Camiu’l-Usul (19 Cilt Takım)

Nasıl ki Kur’ân-ı Kerîm tek bir kitapta toplanmış ise, sünnetin en önemli malzemesini büyük ölçüde ihtivâ eden Kütüb-ü Sitte’nin de tek bir kitapta toplanması, tekrarlardan arındırılması, şüphesiz güzel ve faydalı bir düşüncedir.İbnu’l-Esîr, Câmiu’l-Usûl min Ehâdîsi’r-Rasûl (veya fî Ehâdîsi’r-Rasûl) adlı kıymetli eseriyle, bu güzel düşünceyi kuvveden fiile çıkarmıştır. İbnu’l-Esîr, Kütüb-ü Sitte’nin tamamını bir araya getirmeyi başarmış ve bu hizmetiyle tarihte haklı bir şöhret kazanmıştır. Bu eser Buharî,Müslim, Muvatta, Ebû Davud, Tirmizî, ve Nesaî’deki hadîslerin tamamını ihtivâ etmektedir. O, bu kitaplardaki hadîslerin tekrar edilenlerini terk ederek, hepsini bir araya getirmiştir.

Devletin Pozitif Yükümlülükleri Ekseninde Özel Hayata Saygı Hakkı

Günümüzde insan haklarının devlete yüklediği yükümlülüklerden yola çıkılarak negatif-pozitif hak ayrımının önemli ölçüde yaygınlık kazandığı görülmektedir. Ancak devletin yükümlülüklerinden hareket edilerek hakların böyle bir sınıflandırmaya tabi tutulmasının eleştiriye açık boyutları bulunmaktadır. Nitekim insan haklarının devlete getirdiği baskın yükümlülüklerle özdeşleştirilerek negatif ve pozitif haklar biçiminde kesin bir sınıflandırılmaya tabi tutulması eleştiriye açık bir yaklaşımdır. Söz konusu yaklaşımın benimsenmesi durumunda -negatif hak- olarak sınıflandırılacak olan özel hayata saygı hakkının, pozitif yükümlülüklerden bağımsız düşünülmesi gerekecektir. Oysa özel hayata saygı hakkının gerçekleştirilmesinin devlete önemli pozitif yükümlülükler yüklemesi söz konusudur. 

Pozitif yükümlülüklerin negatif ya da pozitif hak anlayışından bağımsız olarak her bir insan hakkı için gündeme gelebileceğine ilişkin düşüncenin gelişiminde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yargısal uygulayıcısı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önemli roller üstlendiği dikkat çekmektedir. Mahkeme, özel hayata saygı hakkı da dâhil olmak üzere Sözleşme’de düzenlenen hakları, taraf devletlere pozitif yükümlülükler yükler şekilde yorumlamakta ve uygulamaktadır. 

AİHM tarafından insan haklarının etkili ya da aktif şekilde korunması düşüncesine dayandırılarak önemli ölçüde genişletilmiş olan pozitif yükümlülüklerin bireye ve bireyin haklarına olumlu katkılarda bulunmasına karşın, sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğine dair kavramsal ölçek henüz net bir biçimde belirlenebilmiş değildir. Dolayısıyla pozitif yükümlülüklerin tanımlanmasından ziyade, kapsamından yola çıkılarak anlamlandırılmasının daha doğru bir yöntem olacağını söyleyebiliriz. AİHM tarafından verilen kararlarda da pozitif yükümlülüklere ilişkin net bir tanım ortaya koymaktan kaçınıldığı, ancak söz konusu kavrama kapsamından yola çıkılarak geniş bir çerçeve çizildiği görülmektedir.

Kanije Müdafaası ve Cihad-Name-i Hasan Paşa

Osmanlı İmparatorluğu’nun yavaş yavaş duraklamaya başladığı bir dönemde, batılı kaynakların “Uzun Türk Savaşları” adını verdiği 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşının kırılma noktalarından biri 1601’deki Kanije müdafaasıdır.

Kanije Beylerbeyi Tiryaki Hasan Paşa’nın bu savunması, uzun savaş sürecinde Osmanlı askerinin maneviyatını yükselttiği gibi düşman ordusunun da savaş gücünü kırmıştır. Bu zafer üzerine İstanbul’da şenlikler yapılmış ve “Kanije Kahramanı” Hasan Paşa vezirlik makamına getirilmiştir.

Osmanlı’nın destansı savunma savaşlarının en önemlilerinden biri olarak görülen bu savunma, sonraki yıllarda menkıbevi bir hal alarak bugünlere ulaşmıştır. Savunmayla ilgili ilk dönem kaynaklarından biri olan Cafer Iyânî Bey’in Hasan Paşa’nın savaşlarıyla ilgili kaleme aldığı Cihâd-nâme-i Hasan Paşa adlı eseri, bu meşhur savunmaya bugün bilinenlerden farklı bir bakış açısı getirmektedir. Üstelik bu bakış, olayın meydana geldiği yıllarda kaleme alınan tarihlerce de desteklenmektedir.

