Bitkisel Antibiyotikler Antibiyotiklere Dirençli Bakterilerin Tedavisinde Doğal Alter…

Penicilin efsanesi devri bitti. Hastaneler ve fabrika çiftliklerinde ayrımsız farmostatik antibiyotik kullanımları ile insanlar süper böcekler yaratmıştır -güçlü ve hastalık yapıcı bakteriler yoğun antibiyotik bileşiklerinin kullanılması ile alarm verici bir hızda direnç geliştirmektedirler. Bu bilgilendirici kitapta S. Buhner karmaşık çoklu antibiyotik bileşenleri ile bitkisel ilaçların ilaca dirençli bakterilere karşı güçlü etkilerini gözler önüne sermektedir. Sarısabır, sarımsak ve greyfurt çekirdeği çözeltisi gibi antibiyotik bitkilerin Staphylococcus aureus, E. coli ve Salmonella gibi bakterilere karşı en iyi korunma hattımızı nasıl oluşturduğunu öğreneceksiniz -ve gelecekte bizim onlara ihtiyacımız olduğunda hala orada hazır olacaklarını ve nasıl kullanılacaklarını öğreneceksiniz.

Herkes için Kolay ve Pratik Ayrımcılık, Ötekileştirme, Dışlama Rehberi

“Elinizdeki rehberi kullanmak için önceden bu konularda bir eğitim almış olmanız gerekmiyor. Bu rehber sayesinde işe sıfırdan başlayabilir ve uzman bir ayrımcı haline gelebilirsiniz. Daha önce nefret etmediğiniz insanlardan bile bu rehber sayesinde nefret etmeye başlayabilirsiniz. Bu rehber sizi soyut kavramlarla uğraştırmıyor, teorik cambazlıklarla oyalamıyor. Gerçek hayattan alınmış, birebir yaşanmış ayrımcılık, ötekileştirme ve dışlama örnekleri sunuyor. Bu yaşanmış örneklerden yola çıkarak doğrudan kendi ayrımcılık faaliyetlerinize girişebilirsiniz. Eğer henüz karşılaşmadığınız bir ötekileştirme örneği varsa bu rehber sayesinde repertuarınızı genişletebilirsiniz.”

Yazarının ithaf sayfasında dediği gibi “İnsan’a isim verenlere direnerek ismini İnsan’dan alanlara…” seslenen bir kitap bu. Ayrımcılık, ötekileştirme ve dışlamanın içimize nasıl işlediğini, bütün eylemlerimizin içine nasıl sızdığını gözler önüne seren bir kitap bu. Biz insanların kendimizi yüceltmek adına yediğimiz herzeleri görüp kendimize çekidüzen vermemizi talep eden bir kitap bu. Herkesi kendisiyle yüzleşmeye çağırıyor, dürüstlükten başka hiçbir cesarete ihtiyacımız olmadığını tekrarlayarak…

“Yaşanabilir bir dünya, kimliklerin ve benliklerin birbirlerinden üstünlük değil farklılık vurgusuyla, baskıcı değil özgürleştirici özelliğiyle ayrıştığı bir dünyadır. O dünyada özne, kendi eşsizliğini başkalarının sıradanlığından, bayağılığından, aşağılığından değil, herkesin eşsizliğinden alır. O dünyada eşsizliğin gücü, gücün tekbiçimliliğinden gelmez; herkesin farklı bir güç biçimi oluşturmasından ama herkesin eşit bir güç birimi olmasından gelir. O dünyada herkes diğer herkesin eşsizliğini oluşturan eşsiz parçası olmakla eşsiz olur. Başkalarının uydurulmuş acizliğinden beslenen bir seçilmişlik arzusu o dünyada güdüleyecek bir bünye bulamaz. Seçilmişlik arzusunun kendini gerçekleştirme arzusuna dönüşmesinin yegâne yolu, varoluştaki keşif macerasına devam edebilmekten geçer. Bu keşif macerası ancak ve ancak herkesin kendi yaşamının efendisi olacağı bir dünya kurmakla devam edebilir. O dünya ayrımcılığın alçaklığıyla kurulamaz.”

Aşk Ayetleri

Hiçbir dua cevapsız kalmaz!

Fahri, Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi’nde eğitim gören Endonezyalı bir gençtir. Güçlü bir imana sahip olan Fahri, gençliğin verdiği heyecanları dizginlemeye çabalarken bir yandan da yaşamında düzgün bir rota belirlemeyi amaçlar. Birçok felaket ve sıkıntıyla karşılaşmasına rağmen İslam’a olan bağlılığı ve yüksek ahlaki seciye sayesinde bütün badireleri atlatmayı başarır.

Çağdaş bir Yusuf masalı…

Fahri, Mısır’da hem Müslüman hem de Hristiyan ailelerin yaşadığı bir çevrededir. Bu ailelerin kızlarının olduğu kadar yabancı kadınların da ilgisini çekmektedir. Fahri Almanya vatandaşı, zengin bir Müslüman ailenin kızıyla evlenmesinin ardından kıskançlıklarına yenik düşen kişilerin tecavüz iftirasına uğrar ve hapse düşer. İdam cezasıyla yargılanan Fahri, hapishanede geçirdiği günler boyunca yaşamına dair pek çok şeyi daha derinden sorgular. Ama karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilmek için Fahri’nin elindeki anahtar bellidir; sabır, fedakârlık, iman ve ihlas…

Helâl dairede aşk, her ayrıntıda İslam’ın güzelliği…

Aşk Ayetleri romantizmi hümanizmle harmanlayan, İslam’ın fedakarlık, sevgi ve sabra dayalı gerçek yüzünü göstermeyi amaçlayan bir roman. Ayrıca romanda, hoşgörü, saygı ve kadına verilen değer, sakin ve akıcı bir anlatımla okuyucuya sunuluyor.

