Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları

“Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır, bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp/ayrıştırır. Esasen bu niteliklere mesafe koyan, ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir. Aydınlarımız muğlâktır, çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler. Zor anlaşılır ve karışıktırlar. Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur, içeriği kuşkuya yol açar, anlaşılmazlık bariz karakterleridir. Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder. Müsteardırlar, çünkü duruşları iğretidir, sahici değildir. Kendi adlarıyla varolmazlar, rolleri ısmarlama ve emanettir. Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri, yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur. Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır; bu roller aidiyeti, cemaati, aşinalığı gündeme getirir. Sonuçta muğlâk ve müstear olmak, aydını mürtet yapmaya yeter. Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz, onun istikametinden de kendini koparmayı başarır. Mürtettir, çünkü o, artık “yol”dan çıkmıştır. İrtidat, aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur. Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü, ancak mürtet olmaya yetecektir. Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar…”

Kızıl Ordu Fraksiyonu

60’ların ikinci yarısında ABD, Japonya ve Batı Avrupa’daki büyük bir öğrenci hareketleri dalgası ortaya çıktı. Bu hareketler sanayi toplumunu ve her türlü tahakküm biçimini radikal bir biçimde sorguladılar. Bu hareketlerin ardından ortaya çıkan gerilla grupları ise, 19. yüzyıl sonu anarşistlerini çağrıştıran pratikleriyle tüm “geleneksel” devrimci şemaları bir kenara ittiler, geleneksel Eski Sol’a da başkaldırdılar. Bu yolla metropol ülkelerdeki “toplumsal barış”ın kırılganlığını göz önüne sererek, mevcut siyasal oyunu altüst etmeyi amaçlıyorlardı. Kızıl Ordu Fraksiyonu, bu örgütlerden önde gelen birini, 70’li yıllarda basında daha çok “Baader-Meinhof grubu” diye adlandırılan RAF’ı konu alan bir örgüt sosyolojisi kitabı. Aynı yıllarda Türkiye’de yaşanmış tecrübelerle ilişkilendirerek değerlendirebileceği düşüncesiyle yayımladığımız, Türkçe literatürde benzeri olmayan bu kitap için yazarları şunları söylüyor: “Böyle bir silahlı mücadele örgütünün ne olup ne olmadığını anlamakta devletin ve medyanın bakış açısı yardımcı olmuyor… Bu çalışma için 1968-1977 arasındaki Alman basınını eksiksiz bir şekilde taradık; Raspe, Baader, Meinhof ve Ensslin aleyhine açılan Stammheim Davası dosyasını titiz bir şekilde okuduk ve RAF militanları tarafından 1970-1984 arasında kaleme alınmış metinlerin tümünü inceledik, grubun eski üyeleriyle, RAF’ın ilk militanlarının yakınlarıyla, avukatlarıyla ve sempatizanlarıyla yapılan görüşmeleri de bu malzemeye ekledik… Bu çalışma, olgulara tek bir belirleyici neden yakıştırmaktan ziyade ekonomik olarak gelişmiş ve demokratik kurumlara sahip bir ülkede, belirli bir anda bir silahlı mücadele grubunun nasıl oluşabildiğini, hangi aşamalardan geçtiğini, sürekliliğini nasıl sağladığını anlayabilme çabasının bir ürünü oldu.”

Ceninin Hukuki Konumu

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Aralık 2011
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 16,00 x 23,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Sayfa Sayısı : 181
Barkod : 9786055373429

Kaos Yazıları

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri :
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 178
Barkod : 9786051481432