Okur, bu kitapta, Cihad-name-i Hasan Paşa ve dönemin ilk kaynakları ışığında Kanije müdafaasına yeni ve farklı bir bakış açısı bulacaktır. 

Merasidü’l-Ittıla’ Ala Esmai’l Emkine Ve’l-Bika 1.Cilt

Merasidü’l-Ittıla, Bğdatlı bir müellif olan Safiyyü’d-din  Abdü’l Mü’min el- Bağdadi’nin kaleminden çıkmış bir eser olamkla birlikte esasen Yakut el-Hmavi’nin meşhur Mu’cemül -Büldan adlı eserin muhtasarıdır. İlim ehlinin Mu’cemül -Büldan ‘ı bir tarihi coğrafya kitabı olarak tanımasına karşın Merasidü’l-Ittıla’yı daha çok bir yer adları sözlüğü şeklinde tanımlayabiliriz. Eser 13. yüzyıla kadar özellikle İslam ülkelerinde bulunan yerler hakkında bilgi veren önemli bir başvuru kitabıdır.içerdiği bilgi insan yerleşkelerine ait kent kasaba gibi çeşitli meskun mahalleler ile dağ,ova,vadi,akarsu, deniz, göl, vb. beşeri ilginin dolaylı olarak gerçekleştiği coğrafi bölgelerin adlarının okunuşu ,teleffuzu, mesafe ve konumlarına ilişkindir.Ayrıca bu yer adlarının ortaya çıkışı, buralara dair önemli olaylar ve buray ait  meşhur kişiler hakkında malumatı da içerir.Eserin içerdiği yer adlarının alfabetik olarak sıralanması esasen  Yakut el-Hamavi’nin yetkin bir leksiroglafolmasının ürünü olarak pek çok esere göre ayırt edici bir vasfıdır. Merasidü’l-Ittıla’nın içerdiği mekan adlarının çeşitli tarihi edebi ve dini eserlerle ilk İslam fetihlerini anlatan megazi kitaplarında geçen adlar üzerinde yoğunlaşması önemli bir hususiyetidir.Safiyyü’d-din Abdü’l Mü’min asıl maksadı da bun tür eserlerde geççen yer adlarının doüğru okunuşunu sağlamak ve bu yerler hakkında okura bilgi vermektir. El-bağdadi’nin nispeten Yakut el-Hamavi’den farklı bir yol izlemiş olması Merasidü’l-Ittıla’yı esasen Mu’cemül -Büldan’ın bir girişi şeklinde okumayı ve yakut’un muhteşem eserinin muhtemel bir tercümesi için bir ön hazırlık olarak değerlendirmeyi salık verir. Elinizdeki kitap Arapça kaleme alıan üç ciltlik Merasidü’l-Ittıla eserinin birinci cildinin tercümesidir.

Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi Sayı: 1287 – Aralık 2014

Dosya: “Orhan Kemal 100 Yaşında!” – Alper Akçam, Mehmet Narlı, Zeynep Uysal, Ayşe Sarısayın

Kültür Gündemi: “1. Dünya Savaşı’nın 100. Yılında Romanımızın Ergenlik Çağına Bakış” – Atilla Birkiye

Medya Notları: “Kimliksel Karşıtlık – Düşünsel Kısırlık” – Nilgün Tutal, Korkmaz Alemdar, Aydın Çam

Yazılar: Cephedeki Yazarlar (Mehmet Rifat) – 35. Ölüm Yıldönümünde Behçet Necatigil (Hüseyin Alemdar) – Adalet Ağaoğlu’ndan “Dert Dinleme Uzmanı” (Haydar Ergülen) – Tuncer Uçarol’da Soyadına Direniş (Mahmut Temizyürek) – Gerçekçilik Açısından “Sahnenin Dışındakiler” (Tahir Abacı) – Üç Denizin Dalgaları (Sezer Duru) – Gurbeti de, Sılası da Olmayan Şairimiz: Özcan Yalım (Remzi İnanç) – Okurken 14 (Sabit Kemal Bayıldıran) – Ayırıcı Didaktik İmler ve Düzeltme İmi Sorunu (Nizamettin Uğur) – Basında Çeviri ve Çevirmen (Tozan Alkan) – Yeni Şiirler Arasında (küçük İskender) – Yeni Öyküler Arasında (Nalan Barbarosoğlu)

