın ve bilimin karmaşık yüzünü şekillendiren doğrusal-olmayan ve kaotik olayların disiplinlerarası bir anlayışla anlatıldığı bu kitapta bilim insanlarının, doğanın en karmaşık süreçlerini irdelemeleri için ne gibi metotlar ve çalışmalar yaptığı ele alınmıştır. Doğrusal-olmayan sistemler ve kaos alanında hem akademik hem de popüler bilim bakış açısıyla kaleme alınmış bu eser, dinamik biliminin geldiği son noktayı gözler önüne sermektedir. Mühendislik, fizik, kimya, matematik, biyoloji, istatistik gibi farklı alanlarda çözümü aranmasına rağmen genellikle çok disiplinli bir yaklaşımla çözümü mümkün olan kaotik olayların anlaşılmasında kullanılan kavramların, modellerin ve terimlerin hem deneysel hem teorik yanları geniş bir perspektifte anlatılmıştır. Bu eserde son yıllarda sıkça duyageldiğimiz kaos bilim dalının neyi konu aldığı, ne işe yaradığı ve temelde ne türden sorunlarımızı çözdüğü beş bölüm halinde ele alınmaktadır. Kaotik dinamiğin teorik ve deneysel temelleri yanında felsefi getirilerinin de tartışıldığı popüler bilim tarzındaki bu eseri; okuyucu, kendi amacına uygun olarak lisans ve lisansüstü düzeyde kaynak ya da ders kitabı niteliğinde de kullanabilir. Bu kitabın yurdumuzda kaos üzerine yazılmış bulunan diğer kitaplardan en önemli farkı; çeviri olmaması, literatür bilgisi yanında yazarların bu alandaki özgün akademik çalışmalarını da içermesidir.