Radyonun Sihirli Kapısı

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Nisan 2005
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,00 x 19,50 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 374
Barkod : 9789753425179

Milliyetçilik

Milliyetçilik çalışmaları sahasının yaşayan en önemli otoritelerinden Liah Greenfeld, bu abidevi eserde tarih, sosyoloji, edebiyat, ilahiyat ve siyaset bilimi gibi disiplinleri bir araya getirerek, modern dünyanın şekillenmesinde belirleyici olduğu kabul edilen beş ülkenin milliyetçilik tecrübelerini muazzam bir kurgu içinde ele alıyor. İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya ve ABD’deki modernleşme-milliyetçilik ilişkisini bu ülkelerin kendi dillerinden okuyan Greenfeld ortaya modernleşmenin, milletlerin oluşumunun ve milliyetçiliğin “hınç” ve “gurur” arasında salınan hikâyesini koyuyor.

Milliyetçilik, Greenfeld’in Türkçe baskı için kaleme aldığı ve milliyetçiliğin bugününe ışık tutan önsözüyle birlikte, milli kimliklerin geniş bir zaman dilimindeki oluşumu ve milliyetçiliğin politik sonuçları üzerine sıradışı bir analiz ve bir başucu kitabıdır.

“Liah Greenfeld muhteşem bir kitap yazmış… Çıtayı o kadar yükselti ki, artık milliyetçilik hakkında yazmak çok zor.”

– Michael Walzer, Institute for Advanced Study, Princeton

“Çok kapsamlı, bilgi dolu ve aydınlatıcı bir çalışma.”

– John Gray, New York Review of Books

“Adeta ansiklopedik bir eser… Greenfeld’in ortaya koyduğu emek sadece etkileyici değil, aynı zamanda kahramanca.”

– Walter Laqueur, The Washington Post Book World

Sosyal Bilgilerin Doğası

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Ekim 2013
Basım Yeri : Türkiye / Ankara
Boyutlar : 16,00 x 23,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Orijinal Dil : İngilizce
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 131
Barkod : 9786053645177

Ortaokul Türkçe Sözlük

Bu sözlük Milli Eğitim Bakanlığınca eğitim ve öğretim açısından incelenmiş, 12.11.1992 günlü ve 006959 sayılı yazıyla öğrencilere tavsiyesi uygun bulunmuştur.

Elinizdeki sözlük ortaokul için hazırlanmış yetkin bir sözlüktür. Okul kitaplarında geçen, günlük kullanımımızda yer alan sözcükleri, sözleri kapsamaktadır. Tanımlar sizlerin anlayabileceği bir yalın anlatımla verilmiş ve anlamlar bütünlük taşıyan örnek tümcelerle desteklenmiştir. Sözcüklerin dilbilgisi yönünden türleri (ad, sıfat, bağlaç, ünlem vb.) verilmiş, yabancı dillerden Türkçeye girmiş olan sözcüklerin hangi dilden geldikleri de ayrıca belirtilmiştir.

Ortaokul Türkçe Sözlük, okul hayatınız boyunca başvuracağınız eşsiz bir kaynaktır.

Varoluştan Ne Anladım?

İnsanlık, varoluşunun gizemini sorguluyor. Sadece kendisini değil, birlikte yaşadığı dünyayı, canlıların tümünü kavramaya çalışıyor. Sonra gök kubbeye ve ötesine bakıyor. Sonunun var olup olmadığını göremediği bir gök kubbe ve ötesi duruyor karşısında. Varoluşun merkezinde zannediyor kendisini. Yaşam denizinin içinde sürüklenirken, zerreler alemini bile zor fark ediyor. Maddenin çekiciliği etkisinde yılların akışında yaşayıp gidiyor. İnsanlık bilim adına çağlar boyu bir sonraki kuşaklara bayrak teslim ediyor. İki ayağının üzerine dikilmiş olarak biz insanlar, bu görüngüler dünyasında, çağımıza gelinceye dek, ne kadar dar bir algı alanında yol aldık değil mi? Bilgi altın madeni gibi değerliydi. İnsanlık paylaşmayı hala öğrenememişti. Varoluşun sırlarını çözmek istiyorduk, ancak hala kendimizi bilmiyorduk.  İletişim çağı ile birlikte bu kez bilgiye ulaşılırken, kirletilmiş bilgi kaosu içinde çırpınıyoruz. Teoremler ve yine teoremler. Her konuda ayrı yazılmış binlerce sayfa var. Formüller ve yine formüller. Her biri kendi bilimsel formülleriyle yazılmış konuları kavramak, bizim gibi sade insanlar için hiç de kolay değil.

