Ben Pako

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri :
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 224
Barkod : 9789752934092

Farklı Ol Mal Olma

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri :
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 120
Barkod : 9786055650063

İktisadi Düşünce Tarihi

Bu kitap, yazarlarının belirttiği gibi, iktisadi düşünce tarihi alanında eşi olmayan bir eserdir. Yazarlar, sosyal bilimler alanında yazılmış herhangi bir kitabın tarafsız olamayacağını vurgulayarak, yazdıkları kitapta tarafsız olmadıklarını belirtmektedirler. Nitekim insanın insan olarak sahip olduğu potansiyelleri gerçekleştirmesi gerekliliğine yaptıkları vurgu, taraflarını ortaya koymaktadır. Bu nedenle insanların kendilerine ve emeklerinin ürünlerine yabancılaşmalarının yanı sıra işsizlik, tüketimcilik, bireycilik, doymak bilmez bir satın alma tutkusu ve bunların günümüz insanında yarattığı kaygılar, bu kitabın bir iktisadi düşünce tarihi kitabının sayfaları arasında tüm doğallığı içinde yer bulabilmektedir. Çünkü bu kitapta ekonomi veya günümüzde aynı şeymiş gibi anlaşılan piyasa denilen alan, toplumsal ilişkiler içine tarihsel bağlamı içinde yerleştirilmekte; insan, soyut “maksimizasyoncu birey” olarak değil, emeğiyle üreten, emeğinin karşılığını almaya gayret eden, toplumsal kimliği altında var olma mücadelesi veren sosyal bir varlık olarak ele alınmaktadır. Hâl böyle olunca, iktisat, soyut birtakım bireylerin ve firmaların kurallaştırılabilir davranışlarını “bilimsel bir yöntemle inceleyen” bir düşünsel etkinlik olmaktan çıkmakta; tarihin ve kendinin bilincine varma, toplumsal süreçleri kavrama çabasının kapitalist toplum bağlamında ortaya çıkan belirli bir biçimi haline gelmektedir. Dahası, sadece ele aldıklarıyla değil, aynı zamanda ele almadıklarıyla da iktisat, bir anlamda bir düşünsel mücadele alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yönetici Hemşireliğe Giden Yolda Adım Adım

Türkiye’de son on beş yılda yaşanan değişimler, kaçınılmaz olarak sağlık sektörünü ve politikalarını da etkiledi. Yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle hepimiz hazır olmadığımız sorunlarla baş etmeye çalışırken, birçok meslektaşımızı mesleğe küstürdük ve hevesle çalışanları da tükettik… Bunlar yaşanırken yapılması gereken tek şey, mesleğe yeni başlayan hemşire ve yöneticiler için yeni eğitim ve geliştirme araçları kullanarak, onların sistemli bir şekilde gelişmelerinin desteklenmesidir. Bu durumda önemli olan, sadece hemşirelerin kalıcı olması değil, onların her gün bir önceki güne göre değişmesi ve gelişmesi için gerekli adımların atılması da yerine getirilmesi gereken önemli sorumluluklardandır. İşte bu kitap; hemşirelik mesleğinde yaşanan sıkıntılarla baş etmeniz için bakış açınızı değiştirmenizi destekleyecek ve “çalışma arkadaşlarınızdan sorumlu bir numaralı yetkilinin siz olduğunuz” fikrine kucak açmanızı sağlayacak olan liderlik becerilerinizi kullanma konusunda sizlere yol gösterecek önemli bir rehberdir. Bilgilerin deneyimlerle birleştirilerek aktarıldığı bu önemli eser, hemşirelik dünyasında bir yolculuğa çıkıyor…

Hemşireliğe giden yolda yolunuzu aydınlatması dileğiyle…

İttihat Terakki’den Günümüze Yek Tarz-ı Siyaset: Türkleştirme

Hainler tatil yapmasa da vatanseverler ülkelerini, bayraklarını, namus ve şereflerini çiğnetmeyeceklerdir’ diye haykırarak sergiyi basanlar, dün Rumlara, Ermenilere, Yahudilere karşı duydukları ırkçı nefreti, bugün PKK’li yaftasını kolayca yapıştırdıkları Türkiye’deki Kürtler için duyuyorlar… Yerli Naziler sadece sağ maskeli değiller. Olması gerektiği gibi, bazıları da sol maskeleriyle ırkçı kinlerini kusuyorlar. İşte bir örneği: ‘Türkoğlu, Türk kızı Türklüğü koru!’ başlıklı bir broşür. Türk Solu dergisinin internet sayfasında açılış sayfası olarak yer alıyor. Bildirinin altında yer alan haritanın başlığı broşürü tamamlıyor: ‘Kürt sorunu yok, Kürt istilası var!’Ahmet İnselBeyoğlu, öyle bir hale getirildi ki, manzaraya inanmak mümkün değil. Çingeneler günlerce eşya topladılar sokaklardan. Saatler, dikiş makineleri, buzdolapları… Sokaklara atılmış. İngiliz kumaşlarını top olarak arabaların arkasına takıyorlar; biri bir tarafa çekiyor, biri diğer tarafa. İplik haline getiriyorlar top top kumaşları. Nasıl da düşünmüşler bunu, koca bir top kumaş gidiyor ip oluyor! Bu olayların ardından çok sayıda Rum, Ermeni, Yahudi ve Süryani İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, Türkiye’yi terk edip yurt dışına gitti. 1964’te Rumların Yunanistan’a gönderilmeleri sırasında, benim bildiğim kadarıyla; yakma, kırma, yağma, öldürme gibi olaylar ama, o günlerde herkesi emniyete çağırıp, ‘Kendi rızamla gidiyorum’diye imza aldılar. Formalite tabii, tehditle aldılar bütün bu imzaları. İnsanların çoğu ağlayarak gitti. Ömrüm boyunca hep duyduğum, bıkmadan usanmadan söylenen ‘Potansiyel düşmanlar!’ Sedyeyle bir kadın gidiyor, yürümeye gücü yok, o kadıncağız da, ‘potansiyel düşman’ sayılıyor ve acımasızca sınır dışı ediliyor.Sarkis Çerkezyan

Beş Kıt’ada Bir Türk Paşa’sı Daniş Karabelen

Elinizdeki kitapta, beş kıt’ada, evet Asya-Amerika-Avustralya-Avrupa-Afrika’da yaşının ve rütbesinin çok çok üstünde emekleri ve şahsiyetinin, hususiyetleriyle Türk insanının maddi manevi meziyetlerini eksiksiz temsil ve ispat etmiş bir Paşa’nın Ali Daniş Karabelen 1898-1983 Paşanın, roman film sahnelere muhteşem ebedi mevzular hayatından safhalar bulacaksınız.