Uygulamalarla Siber Güvenliğe Giriş

Yüzde Yüz Uygulamalı Zenginleştirilmiş Siber Güvenlik Uygulama Labları Uluslar arası Siber Güvenlik Sertifikasyonlarına Hazırlanmak için Yardımcı Üniversitelerde Okutulan Siber Güvenlik Derslerine Kaynak Sistem Ağ Yöneticileri ve Güvenlik Uzmanları için

İlhan Tekeli İçin Armağan Yazılar

İlhan Tekeli, Türkiye’nin ondan en çok yararlanabileceği yaşamının en verimli döneminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki görevinden emekliye ayrılıyor. Bilimin, felsefenin ve giderek aktifleşen sivil toplumun katkılarının artacağı, Türkiye’nin demokratikleşme ve çağdaşlaşma yolunda önemli dönüşümler yaşayacağı önümüzdeki yıllarda İlhan Tekeli gibi bilim insanlarının katkılarına daha fazla gereksinim duyacağız. Yaşamlarının bir bölümünde İlhan Tekeli ile birlikte çalışan, varolan bizler, İlhan Tekeli’nin dostları, arkadaşları, meslektaşları ile birlikte 67. doğum gününün bir teşekkür vesilesi olabileceğini düşünerek bu armağan kitabı hazırladık. Tekeli’nin, öğrencilerine, onlarca kuruma sessiz sedasız katkıları, daha kapsamlı bir program ve daha geniş çaplı bir yayın gerektirirdi. Bilim-felsefe-kültür dünyamıza kazandırdıkları için İlhan Tekeli’ye teşekkür etmek üzere, önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı çalışmalar yapılacağını umuyoruz.

Karagöz Dergisi Sayı: 4

Manifestosuz Şiirler Her sayısında günümüz şiirinin temel sorunlarından birini enine boyuna işleyen Karagöz, 4. sayısında manifesto meselesini ele aldı. Hakan Şarkdemir’in şiirimize dair kışkırtıcı tespitlerin yer aldığı “Postmodern Türk Şiiri” başlıklı yazısını Osman Özbahçe’nin “Karşılıksız Çek” isimli yazısı takip ediyor. Yavuz Altınışık, “Bir Akımsızlık Cereyanı Olarak Türk Şiirinde Manifosta”ları, Enis Akın, yeniden yorumladığı kekeme kavramı üzerinden “Üzerinde Durulmaya Değer Bir Yöntemsizlik Önerisi Olarak Kekeme Büyük Türk Şiiri”ni yazıyor. Ercan Yıldırım ise, yenileşme çabaları üzerinden manifestoların tarihsel çerçevesini çiziyor: “Eksik Modernlikten Tam Türkiye Çıkar mı?” Hilmi Çakoğlu’nun “Kışkırtan Manifesto” başlıklı manifesto kavramına yoğunlaşan yazısını Serkan Işın’ın “Yanlış zaman ve/ya Yanlış Yerde Olmak” başlıklı yazısı izliyor. İlk sayısında ilân ettiği yayın programıyla günümüz şiirinin gündemini belirleyen Karagöz, manifesto konusunda Serkan Işın, Bülent Keçeli, Cem Kurtuluş, Utku Özmakas, Baki Ayhan T. ve Murat Üstübal’ın görüşlerine de başvurarak, manifesto meselesiyle okuyucusuna kalıcı bir dosya daha sunuyor. Ara Fasıl Suvare ve Matine Bu sayısında sinemaya ağırlık veren Karagöz’ün iki ara faslı var. Birinci ara fasılda Ali Görkem Userin, kıymetli yönetmenimiz Semih Kaplanoğlu’nun üçüncü uzun metrajlı filmi Yumurta’yı inceliyor. Yumurta’nın yanı sıra, son dönem sinemamızda en çok konuşulan filmlerden birisi de Zeki Demirkubuz’un Kader’i. İkinci ara fasıl Kader üzerine. Yavuz Altınışık yazdı. Karagöz Şiir Karagöz’ün bu sayısında Serkan Işın, Evren Kuçlu, Enes Özel, Berk İybar, Zeynep Arkan, Vural Kaya, Yavuz Altınışık, Oğuz Karakaş ve Hakan Şarkdemir’in birer şiiri yer alıyor. Bu Sayının Temaşasından Görünüyor Kıraathane Bu sayının temaşası Hande Koçak’ın “Impromtu” isimli hikâyesiyle başlıyor. Evren Kuçlu, Aslı Serin’in ilk kitabı bu benim.zip üzerine yazdı. Ercan Yıldırım, İsmet Özel’in bütün söyleşilerini bir araya getiren son kitabı Toparlanın Gitmiyoruz’u ele aldı. Serkan Işın, Can Bahadır Yüce’nin son kitabı unuttum dünya’sını değerlendirdi. Karagöz’de televizyon dizileriyle ilgili dizi yazıları yazmaya başlayan Samed Karagöz’ün bu sayıdaki dizisi Bleach. “Kıraathane”sinde birbirinden değerli kitaplar, haberler, kitap ve dizi yazılarıyla Karagöz sizleri bekliyor. Bora Başkan, Mustafa Horasan ve Erman Akçay’ın usta çizgileriyle güç kattığı Karagöz yine dopdolu.