Saf bilginin enerjisi o kadar güçlü ki, biz insanların bu günkü idrak düzeyinde taşıması mümkün değil. Bu nedenle algılarımızın kodları, idrak düzeyimize göre sinyaller oluşturuyor.

Makro kozmosun sonsuzluğunu, zerreler aleminin gizemini kavramak insanlık için kolay olmuyor.

Bilimin ilerleyişi hızlandıkça, insanlık olarak bizlere umut veriyor. Onca bilgi kitabını okudukça ne kadar az şey bildiğimizi daha iyi anlıyoruz. Bilim adamlarının açtığı her kapının ardında, bilinmezlik kervanına yeni kapılar katılıyor.

Makro da ilerlerken sonsuzluk deniziyle karşılaşıyor ve kaybolmaya başlıyoruz. Mikroya indikçe küçülen, küçüldükçe sonsuzluğun bu zerreler âleminden ürküyoruz. İnsanlığın öncüleri bilim adamlarımız gizemleri çözmeye çalışırken, karşılaştıkları yeni gizemlerle irkiliyorlar.

“Ne biliyoruz ki?” sorusuyla, ne kadar az şey bildiğimizi fark ediyoruz.

Paul Davie’nin söylemiyle, “Doğanın derinliklerinde gerçekleşen işlerin kompleksliği, dünyanın en zeki beyinleri tarafından dahi zor anlaşılıyorsa, bu işlerin birer tesadüf eseri olduğuna nasıl inanabiliriz?”

Tıkandığımız yerde ister istemez ilahi kitaplardaki bilgilere başvurmak zorunda kalıyoruz.

Bugün yeni kavrayabildiğimiz birçok konu, Kuran ayetlerinde 1400 yıl önce söylenmiş.

Ben de bu kitapta, ilgili konuları Kur-an ayetleri ışığında yazmaya çalıştım. Aslında yazdığım konularda, binlerce eser var. Big bang (Patla-açıl) teorisinden başlamak üzere, dünyamızın oluşumuna kadar bilimin ışığında var olan bilgileri bir arada sunabilmek düşüncesiyle, bu kitabı yazmaya başladım. Bu ön-sözün satırlarını yazarken tam üç yılın geçtiğini fark ettim.

Kitapta okuyucuya ağır gelmeyecek bir dil kullanmalıydım. Varoluşun dünya üzerindeki şuurlu varlıkları olan biz insanlarla ilgili yazılmış bilgilerden yol alarak, neler ortaya çıkarabilirim diye uzun süre araştırma yaptım.

“Varoluşta Ben” başlığı altında kendimde oluşan idrak düzeyi ile neler söyleyebilirdim?

Evrenin bilinen yasalarını, bu muhteşem canlı yaşamı, canlı yaşamın şuurlu varlığı insanla ilgili yazacaklarım ile bir bütünün kısacık, anlaşılabilir özetini verebilir miyim diye yola çıktım.

Youssouf Bey

YOUSSOUF BEY: The Charged Portraits of Fin-de-Siécle Pera is a two-volume special publication (Vehbi Koç Foundation, Istanbul, 2016) that accompanied ANAMED’s exhibition “The Characters of Yusuf Franko: An Ottoman Bureaucrat’s Caricatures”(26 January – 01 June 2017). The edited book of articles from this special edition has been recently republished by ANAMED and, thus, is available to a larger audience.

