Galaktik İnsan

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi :
Basım Yeri :
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 280
Barkod : 9789756793213

Canpolat

ihtilal sonrası hapishanelerde neler yaşandı? Diyarbakır‘da 12 Eylül mahşeri nasıl yaşandı ve faili meçhul cinayetler neden hâlâ çözülemedi? Muhsin Yazıcıoğlu başbuğ varisiyken neden MHP‘den ayrılıp BBP‘yi kurdu? Ülkücü camia açısmdan 28 Şubat ve Abdullah Çatlı ne ifade ediyor? Avrupa Nizam-ı Alem federasyonu nasıl kuruldu? Kurtlar Vadisi dizisi nasıl ortaya çıktı? Polat Alemdar karakteri gerçek hayatta kim? Deli Yürek. Kurtlar Vadisi. Pars Narkoterör‘ün arkasmda kimler var? Hollywood, Kurtlar Vadisi Irak filmi için kimi tehdit etti? Zülfü Canpolat. Muhsin Yazıcıoğlu‘nun Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduğu dönemde, Elazığ ve çevresindeki hareketin efsanevi lideri… Bilgeliğin, müziğin, tasavvufun ve bir amaç uğruna hayatı hiçe saymanın içinde gençliğini idrak eder. 12 Eylül, bir karabasan gibi ülkenin üzerine çökünce, kendini bir anda cehennemin ortasında bulur, işkencelerle her gün insanlığına kıyılır. Ancak “milletine hizmet” yolunda bir an geri durmaz. Elazığ‘dan Türkiye sathına, giderek Avrupa‘ya açılır. Deli Yürek. Kurtlar Vadisi, Pars Narkoterör projelerine katkıda bulunur. Türkiye‘nin yakın tarihinin ve siyasal-kültürel yaşamının bir boyutunu oluşturan gelenek içinde ismi ehlince bilinen Zülfü Canpolat‘ın. Elazığ‘dan Kurtlar Vadisi‘nin mimarı olmaya uzanan çarpıcı yaşam öyküsü Sadık Yalsızuçanlar‘ın kaleminden bu kitapta…

Modern Korean Female Writers and Christianity

“Ever since I began studying modern Korean literature in the graduate school of Korean language and literature at Korea University in Korea, I have had and pursued an interest in the lives and works of modern Korean female writers. This book is the accumulated result of that interest and the academic endeavors it inspired.

This book examines the effect of Christianity in early modern Korea on the lives and literature of Na Hye-seok, Kim Il-yeop, and Kim Myeong-sun, who were the first generation of Korean “new women” and “modern female writers” within the history of modern Korean literature. More particularly, it examines how these female writers experienced and understood Christianity and, in turn, the various and creative ways in which they appropriated and expressed it in their writing.”

Kediniz Sizi Nasıl Eğitir?

Bazen anneannemizin anlattığı masallarda, bazen okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmlerde, çizdiğimiz resimler, yazdığımız satırlar, duyduğumuz notalarda, sevdiklerimizle yaşadığımız zorlu süreçlerde, olan bitene tanık olup izlemeyi seçmişken ve yapayalnız yaşama cesaretini göstermişken buluşuruz özümüzle, aşkla… Peri ise, bu buluşmayı bilerek ya da bilmeyerek yolunun kesiştiği, yaşamının ayrılmaz parçası olmuş kediler aracılığıyla da yaşıyor. Her biri ayrı bir karakterdeki kedilerin bazılarıyla tanıştım, bazılarını sadece dinledim. Bu masalsı öyküyü okuduğumda güldüm, şaşırdım, üzüldüm, merak ettim, anımsadım, çokça da sordum. Bunca maceranın içinde yaşamla akmanın, su gibi oluşun tadına vardım. Teşekkürler kedilere ve Peri’ye…

Duygu Seda

Peri kedileri anlatırken bir yandan da yaşam örüntüsüne duru görü yapıyor. Korkularıyla yüzleşiyor. Kediyle arasındaki ortak dil olan sevgi öyle tek ki, bazen hikâyeyi yazarın sesinden değil kedilerin mırıltısından dinliyormuş gibi hafif bir baş dönmesi, tatlı bir yanılsama yaşayabilirsiniz. Bir çırpıda okuyacağınız satırlarda göz yaşlarıyla tebessüm birbirini izleyecek. Son cümleyi okuduktan sonra da bir kediyi sahiplenebileceğiniz şüphe götürmez bir gerçek. Peri, bir daha dünyaya gelirsem kedin olurum, seni terk etmem…

Ayten Görgün Smith

Mülkiyet Nedir?

