Sosyalizmin ve Sosyal Mücadelenin Tarihi

Türkiye Cumhur Reisliği Hususi Kaleminden Zühtü Uray, Max Beer´in nefis eserini, “Sosyalizmin ve Sosyal Mücadelelerin Umumi Tarihi´ni güzel Türkçemize tercüme etmiş bulunmaktadır.

Durmadan çalışan Zühtü Uray´ın ilmi alanda memleketimize hizmetlerin en büyüklerinden birini başarmakta olduğundan şüphe yoktur.

Bence, bizim bugün en büyük ve çok aceler olan ihtiyaçlarımızın başında, Batıeserlerinin, dilimize nakletmek ve bu yoldan milli kütüphanemizi zenginleştirmek gelir. Bu suretledir ki, Atatürk inkılabının esas prensibi olan vatanıumızı ve milletimizi başarıya ulaştırmak ödevini en doğru ve kısa yoldan başarabiliriz.

“Sosyalizmin ve Sosyal Mücadelelerin Umumi Tarihi” bizi, nispeten yeni bir cereyanın esaslarına, başlangıç sebeplerine kadar götürecek ve bize bugünkü komünizm halindeki tekamül merhalesini gösterecektir.Bundan başka, doğru veya eğri üç bin senedir insanlığın mukadderatında söz söyleyen bir mesleğin ne olduğunu, ne istediğini, en kısa ve aydınlık bir yoldan anlatacaktır.

A Picturesque Voyage to Constantinople and The Shores of the Bosphorus – İstanbul ve …

Gravürler olmasaydı Osmanlı´yı nasıl hayal edebilecek, İstanbul´un güzelliklerini, mimarisini; insanların giyim kuşamından, kayıklarının süslemesine kadar birçok detayı nasıl öğrenebilecektik? Mimarlarımızın çizimlerini, tasarımcılarımızın motiflerini, gezdiğimiz gördüğümüz kentler üzerine yorumlarımızı neler etkileyecekti?

Kısaca “kazıma resim sanatı” olarak tanımlayabileceğimiz gravür, fotoğrafın icadından çok önce, bir levhaya kazınan resimlerin kağıt üzerine aktarılmasıyla elde edilen meşakkatli bir çoğaltma tekniğiydi. Bu sayede geçmişin görüntüleri kaybolmuyor, yeni nesillere ulaşabiliyordu.

Geçmişi geleceğe taşıyan işte bu gravür kitapları arasında en seçkini, Orhan Pamuk´un da “Boğaz manzaralarını konu edinen bütün Batılı ressamlar içerisinde görmenin ve seyretmenin zevklerini bana en çok tattıranı ve bana en inandırıcı geleni Melling´dir” diye bahsettiği ressamın eseridir. Melling´in akıl almaz detaylarla süslediği resimlerinden oluşan ve yaklaşık iki yüz yıl önce yayınlanan Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore, daha evvel birçok koleksiyoner, kitapsever ve İstanbul aşığı için ulaşılması son derece zor bir eser iken nihayet Türk okuruna kendi dilinde ulaşıyor. Prof. Dr. Edhem Eldem´in önsözünü yazdığı kitapta 48 gravür ve 3 haritanın dışında, gravürlerde tasvir edilen yerlerin detaylı anlatımının da bulunduğu metinler dünyada ilk kez İngilizce, Türkçe ve Fransızca olarak 3 dilde yayınlanıyor.

Melling´in eseri, İstanbul´un (bugün hala varlığını devam ettiren ya da yok olan) görkemli yapılarını sunmanın dışında, “Bayram günü Padişah´ın tören yürüyüşü”, “Türk düğün alayı”, “Tophane´de bir kahvehanenin iç görünümü” gibi bölümleriyle sosyal hayattan kesitleri de tasvir ediyor.

On dokuzuncu yüzyıl seyahat edebiyatının temel örneklerinden biri olan bu kitap, yalnız Osmanlı tarihçileri ve toplum bilimciler için bir kaynak olmakla kalmayıp şarkiyatçı söylem konularında da eleştirel ve karsılaştırmalı çalışmalar için zengin bir uygulama alanı sunuyor. Bu nedenle de, ilk yayınlanışından neredeyse iki yüzyıl sonra Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore, hala bilim insanları için zengin ve çok boyutlu bir araştırma konusu, kitapseverler için ise görsel bir haz kaynağı olmaya devam ediyor.

Kısaca “kazıma resim sanatı” olarak tanımlayabileceğimiz gravür, fotoğrafın icadından çok önce, bir levhaya kazınan resimlerin kağıt üzerine aktarılmasıyla elde edilen meşakkatli bir çoğaltma tekniğiydi. Bu sayede geçmişin görüntüleri kaybolmuyor, yeni nesillere ulaşabiliyordu…

Bak Sen Şu Kedilere

Biz dışarı çıkınca evde kalan dostlarımız ne yaparlar, hiç düşündünüz mü? Yalnızlıktan canları sıkılır mı? Yoksa oyalanacak bir şey bulurlar mı?

Belki de bütün gün koltukta uyur ve dönmemizi beklerler. Bu kitap kedilerin dünyasına eğlenceli bir kapı açıyor.

Benlik Üzerine Denemeler

Virginia Woolf (1882-1941) çok çeşitli konularda harikulade düzyazılar yazmışken ben bu seçkiyi “benlik” üzerine odaklandırmayı tercih ettim. Öyleyse hemen cevaplamam gereken soru şu: Neden? Neden kadın haklarını ya da modernlik devrimlerini ya da romanın evrelerini seçmedim? Neden sınırlı, sonlu ve muhtemelen yanıltıcı “benlik”le cebelleşmeye başladım? Neden Woolf’u da peşimden sürükledim? Benlik nedir? Ne demektir? Kimin tanımıdır? Sanatçının kendisi mi, yoksa toplumsal benliği midir? Bireyin kurallarca mecbur edilmiş, maskelerin ardındaki benliği midir? Peki maske nerede biter, kendi nerede başlar? Bir tane mi benlik vardır, yoksa hesaplanamayacak kadar çok miktarda mıdır? Değişken midir, yoksa bölünemez bir bütün müdür?