Yusuf Franko Kusa Bey (1856–1933), a high-ranking bureaucrat in fin-de-siècle Ottoman imperial administration, was also a talented caricaturist. Because of his duties in the Ottoman Foreign Ministry, and spending most of his life in Istanbul, he was both a member and an observer of high-society social circles in Pera [Beyoğlu]. Ambassadors, ministers, diplomats, famous opera singers, painters, Pashas and Efendis, Madames and Monsieurs, were part of this social milieu, and most of them became eternally recorded through the ‘types and charges’ in Yusuf Franko’s caricature album. Including images of himself, he charged his subject materials, the people in his social network, with their particular qualities and transformed their portraits into witty caricatures that reflected contemporary scenes of social life and political debates in Pera. While the articles in this book analyze the majority of Yusuf Bey’s caricatures from diverse perspectives (his family history and biography, the history of contemporary European caricature art and politics, and the social and spatial context in which he drew his caricatures), the appendix gives brief information about each caricature plate in the original album. These extraordinary caricatures are published for the first time in their entirety since they were discovered in an antique rug dealer’s shop in Istanbul in 1957.  

ANAMED’in 26 Ocak – 01 Haziran 2017 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” sergisine eşlik eden iki ciltlik özel yayının (Vehbi Koç Vakfı, Istanbul, 2016) İngilizce makalelerden oluşan kitabı YOUSSOUF BEY: The Charged Portraits of Fin-de-Siécle Pera [YOUSSOUF BEY: Ondokuzuncu Yüzyıl Sonu Perası’nın Yüklü Portreleri], ANAMED tarafından yeniden yayımlandı ve daha geniş bir okur kitlesinin beğenisine sunuldu.

Ondokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı İmparatorluk idaresinin önemli bürokratlarından Yusuf Franko Kusa Bey (1856–1933), aynı zamanda yetenekli bir karikatüristti. Osmanlı Hariciyesi’ndeki görevi sebebiyle; ayrıca yaşamının büyük kısmı İstanbul’da geçmiş olduğu için, Pera [Beyoğlu] cemiyet hayatının hem önemli bir parçası, hem de iyi bir gözlemcisiydi. Büyükelçiler, bakanlar, diplomatlar, meşhur opera sanatçıları, ressamlar, Paşalar ve Efendiler, Madamlar ve Monşerler, hepsi bu cemiyet hayatının bir parçasıydı. Çoğu, Yusuf Franko’nun Types et Charges [‘Tipler ve Yüklemeler’] başlığını verdiği orjinal karikatür albümünde ölümsüzleştiler. Kendi de dahil olmak üzere, Yusuf Franko, sosyal çevresindeki bu cemiyet insanlarını, yani malzemesini, belirli özelliklerine vurgular yaparak ‘yük’ledi ve onların portrelerini Pera’daki sosyal yaşamı ve siyasi tartışmaları yansıtan zeki karikatürlere dönüştürdü. Bu kitaptaki makaleler Yusuf Franko’nun karikatürlerinin büyük çoğunluğunu farklı perspektiflerden (aile tarihi ve biyografisi, Avrupa karikatür ve siyasi tarihi ve Yusuf Franko’nun karikatürlerini çizdiği sosyal ve mekânsal bağlam) incelerken, ek bölüm, orjinal albümdeki karikatür sırasını takip ederek her bir karikatür hakkında bilgi veriyor. Bu karikatürler 1957 yılında İstanbul’daki bir antika halıcıda keşfedildiklerinden itibaren toplu halde ilk kez yayımlanıyor.

Adı Eylül

Kaybediyoruz bazı şeyleri

Ne kadar çok seversek

O kadar çok şey yitiriyoruz

Ne kadar dürüst olursak

O kadar iş dönüyor arkamızdan

Güzel seviyoruz

Kötü şeyleri reva görüyorlar

Onlarcasından sadece birini seviyoruz

Ömürde bir kere seviyoruz

Başka türlüsü yakışmaz

Ama elimizi tutmak dışında bize her şeyi yakıştırıyorlar