Anarşizmin kurucularından Proudhon’un “Mülkiyet Nedir?”deki alabildiğine gösterişli ve pırıl pırıl üslubunun ötesinde asıl vermek istediği, mülkiyetin taraftarları ile karşıtları arasında süren mücadelerde doğru yönü göstermektedir. Mülkiyeti, gönemin Napoleon Yasası, Roma Hukuku’ndan esinlenerek, mutlak bir hak olarak; hukukçular kutsal bir hak olarak; ekonomistler ise sosyal düzenin koruyucusu, mutluluğun temeli ve akılcı davranışın koşulu olarak görüyorlardı. Oysa Proudhon bir eşitlik ve adalet ilkesi olarak kabul edilen; mutlaka ve kutsal bir hak sayılan; mutluluk verdiği sanılan… mülkiyetin, nasıl bütün bir adaletsizliğin, mutsuzluğun, eşitsizliğin kaynağı olduğunu gösteriyor.

Proudhon’a göre “mülkiyet, toplumun imtihanıdır”; bir insanın bir şeyden yararlanma hakkından çok başakalarını bu şeyden yararlanmaktan menetmek hakkıdır. Devrimlerin mülkiyetten kaynaklandığını savunan Proudhon’a göre “devrimler, insanlıkta adaletin birbirini izleyen gösterileridir.”

Proudhon çağdaşı Mrx gibi, bir bütün olarak kapitalist sistemin kaçınılmaz ortadan kalkışını doğrulamak yerine, reformist bir anlayışla, “mülkiyeti hafif yollu desteklemek”le yetindi. Yani Proudhon gerçek emekçinin taleplerini dile getirmek yerine küçük burjuvazinin yakınmalarını haykırdı. Bütün bunlar iflah olmaz bir küçük burjuvanın umutları mı? Evet öyle; ama bütün onuru ve dehasıyla başkaldırmış bir küçük burjuvanın… Yıkım işine bağlı kalacağına and içen “yıkıntılar ve molozlar içinde gerçeği aramaktan” vazgeçmeyen Proudhon haykırıyor: “Yoksulun hakkını gösterdim, zenginin zorbalığını ortaya serdim; adalet istiyorum.”

Evet her bir ağızdan haykıralım: Adalet İstiyoruz!..

A Young Girl’s Diary : Prefaced With A Letter By Sigmund Freud

“…July 23rd. It’s awful. One has no time. Yesterday when I wanted to write the room had to be cleaned and D. was in the arbour. Before that I had not written a single word and in the front veranda all my pages blew away. We write on loose pages. Hella thinks it’s better because then one does not have to tear anything out. But we have promised one another to throw nothing away and not to tear anything up. Why should we? One can tell a friend everything. A pretty friend if one couldn’t. Yesterday when I wanted to go into the arbour Dora glared at me savagely, saying What do you want? As if the arbour belonged to her, just as she wanted to bag the front veranda all for herself. She’s too sickening.Yesterday afternoon we were on the Kolber-Kogel. It was lovely. Father was awfully jolly and we pelted one another with pine-cones. It was jolly. I threw one at Dora and it hit her on her padded bust. She let out such a yell and I said out loud You couldn’t feel it there. As she went by she said Pig! It doesn’t matter, for I know she understood me and that what I said was true. I should like to know what she writes about every day to Erika and what she writes in her diary…’’

Ölüm Uykusu

Anaların evlatlarını, çocukların babalarını, gelinlerin kocalarını bir daha göremeyecekleri bir destana tanık olmuştur Allahuekber Dağları…

Hiç tereddüt etmeden, kardeşlerine yardım ulaştırmak için üzerindeki paltosunu çıkarıp taarruza geçen Mehmet’in hikâyesidir, Sarıkamış…

Tertemiz alnından vurulmuş, al kanıyla bembeyaz karları sulayan yiğitlerin ebedi uykusudur, Ölüm Uykusu…

Onlarca yıl geçmesine rağmen her aklımıza geldiğinde yüreğimizi sızlatan Sarıkamış Harekatı’nı öğrenmeye ve tarihi perde arkasını anlamaya davet ediyoruz sizi.

10. Sınıf Physics

Kitap Özellikleri

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Kasım 2014
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 13,50 x 20,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 260
Barkod : 9786055492496