Bu derleme içerisindeki denemeler elbette sadece “benlik” mevzusuyla ilgilenmemektedir. Woolf aynı zamanda kadın haklarını, modernlik devrimlerini, romanın geçmişini, şimdisini ve geleceğini de tartışmaktadır. Sosyal eşitsizliği ve savaşın getirdiği ıstırabı dilbazca bir ustalıkla ifade eder. Sağlam bir edebiyat antikacısıdır, hazine avında geçmişi tarar. Aynı zamanda günün estetik çekişmeleri ve çağının dinamik noksanlığını da içine işlemişçesine kafasına takar. Kendi şeytanlarıyla mücadele eder, kendisiyle dalga geçenlerle dalga geçer ve genellikle de üstün gelir. Seçtiğim denemeler Woolf’un 37 yaşında olduğu 1919 yılı ila 58 yaşında olduğu 1940 yılı arasında yazılmıştır. Bu süre zarfında Woolf değişmiştir, hem de defalarca; fikirleri değişmiştir, koşulları da öyle. O, kalemi her eline aldığında aynı bükülmez ve kusursuz duruşu yineleyen sabit bir teşekkül değildir…

– Joanna Kavenna

Konstelasyon Çalışmaları

“Okuyuculara, konstelasyon çalışmasının karmaşıklığını anlamamız için gereken temel kavramları sade bir şekilde sunan mükemmel bir kitap. İnsan ruhunu anlamaya dair bu yeni ve önemli yaklaşımın kuram ve uygulaması hakkındaki farklı bakış açılarını hassas bir şekilde bütünleştiriyor. Kitap, tamamen nesillerarası bir bakış ve danışanlarla bu yöntemle çalışmanın temelleri hakkında psikoterapistler ve danışmanlar için yararlı bir giriş niteliğinde. -Profesör Dr. Franz Ruppert-, Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları kitabının yazarı. Vivia’nın konstelasyon çalışmaları alanında ciddi bir ihtiyacı karşılayan bu kitabında konstelasyon çalışmalarının gerek psikoterapi gerekse organizasyonlar, şirketler, politika gibi daha geniş düzlemlerde uygulanışı da dâhil olmak üzere birçok şeyi kucağınızda bulacaksınız. Konstelasyon çalışmalarının, gerek güncel teorik bilgileri gerekse pratik uygulamaları ile ilgili son derece zengin paylaşımlar içeren bu kitabı, öğrencilerim başta olmak üzere herkese tavsiye ediyorum. -Göksel Karabayır-, Konstelasyon Kolaylaştırıcısı ve Eğitmeni

Dostumuz Köpek

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri :
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Sayfa Sayısı : 266
Barkod : 9789753252386

Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi Sayı: 1313 – Şubat 2017

Dosya: “Geleneksel Anlatıdan Çağcıl Söyleme Yaşar Kemal” – Şafak Pala, Feridun Andaç, Mahmut Temizyürek, Adnan Binyazar, Emin Özdemir, Nedret Kılıçeri, Seza Yılancıoğlu

Medya Notları: “Kitsch ya da Cehaletin Egemenliği” – Nilgün Tutal, Korkmaz Alemdar

Yazılar:

  • Latife Tekin İçin 7 Parça (Haydar Ergülen)
  • İma’dan Gerçekçiliğe Bir Kavis: Murat Yalçın Öyküsü (Ali Özgür Özkarcı)
  • Hasan Ali Toptaş: “Kuşlar Yasına Gider” (Çiğdem Ülker)
  • 1980 Döneminin Resme ve Edebiyata Yansıması: Komet, Leylâ Erbil, Gülseli İnal (İnci Aydın)
  • Edebiyat, Demokrasi ve Okumak Üzerine (E. Lâle Demirtürk)
  • Murathan Mungan’ın “Solak Defterler”inde Ses İzleği (Ümit Yıldırım)
  • Türkçede Buda Olamamak (Laurent Mignon)
  • Aka Gündüz: Ruhunda Uçardı Kanatlı Bir Hayat (Murat Batmankaya)
  • “Paris’te Son Tango” Gerçeği (Taner Ay)
  • Gülünü Solduran Zaman (Feridun Andaç)
  • Masallar ve Çağdaş Edebiyatımız (Muharrem Kaya)
  • Yeni Şiirler Arasında (küçük İskender)
  • Yeni Öyküler Arasında (Nalan Barbarosoğlu)

Şiir: Mehmet Can Doğan, Buğra Giritlioğlu, Çağla Meknuze, Fatih Kök, Feyza Hilal, Uğur Karaca

Öykü: Mevsim Yenice, Arda Kıpçak. Hulusi Çakmak

Desenler: G. Öykü Doğan, Mustafa Delioğlu, Kader Aktü

Varlık Kitaplığı: Nasipse Adayız / Ercan Kesal (Sami Özbil) – Şiirin Halleri / Sabit Kemal Bayıldıran (İsmail Cem Doğru) – Erol Gökşen ile Söyleşi (Halil Solak) – Tarikat, Cemaat, Kadın – Şahin Filiz (Yaşar Öztürk) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre)

Varlık bu ay da Günler Geçer, Geçmiş Zaman Tesellileri, Yeni Şiirler/Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.