El-Munkızu Mine’d Dalal ve Tercümesi

Delaletten Hidayete El-Munkızu Mine’d Delal ve Tercümesi

İmam Gazalinin; “en mükemmel üç eserimden biri ve birincisidir” dediği El-Munkızu Mine’d Dalal Kayıhan Yayınları farkıyla, daha kolay anlaşılsın diye hem Arapça hem de Türkçe olarak hazırlandı.

İmam Gazali bu eserinde tasavvufun insanlar üzerindeki müspet ve menfi tesirlerini açıklamıştır.

Eserde geçen bazı konular şunlardır.

• Tasavvuf nedir?
• Tasavvufu kimler kabul eder?
• Tasavvufu kimler inkâr eder?
• Tasavvufu inkâr edenlerin, inkâr ettikleri en önemli konular nelerdir?
• Tasavvuf Aristokrasimidir?
• Tasavvuf seçkin insanların kullandıkları bir yöntem midir?
• Tasavvuf Ruhbanlık mıdır?
• Tasavvuf yabancı kaynaklı bir sistem midir?… ve daha çok ayrıntılı konular.

Bu müthiş eserde Gazali; Kelamcılarla, Felsefecilerle, Bâtınilerle ve Sofilerle olan farklı görüşlerini de kaleme almıştır.

Büyüklük Her Şey Değil!

Markalaşma, tüm girişimciler için pazarlamanın en önemli yönüdür. Peki, büyük markaların kalabalığı arasından sıyrılıp nasıl fark edileceksiniz? Basit adımlarla büyük hedeflere nasıl ulaşabilirsiniz? Büyüklük Her Şey Değil!’de, şirketinizin kimliği hakkındaki düşüncelerinizi değiştirmenin yollarını BT, Mercedes Benz, Shell ve VISA gibi dünyanın önde gelen büyük işletmelerinin marka danışmanı Paul Dickinson anlatıyor.Bu kitap, işletmenize kişilik kazandırmak, müşterilerinizle etkili iletişim kurmak ve güven oluşturmak gibi işletmenizin geleceğini yönlendirecek konularda eylem planları ve örneklerle size yol gösterecek. Hayal gücünüzün ve işletmenizin sınırlarını zorlayın. Unutmayın, büyüklük her şey değildir!…

Yaşanmış Örneklerle Manevi Yüceliş

“Hakikât alemlerine esrarlı yolculuk…”

Hatalara…

Yanlışlara…

Günahlara düşenler…

İnkâr ve isyan içinde ömür tüketenler…

Pişmanlık ve vicdan azabıyla tutuşup yananlar…

Ve sonunda gözyaşlarıyla secdeye kapananlar…

Ardından gelen rahmet sağanakları…

Bu sarsıcı duygu patlamasına ortak olmak ister misiniz?

Öyleyse hakikât âlemlerine esrarlı bir yolculuk sizi bekliyor…

Alevilik ve Bektaşilik Terimleri Sözlüğü

Aleviliği-Bektaşiliği yaratan insanların Müslümanlıkla kitlesel düzeyde “tanıştıkları” dönemlerde Sünni Ortodoks ilkeler, toplumsal düzeyde “uygarlığı çelmelemeye” çalışan, aklın kılavuzluğunu hiçe sayan, düşünceyi ve bilimi “ters dönüşüm”le “dogmalar”ın hızmetine sokan, “halk çalışsın yönetenler yesin” düzeninin sürdürülmesinden yana olan bir “inanç ağırlığı”na, bir “resmi dinsel ideoloji”ye dönmüştü. 

Alevilik-Bektaşilik, bu”inanç ağırlığı”, bu “resmi dinsel ideoloji” altında ezilen, horlanan, yabancılaşan Anadolu insanının özgürleşme; bağımsız düşünme, haksızlığa, sömürüye başkaldırma eylemleri “eşliği”nde Ortaçağ karanlığından sızan ve geleceği aydınlatan bir “ışık” olarak belirdi. Tanrı’yı, insan aracılığıyla konuşan, söyleyen, davranan bir eylemin içine “soktu”; insanı, şeriat varlığından, bir “yorum”, bir “yetenek” varlığına yükseltti ve onu, yaşama, yaşamdan kaynağını alan bir geleneğe bağladı. Bu gelişme, toplumda ezilen, sömürülen katmanlar, sınıflar temelinde “çıkarları” ve “umutları” bir olan, aynı geleceğe koşan “Alevi-Alevi/Sünni-Sünni kardeşliğini” yapaylaştıran; “özgür birey”in, “özgür yurttaş”ın öne çıktığı gerçek Alevi-Sünni kardeşliğinin maddi ve düşünsel temellerini de yarattı. 

Alevilik-Bektaşilik felsefesinde “maddeci düşünce temeli” inancın “tuğlaları”yla örülüdür; deyim yerindeyse “nicel boğuntuda”dır. Eğer sürekli inanç yanı vurgulanıp pekiştirilirse, her şey inancın denetiminde ele alınırsa, nesnel yan “silinir” düşünce atılım yapamaz, bu kültür insanı aydınlığa çıkamaz, körlenir; giderek “kahrolsun büyük din”, “yaşasın küçük din” anlayışını öne çıkarır. 

Bu durum egemen güçlerin işine gelir: 700 küsur yıldır yaptığı gibi Alevileri-Bektaşileri “dinsiz” olmamalarına karşın “dinsizlik”le suçlar ve yargılar; düşünce yanını “inanç” yanıyla perdeleyerek bu kültürü “boğmaya” kalkar. 
Ama Aleviler-Bektaşiler, düşüncelerinden dolayı “dinsiz” olarak değil, toplum düzenini “maddeci bir yaşama anlayışı” üzerine oturtmak isteyen, inançlarını ise bu isteklerini tavıra, eyleme, davranışa dönüştüren bir “manevi güç” olarak gören “devrimciler, ilericiler, aydınlık insanlar” olarak algılanmak, şayet yargılanmak gerekiyorsa böyle yargılanmak istiyorlar.

Sadece Kızlar İçin

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Kasım 2016
Basım Yeri : Türkiye / Ankara
Boyutlar : 17,00 x 24,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : Kuşe
Sayfa Sayısı : 48
Barkod : 9786059238687

Tatlı Bela Angela – Benim Kekim Daha Lezzetli!

Angela Nicely, şeker mi şeker, çok tatlı ve masum bir kız gibi görünebilir, ama gerçek hiç de öyle değil! Okulun ilkbahar kermesinde Burnu-Havada Tiffany’yi yenmeye, midilli partisinde bir ata binmeye ve gizemli bir komşuyu gözetlemeye çalışırken Tatlı Bela Angela işleri yine çok fena karıştıracak!

Çok komik üç hikâyenin başrolünde tabii ki Tatlı Bela Angela var!

Dikkat Dikkat!

Angela İş Başında!

O Her Şeyi Herkesten İyi Bilir.