Şiir: Yüksel Pazarkaya, Arife Kalender, Nilay Özer, Elif Sorgun, Eyüp Orhun Köse, Gürhan Bıyıklı, Yalçın Ülker

Öykü: Ezgi Polat, Özlem Kiper, Rafet Uçkan

Varlık Kitaplığı: Son Akşam Yemeği / Yücel Kayıran (Soner Demirbaş) – Bitti Bitti Bitmedi / Vedat Türkali (Pınar Doğu) – Selimiye Bir Yokuştur / Oktay Akbal (Hasan Akarsu) – Rüyalar Masallar Mitler / Erich Fromm (Çiğdem Aldatmaz) – Atlas / Alperen Yeşil (Hüseyin Peker) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Şimdi Haberler (Gülce Başer)

Varlık bu ay da Bakış Açısı, Günler Geçer, Okurken, Çevirdim Dilim Yandı, Yeni İmzalar, Şiir Günlüğü köşeleri, Semih Poroy’un çizimleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Arşimed’in Hamamı

“Bilimi yerinden oynatın, size bir dayanak noktası vereyim!”Bir popüler bilim kitabı yazmak için, basın-yayından anlayan, mümkünse televizyonla içli dışlı, eli kalem tutan bir fizik uzmanı gerekir. Ama eğer iki fizik uzmanı bulunursa, işte o zaman ortaya Arşimed’in Hamamı gibi eğlenceli bir kitap çıkar.Arşimed’insesi hamamın dışında da o kadar hoş mudur?Şu ufolar neden hep Amerika’ya iner?Newton’un elmasının da arkasında bir Havva olmasın?İnsanla maymun arasında kaç halka eksik, kaç halka fazla?Big bang dedikleri bir kuru gürültü mü?Bilimle ilgili ünlü öyküler, kulaktan kulağa çarpıtılan söylenceler, yarım yamalak bilgiler, tadımlık imgeler… Sven Ortoli ve Nicolas Witkowski’ye göre, bunlar bilimden ayrılamaz. Dolayısıyla bu kitap, bilime ilişkin söylencelereni doğruluğunu ölçmek yerine, bilimin kitlelerce algılanışınınkısabir tarihini yapıyor, söylenceler en az bilimsel kuramlar kadar tutarlı çünkü!

Yunanca – Türkçe Arkaik Sözler ve Eylemsiler Sözlüğü

Hem Yunanca öğrenenler hem de bu dilin zengin dünyasını daha iyi anlamak isteyenler için bir başucu kitabı:
 
“Yunanca – Türkçe Arkaik Sözler ve Eylemsiler Sözlüğü bu alanda yapılmış çalışmalar ve tarafımızdan yapılan araştırma ve taramalar sonucunda elde edilen veriler temel alınarak hazırlanmıştır. Sözlükte yer alan maddeler tematik değil alfabetik sıraya göre dizilmiştir ve sözlük yaklaşık 5000 Yunanca arkaik söz, özdeyiş, kalıplaşmış yapı ve eylemsi içermektedir.
 
Yunan mitolojisinden çok sayıda sözcük ve söz, Ezop masallarından özdeyişler, çağdaş Yunan yazınında ve kültüründe canlılığını korumakta ve gerek yazılı gerekse sözlü anlatımda farklı iletişim durumlarında sık sık kullanılmaktadır. Bunun sonucu olarak sözlükte Yunan mitolojisine dayanan çok sayıda olay ve mitolojik figüre yer verilmektedir.

Antik Yunan kültüründe önemli yer tutan klasik düşüncenin temsilcilerinden kabul edilen filozof, tarihçi, politikacı, tragedya yazarı ve matematikçiler tarafından söylenmiş ve günümüzde özdeyiş özelliği taşıyan bazı sözlere de sözlükte yer verilmektedir.”

Din ve İdeoloji

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : 2012
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,00 x 19,50 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 182
Barkod : 9789754700480

11. Sınıf Coğrafya Özet

Bu özet kitap, okul müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Kitaptaki konular, ders kitabıyla uyumlu olarak sıralanmış ve açıklanmıştır. Hazırlanış amacı, öğrenciyi yoğun ve boğucu ayrıntılarla dolu yardımcı kaynaklardan kurtarmaktır. İhtiyaç olan her bilgi öz ve anlaşılır olarak bu kitapta yer almaktadır.
Uzun konu anlatımları yok, gereksiz bilgi yığınları yok, yorucu ayrıntılar yok. Doyurucu, eksiksiz ama yormayan bir kitap bu.

Konu anlatımlarında çok önemli noktaları uyarılarla belirttik. Bazı konuları daha anlaşılır görsellere çevirdik. Ünite sonlarında tarama testlerine yer verdik. Kendinizi sınamanız için dört yazılı sınav ve iki deneme sınavı koyduk.